• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
10 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1

    Kayıt Tarihi
    27-11-2005
    Mesajlar
    9,261
    Karizma Gücü
    8

    Halil Cibran Hayatı, Eserleri, Kitapları, Şiirleri, Sözleri ve Okuyucu Yorumları





    Halil Cibran


    "Eğer benim matemimi kahkahaya, tiksintimi coşkuya, aşırılığımı normale çevirmek isteyen varsa; ona düşen, bana Doğulular arasında adaletli bir yönetici, dürüst bir kanun koyucu, bilgeliğiyle amel eden bir dini lider, karısına kendi nefsine baktığı gözle bakan bir koca göstermektir. Beni dans ederken görmek ve davul zurna çalarken duymak isteyen; beni mezarlar arasında durdurmamalı, düğün evine çağırmalıdır."
    (d. 1883 - ö. 1931), Lübnan asıllı ABD'li ressam, şair ve filozof.
    Halil Cibran
    جبران خليل جبران
    Lübnanlı felsefe yazarı,romancı,şair ve ressam.
    Doğumu
    6 Ocak 1883
    Lübnan
    Ölümü
    10 Nisan 1931
    ABD


    Cibran, 1883 yılında Lübnan'da doğdu. Eserleri ve düşünceleri dünya üzerinde geniş yankı uyandırdı. Şiirleri yirmiden fazla dile çevrilmiş olan Cibran aynı zamanda başarılı bir ressam idi. Resimlerinin bazıları günümüzde dünyanın birçok şehrinde sergilenmektedir.

    Yaşamının yaklaşık son yirmi yılını ABD'de geçiren yazar, ölümüne kadar kaldığı bu ülkede eserlerini İngilizce yazmıştır.

    == Ermiş ==


    Halil Cibran'ın en ünlü eserlerinden biri olan ve ilk kez 1923 yılında basılan "The Prophet" (Ermiş) adlı eseri, toplam 26 adet şiirden oluşan bir karma şiir denemeleri kitabıdır. El Mustafa adındaki bir kahinin 12 sene kaldığı Orphalese şehrinden ayrılıp evine gitmek üzereyken bir grup halk tarafından durdurulması ve ana kahraman ile halk arasında insanlık ve hayatın genel durumu hakkında geçen konuşmalar kitabın kendisini oluşturmaktadır.Cibran'ın bu kitapta El Mustafa isimli şahsa verdiği bu isimle Muhammed'i işaret ettiğini iddia edenler vardır. Fakat kitaptaki metinler çoğunlukla Matta'ya göre İncil'in 5. bölümünde yer alan İsa'nın Dağdaki Vaaz'ıyla içerik ve üslup açısından benzerlik ve paralellik gösterir. Yazarın İnsanoğlu İsa adlı kitabındaki çalışmalar da dikkate alınırsa El Mustafa'nın Meryemoğlu İsa Mesih olabileceği iddiaları daha da güç kazanmaktadır.

    Ermiş, kısaca şu konulara değinen alt bölümlere ayrılmıştır: aşk, evlilik, çocuklar, vermek, yemek ve içmek, sevinç ve üzüntü, ev ve evin önemi, giyecekler, alım ve satım, suç ve ceza, yasalar, özgürlük, sebepler ve arzular, acı, bilgelik, öğretme, arkadaşlık, konuşma, zaman, iyi ve kötü, dua, zevk, güzellik, din ve son olarak da ölüm.

    Elvis Presley bu kitabın ve Cibran'ın bir hayranı olarak,Ermiş'in binlerce kopyasını dağıtmıştır.

    Türkçeye Ayşe Berktay tarafından çevrilmiş, Alkım Yayınevi tarafından yayınlanmıştır.

    Ermişin Bahçesi Halil Cibran'ın Ermiş kitabının devamı niteliğindedir. Türkçeye çevirisi R.Tanju Sirmen tarafından yapılmıştır. Yayın yılı 1999.



    Bazı kitapları

    * Haberci
    * Gezgin
    * Deli
    * Ermiş
    * Ermişin Bahçesi
    * İnsanoğlu İsa
    * Sözler
    * Dünya Tanrıları
    * Asi Ruhlar
    * Kum ve köpük avare



    dostum, göründüğüm gibi değilim. görünüş sadece giydiğim bir elbisedir. senin sorgularından beni, benim kayıtsızlığımdan seni koruyan, özenle örülmüş bir elbise.
    benim içimdeki ‘ben’, dostum, sessizlik içinde oturur, sonsuzluğa dek kalacak orada, doyulmaz, erişilmez.
    ne söylediklerime inanmanı, ne de yaptıklarıma güvenmeni isterim- çünkü sözlerim senin aklından geçenlerin dile getirilmesinden, yaptıklarımsa umutlarının eylemleştirilmesinden başka bir şey değildir.
    ‘rüzgar doğuya esiyor’ dediğin zaman ‘evet, doğuya esiyor’ derim: çünkü düşüncelerimin rüzgarda değil, deniz üzerinde dolaştığını bilesin istemem.
    denizlerde gezen düşüncelerimi anlayamazsın, zaten anlamanı da istemem. bırak denizimle başbaşa kalayım.
    senin için gündüz olduğu zaman dostum, benim için gecedir: böyle olsa da ben yeşil tepelere değerek oynayan öyle vaktini, vadiden süzülen mor gölgeleri anlatırım; çünkü sen ne karanlığımın türkülerini duyabilir, ne de yıldızlara çarpan kanatlarımı görebilirsin-görmemenden, duymamandan hoşnudum ben. bırak gecemle başbaşa kalayım.
    sen cennetine yükselirken ben cehennemime inerim- o zaman bile bu ulaşılmaz uçurumu ötesinden bana seslenirsin,’arkadaşım, yoldaşım’ ben de sana seslenirim, ‘yoldaşım, arkadaşım’-çünkü cehennemimi görmeni istemem. alevler görüşünü yakacak, duman burnuna dolacaktı. senin gelmeni istemeyecek kadar çok severim cehennemimi.bırak, cehennemimle başbaşa kalayım.
    sen gerçeği, güzeli, doğruluğu seversin; ben de sen hoşnut olasın diye bunları sevmenin yerinde ve iyi olduğunu söylerim ama içimden senin sevgine gülerim. gene de gülüşümü göresin istemem. bırak kahkahalarımla başbaşa kalayım.
    dostum, sen iyi, ihtiyatlı, akıllısın; hayır sen eksiksizsin- ben de seninle ölçülü ve düşünerek konuşurum. oysa ben deliyim. ama gizliyorum deliliğimi. bırak deliliğimle başbaşa kalayım.
    dostum, sen benim dostum değilsin, ama ben bunu sana nasıl anlatacağım? benim yolum senin yolun değil, gene de birlikte yürüyoruz elele.
    h.cibran
    ....

  2. #2
    PasakLi_Kont adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-03-2008
    Mesajlar
    1,802
    Karizma Gücü
    5
    büyük ustad khalil cibran. tşkler paylaşımın için.. kendisi filistinli bir hristiyandır. acının ve sukutun diyarı filistin..


    dostum, güneşe bak, toprağa bak, suya bak, buluta bak; fakat, arkana bakma...
    kimin geldiği önemli değil, kimin gelmediği de...
    unutma, yolcu değişir, yol değişir, ama menzil değişmez.
    yolcuya bakıp, yolunu tanıma.
    yola bak, yolcuyu tanı, yolcu hakkındaki kıymet hükmünü ona göre ver.
    vahim olan, yolun yolcusuz olması değil;
    asıl vahim olan yolcunun yolsuz olmasıdır;
    yolsuz, hedefsiz, amaçsız, şaşkın, hercai ve seyyal...
    "en doğru yol: en dikensiz yoldur" diyenler seni aldatıyorlar.
    onlar, karanlık evlerinde kaybettiklerini sokak lambasının altında arayan şaşkınlardır.
    aldırma...
    ayağına batan dikenler, aradığın gülün habercisidir.
    dikenine katlanmaktan söz edenler, aşıkmış gibi davrananlardır.
    gerçek aşık olanlarsa, dikenini de sever.
    dostum, yollar yürümek içindir.
    fakat, şu gerçeği de hiç unutma:
    yürümekle varılmaz, lakin varanlar yürüyenlerdir.
    yol boyunca; yola çıkıp da yürümeyenleri,
    yola oturup, gelen-geçenin ayağına çelme takanları,
    yoldan metafizik uyuşturucularla keyif çatanları,
    tel örgülerle çevirdiği yolu kendisine zindan edip volta atanları,
    maratona 100 metre koşucusu gibi hızlı gidip, 50. metrede yola yatanları,
    yürüyüşün uzun ve yolun zahmetli olduğunu görünce, yolculuk üzerine zor atanları,
    yürümeyi bırakıp, yol-yolcu ve menzil üzerine kalem oynatanları,
    ayağına batan tek bir dikenin faturasını çıkarıp, ömür boyu tafra satanları,
    beyaz atlı kurtarıcıyı gözlemek için ufka bakıp bakıp dağıtanları,
    yanlış kılavuzlara kızıp yolu satanları göreceksin.
    aldırma, yürü.
    gsne yreinden baka muska takma.
    vahiy haritan,
    nebi klavuzun,
    akl pusulan,
    iman sermayen,
    amel azn,
    sevgi yaktn,
    ahlk karakterin,
    edep aksesuarn,
    merhamet sfatn,
    eref ve izzet adn olsun.

    doru yol:
    insanlarn ounun gittii yol deildir, dnen z akl sahiplerinin yoludur.
    yolda verecein her molay z eletiri duranda vermelisin.
    unutma, tevbe zeletiridir.
    her molada yolda olup olmadn, yrmen gereken menzil istikametinde yryp yrmediini kontrol etmen, piman olmaman iin elzemdir.
    yn tayini sk sk gerekli olabilir.

    haritay saklayabilecein en gvenilir yerin yerindir

    (xalil cibran)
    Bu mesaj en son " 02.01.09 " tarihinde saat 21:15 itibariyle PasakLi_Kont tarafından düzenlenmiştir...
    Bizi yok edecekler şunlardır dedi Gandhi, “İlkesiz siyaset, vicdanı sollayan eğlence, çalışmadan zenginlik, bilgili ama karaktersiz insanlar, ahlâktan yoksun bir iş dünyası, insan sevgisini alt plana itmiş bilim, özveriden yoksun bir din anlayışı.

    Bugün kendini ifade edemeyenler bir gün mutlaka sinelerindeki heyecan ve ızdırabı çevrelerine duyuracak, şimdilerde hafakanlarla yutkunmalarına karşılık gelince sükûtun o en müessir şiirlerini inşad edeceklerdir -MFG-

    Bir ördek dedi ki: Hızır divanından bir ferman çıktı, bundan sonra bütün sular serbesttir. Timsah ona cevap verdi: Unutma ki benim için de serbesttir.

  3. #3

    Kayıt Tarihi
    14-01-2009
    Mesajlar
    1
    Karizma Gücü
    0
    dostum, güneşe bak, toprağa bak, suya bak, buluta bak; fakat, arkana bakma...


    bu yazı hangi eserinde yer alıyor ?

  4. #4

    Kayıt Tarihi
    27-11-2005
    Mesajlar
    9,261
    Karizma Gücü
    8
    Alıntı helvess tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    dostum, güneşe bak, toprağa bak, suya bak, buluta bak; fakat, arkana bakma...


    bu yazı hangi eserinde yer alıyor ?
    dost mektupları olabilir Ama sadece bir tahmin
    ....

  5. #5
    PasakLi_Kont adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-03-2008
    Mesajlar
    1,802
    Karizma Gücü
    5
    Yenilgi, yenilgim, yalnızlığım ve kimsesizliğim.
    Binlerce yengiden de bana değerli olan sen!
    Dünyadaki tüm parlak başarılardan
    sensin yüreğime yakın olanı!

    Yenilgi, yenilgim, baskaldırım
    ve de benim kendimle tanışmam.
    Sayendedir ki, hala ben ayağı yere basan
    ve solmuş defneler peşinde koşmayan
    biri olduğumun bilincindeyim;
    ve sende, yalnızlığımı buldum
    ve de herkesten uzak,
    ve de gururlu olmayı.

    Yenilgi, yenilgim, benim parlak kılıcım
    ve de kalkanım.
    Gözlerinde okudum tahtı arayanın
    kendi kendisinin kuluna dönüştüğünü.
    Ve, bir kimsenin derinliklerindeki
    esasını anlayabilmemiz için
    onun gücünü söndürmemiz gerektiğini.
    Ve ancak böylesine olgunlaştıktan sonradır ki,
    bir meyvenin tadına varılabildiğini.

    Yenilgi, yenilgim,
    benim sözünü sakınmaz yol arkadaşım
    şarkımı, bağrışmalarımı, sessizliklerimi hep duyacaksın.

    Gerçi ben, rüzgar kadar aceleci değilim, ama yine de gitmek zorundayım.
    Biz gezginler, hep en yalnız yolları aramışızdır, bir günü bitirdiğimiz yerde yeni bir güne başlamayız; ve hiç bir şafak, gurubun battığı yerde bulamaz bizi.
    Bizler sarıldığından ayrılayamayan bir bitkinin tohumlarıyız ve yüreğimizin olgunluğu ve bütünlüğü sırasındadır ki kendimizi rüzgara verir de savruluruz.
    Aranızda geçirdiğim günler kısa ve özdür, sizlere söylediğim sözler ise daha da kısa ve öz.
    Ama sesimin kulaklarınızda solgunlaştığı ve sevgimin anılarınızda yittiği an yeniden aranıza döneceğim...



    Çocuklarınız sizin çocuklarınız değil,
    Onlar kendi yolunu izleyen Hayat'ın oğulları ve kızları.
    Sizin aracılığınızla geldiler ama sizden gelmediler
    Ve sizinle birlikte olsalar da sizin değiller.
    Onlara sevginizi verebilirsiniz, düşüncelerinizi değil.
    Çünkü onların da kendi düşünceleri vardır.
    Bedenlerini tutabilirsiniz, ruhlarını değil.
    Çünkü ruhlar yarındadır,
    Siz ise yarını düşlerinizde bile göremezsiniz.
    Siz onlar gibi olmaya çalışabilirsiniz ama sakın onları
    Kendiniz gibi olmaya zorlamayın.
    Çünkü hayat geriye dönmez, dünle de bir alışverişi yoktur.
    Siz yaysınız, çocuklarınız ise sizden çok ilerilere atılmış oklar.
    Okçu, sonsuzluk yolundaki hedefi görür
    Ve o yüce gücü ile yayı eğerek okun uzaklara uçmasını sağlar.
    Okçunun önünde kıvançla eğilin
    Çünkü okçu, uzaklara giden oku sevdiği kadar
    Başını dimdik tutarak kalan yayı da sever.


    GÜZELLİK VE ÇİRKİNLİK
    "Bir gün Güzellik ve Çirkinlik bir deniz kıyısında karşılaştılar ve “ haydi denize girelim dediler.” Ve giysilerini çıkartıp sularda yüzdüler. Ve bir süre sonra, Çirkinlik kıyıya dönüp Güzelliğin giysilerine bürünüp yoluna gitti. Ve Güzellik de denizden çıktı kendi giysilerini bulamadı. Ama çıplak olmak utandırıyordu onu; çaresiz Çirkinliğin giysilerine büründü ve yoluna devam etti Güzellik.
    O gün bugündür erkekler ve kadınlar onları birbirine karıştırır. Ancak içlerinden Güzelliğin yüzünü önceden görmüş kimileri vardır ki, giysilerine bakmaksızın tanırlar onu. Ve yine Çirkinliğin yüzünü bilen kimileri vardır ki, giysi onu gözlerinden gizleyemez."


    devamı gelecek İNŞALLAH
    Bizi yok edecekler şunlardır dedi Gandhi, “İlkesiz siyaset, vicdanı sollayan eğlence, çalışmadan zenginlik, bilgili ama karaktersiz insanlar, ahlâktan yoksun bir iş dünyası, insan sevgisini alt plana itmiş bilim, özveriden yoksun bir din anlayışı.

    Bugün kendini ifade edemeyenler bir gün mutlaka sinelerindeki heyecan ve ızdırabı çevrelerine duyuracak, şimdilerde hafakanlarla yutkunmalarına karşılık gelince sükûtun o en müessir şiirlerini inşad edeceklerdir -MFG-

    Bir ördek dedi ki: Hızır divanından bir ferman çıktı, bundan sonra bütün sular serbesttir. Timsah ona cevap verdi: Unutma ki benim için de serbesttir.

  6. #6
    PasakLi_Kont adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-03-2008
    Mesajlar
    1,802
    Karizma Gücü
    5
    Evim der ki, 'Beni bırakma,
    çünkü burada senin geçmişin yaşıyor.'
    Yolum der ki, ' Gel ve beni izle,
    çünkü ben senin geleceğinim.'
    Ve ben hem eve, hem de yola derim ki,
    'Benim ne geçmişim,
    ne de geleceğim var.
    Eğer kalırsam,
    kalışımda bir ayrılış vardır;
    gidersem,
    ayrılışımda bir kalış
    Bizi yok edecekler şunlardır dedi Gandhi, “İlkesiz siyaset, vicdanı sollayan eğlence, çalışmadan zenginlik, bilgili ama karaktersiz insanlar, ahlâktan yoksun bir iş dünyası, insan sevgisini alt plana itmiş bilim, özveriden yoksun bir din anlayışı.

    Bugün kendini ifade edemeyenler bir gün mutlaka sinelerindeki heyecan ve ızdırabı çevrelerine duyuracak, şimdilerde hafakanlarla yutkunmalarına karşılık gelince sükûtun o en müessir şiirlerini inşad edeceklerdir -MFG-

    Bir ördek dedi ki: Hızır divanından bir ferman çıktı, bundan sonra bütün sular serbesttir. Timsah ona cevap verdi: Unutma ki benim için de serbesttir.

  7. #7
    romantika adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-02-2007
    Mesajlar
    2,245
    Karizma Gücü
    6
    KANUNLAR

    Gerçi siz kanunlar koymaktan hoşlanırsınız .
    Ama koyduğunuz kanunları çiğnemekten daha çok hoşlanırsınız .
    Tıpkı okyanusun sahilinde durmadan kumdan kaleler yapan sonra da bir vuruşta gülerek yıkıveren çocuklar gibi.
    Oysa sizler kumdan kaleler yaptıkça okyanus sahile daha çok kum yığmaktadır.
    Ve yaptığınız kaleleri yıktıkça okyanus sizlere gülmektedir.

    Ama, kendileri için hayatın okyanus ve kul yapısı kanunların da kum kaleler değil,
    Ama, hayatın kaya ve kanunların da bu kayanın üzerine kendi beğenilerini işleyebilecekleri birer keski olduğunu kabul edenlere ne demeli ?
    Rakkaselerden nefret eden topala ne denir ki?
    Boynuna vurulmuş boyunduruğu seven ve ormanda gönlünce yaşayan geyiği ve ceylanı serseri sanan öküze ne denir ki ?
    Ve dügün şölenine herkesten önce gelip tıkabasa karnını doyuran, sonra da yorgun düşüp, başkalarına tüm şölenlerin aykırılık ve tüm şölencilerin de kanun bozucu olduklarını söyleyene ne denir ki ?
    Bu gibi kimselerin güneş ışığında durdukları, sırtlarını güneşe dönmüş olduklarını söylemekten başka ne diyebilirim ki ?
    Bu gibi kimseler salt kendi gölgelerini görmektedirler ve kendi gölgeleri de kendi koydukları kanunlardır .
    Ve onlar için güneş, kendilerine gölge dağıtan bir kaynaktan başka bir şey değil de nedir ki ?
    Bu gibi kimseler için kanunları bilebilmek demek, yeryüzüne serilmiş olan gölgelerine eğilip, onları ölçmek değil de nedir ?
    Ama ey güneşin ışınlarına karşı ilerleyen sizler, yeryüzünde hangi tasarım gölge sizleri yolunuzdan alıkoyabilir ?
    Sizler ki rüzgarı arkanıza almış ilerlemektesiniz, hangi rüzgar gülü sizin yönünüzü çizebilir ki ?
    Sizler insanlığın zindan kapısı önünde boyunlarınıza vurulmuş olan boyundurukları kırsanız, hangi kul yapısı kanun sizi engelleyebilir ki ?
    Raksederken ayaklarınıza insanlığın demir zincirleri çarpmıyorsa, hangi kanun sizleri korkutabilir ki ?
    Sizlerin giysilerinizi paralayıp da insanlığın yolu üzerine atmadıkça, kim sizi yargıçların önüne sürükleyebilir ki ?
    Ey halkım, davulun sesini boğabilir, gitarın tellerini gevşetebilirsiniz, ama hangi biriniz çıkıp da tarla kuşunu ötmekten alıkoyabilir ki ?


    Halil CİBRAN

    Kum ve Köpük - 1926

  8. #8
    Turuncu adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-10-2005
    Mesajlar
    8,147
    Karizma Gücü
    8
    bir kac kitabi var bende, hepsi okurken dinlendiren ve düsündüren güzel eserler.

  9. #9
    romantika adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-02-2007
    Mesajlar
    2,245
    Karizma Gücü
    6

  10. #10

    Kayıt Tarihi
    28-03-2010
    Mesajlar
    335
    Karizma Gücü
    3
    ermişin bahçesini bilmiyordum
    ermiş'in sanırım felsefesi

 

 

Bu konuyla ilgili etiketler

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •