Geride bıraktığımız yılda insan hakları ihlalleri kat kat artarken, Adana ise son dönemlerin en kötü yılını yaşadı
İnsan Hakları Derneği (iHD) Adana Şubesi’nin hazırladığı 2008 Hak İhlalleri Raporu açıklandı. Rapora göre,2008 yılı insan hakları ölçütleri açısından son yılların en kötü tablosu oldu. Bu tabloya göre Adana’da 2008’de gözaltına alınma oranı yüzde 300 artarken, işkence oranı ise yüzde 150 artış gösterdi.
Raporda hak ihlallerinin artışının başlıca nedeni olarak Polis Vazife ve Salahiyetleri Kanunu’nda yapılan değişiklik gösterilirken, başka bir etken olarak da Başbakan’la başlayan, “Ya sev, ya terk et” söylemlerine dikkat çekildi. Abdullah Öcalan’a yönelik fiziksel şiddetin ardından yapılan eylemlere polisin sert müdahalesi de kentte yaşanan hak ihlalleri arasında önemli bir yer tuttu.
Durmak yok, işkenceye devam!
İHD Adana Şubesi tarafından açıklanan 2008 Hak İhlalleri Raporu, 2007 yılına göre ihlallerde belirgin bir artış olduğunu gösterdi. Rapora göre rakamlar:
*2008’de yapılan başvurulara göre, 722 kişi gözaltına alındı, 208 kişi tutuklandı. 2007’de ise bu sayı sırasıyla 230 ve 115’ti. Bu da gözaltı oranının yüzde 300, tutuklama oranının ise yüzde 100 arttığını gösteriyor.
*Suçlamalar ise çoğunlukla “örgüt propagandası”, “örgüt üyeliği”, “suç ve suçluyu övmek”, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik”
*2007’de derneğe yapılan “işkence ve kötü muamele” başvurusu 107 iken, bu sayı 2008’de 233’e yükseldi. Bir başka deyişle, işkence oranında yüzde 150 artış yaşandı.
*Kayıt dışı işkencenin de yaygın olduğuna dikkat çekilirken, ev baskınlarının sabaha karşı saat 5.30 civarında, sivil giyimli kişilerce yapıldığı ve arama izninin bulunmadığı belirtildi. Ayrıca, baskınlarda evde bulunan yasal dergi, kitap ve gazetelere el konulduğu ve arama adı altında “evdeki eşyaların talan edildiği” vurgulandı.
Çocuk hakları gözetilmedi
Raporda, sıkça “taş atmak” gerekçesiyle basında yer verilen çocuklara da yer verildi. Çocuk haklarının göz ardı edildiğini gösteren rapora göre, 2008’de toplumsal olaylarda 264 çocuk gözaltına alındı, 69’u “örgüt üyeliği ve propagandası” suçlamasıyla tutuklandı. 105 çocuk ise tutuksuz yargılanıyor.
Ayrıca 2008 içerisinde 16 çocuğa örgüt üyeliği ve örgüt propagandası yaptıkları gerekçesiyle 37 yıl 3 ay hapis cezası verildi. Yine 2008 yılının ilk 11 ayında 1172 adli vakaya karıştıkları gerekçesiyle 1600 çocuk gözaltına alınmış, bunlardan 137 çocuk tutuklanarak cezaevine kondu.
Adli Tıp’da yine pedagog yok
Raporda en ilginç bölümlerden biri de, çocuklara verilen cezalarda ‘gerekçe’ olarak gösterilen Adli Tıp raporları. ATK, çocuklara ayaküstü sorduğu iki soru sonrasında verdiği raporlarda, “Çocukların katıldıkları eylemlerin içeriğini bildiği ve sonrasında verilecek cezaları idrak edebildikleri” ifadeleri yer aldı. Raporların, “ceza verilmemesi takdirde cesareti arttıracağı” düşüncesiyle verildiği tahmin ediliyor. ATK’nın verdiği karalarlarda bir başka dikkat çeken konu ise, Hüseyin Üzmez olayında olduğu gibi, raporlar hazırlanırken heyette psikolog ve pedagog bulundurulmaması. (Adana/EVRENSEL)
MDS hastası hükümlü Çelik için çağrı

İnsan Hakları Derneği İzmir Şubesi üyeleri, Kırıklar F Tipi Cezaevi’nde bulunan MDS hastası Abdulsamet Çelik’in tedavisinin yapılabilmesi için serbest bırakılması talebiyle Cumhurbaşkanlığı ve Adalet Bakanlığına faks gönderdi. Kırıklar F Tipi Cezaevi’nde yakalandığı MDS (kan hastalığı) nedeniyle ölüm tehlikesi bulunan ve tedavisi yapılmayan hükümlü Abdulsamet Çelik’in sık sık hastaneye gitmesi ve kan nakli yaptırması gerekiyor.
Konak Postanesi önünde yapılan açıklamada konuşan İHD Genel Merkez Yöneticisi Haşim Cem Çelik, yeni yıla girildiği bu günlerde cezaevlerinde 100 binin üzerinde tutuklu ve hükümlünün çeşitli sorunlarla boğuştuğunu söyledi. 2 Temmuz’da ailesi aracılığıyla İHD’ye başvuru yapan Abdulsamet Çelik’in ölümcül hastalığını iki defa kamuoyu gündemine ve yetkililere iletmelerine rağmen hiçbir sonuç alınamadığını da hatırlatan Çelik, “Temmuz’dan bu yana yaptığımız başvurulara ancak aralık ayında cevap verildi ve Abdulsamet Çelik Adli Tıp’a götürüldü. Birkez daha çağrıda bulunuyoruz Bürokratik sürecin uzatılması hastalığı geri dönülmez bir noktaya getiriyor” dedi. (İzmir/EVRENSEL)
İHD ‘sorunlar ertelendi’

İnsan hakları ve demokrasi mücadelesi açısından 2008’i “çözümsüz bir yıl” olarak niteleyen İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, sorunların artarak 2009’a devredildiğini kaydetti. Türkdoğan, 2008’in polis şiddetinin öne çıktığı bir yıl olduğunun da altını çizdi.
Kürt sorununda şiddete dayalı çözümsüzlük politikasının sürdüğünü belirten Türkdoğan, “Hükümetin Kürtçe TV atılımı adeta kendi Kürdünü yaratma biçiminde tezahür etmiştir” dedi. Türkdoğan, Ergenekon davasına Doğu ve Güneydoğu da yaşanan suçlarının eklenmemesinin askeri vesayetin etkisini gösterdiğini dile getirdi.
İfade özgürlüğü bağlamında, TCK’nın 301. madde değişikliğinin özünde bir şey değiştirmediğini, değişiklikten sonra bile Adalet Bakanlığı’nın 50’nin üzerinde dosyada dava açılması izni verdiğini kaydeden Türkdoğan, Adalet Bakanı’nın yazar Temel Demirer’i mahkum eder bir tarzda yargılanmasını istediğini hatırlattı.
Türkdoğan, din ve inanç özgürlüğü alanındaki gelişmelerin de hükümetin başörtüsü atılımı ile sınırlı kaldığını dile getirdi. 2008 yılının Alevilerin meydanlara taşan açılımına tanıklık ettiğini, AİHM’in zorunlu din dersinin kaldırılması ile ilgili kararının yerine getirilmediğini hatırlatan Türkdoğan, hükümetin bu alanda da “kendi Alevi’sini yaratma”ya çalıştığını ifade etti.
Basın üzerindeki gazete kapatma, akreditasyonunu iptal gibi hukuk dışı baskıların sürdüğünü de vurgulayan Türkdoğan, bu baskıları “2008 yılında hükümetin medya üzerindeki sansürcü yaklaşımı” olarak ifade etti.
Cezaevleri tıklım tıklım
Cezaevlerinin tıklım tıklım dolduğunu, mahpusların yaşam, sağlık, haberleşme, sohbet ve dil başta olmak üzere temel haklarının gözardı edildiğini belirten Türkdoğan, bu sorunların çözülmesini istedi. Engin Ceber’in işkencede öldürülmesi üzerine özür dilenmesinin çözüme yetmediğini belirten Türkdoğan “Hükümetin cezasızlık politikasını terk etmesi ile bu alanda olumlu ilerlemeler sağlanabilir” dedi.


http://www.evrensel.net/haber.php?haber_id=42976


Özgürlüklerin daha geniş alanlara yayılmasını umuyorum