Yıkık kent sevdası işte bitiyor...Oysa sen dokunurken bu şehre şehir inlerdi…Adımlarından anlardım gelişini. Birçok insan yürüyor şimdi.Adımlarını sürdüğün caddelere…Ama hiçbiri senin yüzündeki tebessümü vermiyor, bu kez benim yüzüme.Şimdi gidişini herkes gözyaşlarımdan anlıyor.Sen olmayınca hiç kimse olamıyor hiçbir şeyim…Eyleme dayalı gözyaşlarım akmaktalar bir bir.Dünyanın umrunda mısın? Oysa ben seni dünyanın şahdamarı sanırdım.Yakılan kent sevdası işte burada biter. Yaş gözler elbet bir gün diner…Bir sevda kendini düne armağan eder. Sayısız sevmelerim şimdi neye yarar. Yada geç kalmış pişmanlıklarım…Yaşanmışlıklarını sen bitir öyle gel !..Ben yaşayamadıklarımla özlerim seni yine.Kin vurmaz yüzüme. Bilirsin bencillik nedir bilmem ben…Eylül serinliği değerken tenime Sen yaşa benim sahip olamadıklarımı…Ellerin arayacak beni zamansız. Biliyorum…Sesi değince yüreğime sevda yeminini özleten!..Gideceksin biliyorum.Gecikmedin gitmek için. Geldiğin kadar geç kalmadın yani.Bu kadavra aşkımın yüzüne bile bakmadan Şehrimizi enkaza teslim edip gittin…Sen benim tekdüze edilmiş masalımdın…Ben bir tek senin gözlerine kanardım.Sen duymasan da ben söylerim kulakların çınlasın…Yaşıyorum hep sana kalıyorum ben hep seni özlüyorum. …Duymadığın tek kelimeyi, ödenmesi gecikmiş bir borç gibi, haczedilmiş kıymetli düş gibi, adrese teslim ediyorum…Borcumun bedeliyse bu sözler işte ödüyorum….
alıntı


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla

