Sevgili Atam!Türk Milleti;
Kurtuluş savaşına başladığımızın on beşinci yılındayız. Bugün Cumhuriyetimizin onuncu yılını doldurduğu, en büyük bayramdır.
Kutlu olsun.
Bu anda, büyük Türk Milletinin bir ferdi olarak, bu kutlu güne kavuşmanın, en derin sevinci ve heyecanı içindeyim.
Yurttaşlarım;
Az zamanda çok büyük işler yaptık. Bu işlerin en büyüğü, temeli Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan, Türkiye Cumhuriyetidir.
Siz az zamanda büyük işler yaptınız ama Cumhuriyeti emanet ettiğiniz gençler, çok zamanda az işler yaptı. Cumhuriyeti kurduğunuz tarihten bu güne koskoca 85 yıl geçti. Gösterdiğiniz hedefe hala varamadık. Dize getirdiğiniz emperyalist devletler karşısında başımız dik değil. Gaflet, delalet ve hatta hiyanet içinde olanların sayısı her geçen gün artıyor. Kurduğunuz laik cumhuriyeti içine sindiremeyenler de çok fazla. Hatta bu gün iktidardalar. İlkelerinizi tartışıyorlar. Açık açık size cephe alıp din düşmanı, ayyaş, diktatör deyip büstlerinizi kıranlar var. Doğrudan olmasa bile sizin hain olduğunuzu, Lozan Antlaşmasıyla Türk Topraklarını sattığınızı ileri sürenler bile var. Ayrıca; laikliğin İslam diniyle çatışmayacağını göstermiş olmanıza rağmen Başbakan Hazretleri, hem laik hem de Müslüman olunamayacağına dair fetva verdi; böylece laiklik ilkenizi benimseyip savunanlar, din düşmanı ilan edilerek, İslamiyet’in dışına itiliyor.
Bu gün Türk Milletinin değerli ordusu mensuplarının başına çuval geçirenler var. Gaflet içinde olan iktidar buna ses çıkarmamaktadır.Bundaki muvaffakiyeti Türk Milletinin ve onun değerli ordusunun bir ve beraber olarak azimkârane yürümesine borçluyuz. Fakat yaptıklarımızı asla kâfi göremeyiz. Çünkü daha çok ve daha büyük işler yapmak mecburiyetinde ve azmindeyiz. Yurdumuzu dünyanın en mamur ve en medeni memleketleri seviyesine çıkaracağız. Milletimizi en geniş refah vasıta ve kaynaklarına sahip kılacağız. Millî kültürümüzü, muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkaracağız. Bunun için bizce zaman ölçüsü, geçmiş asırların gevşetici zihniyetine göre değil, asrımızın sürat ve hareket mefhumuna göre düşünülmelidir.
Ayrıca; gözbebeğimiz ordu mensupları içinde ilkelerinize sadık görünüp tersini yapan paşalar da var. Türkiye Cumhuriyeti, gösterdiğiniz çağdaş hedeflere henüz ulaşamadı. Gösterdiğiniz çağdaş hedeflere ağır aksak ulaşmaya çalışan Türkiye Cumhuriyetinin ulaşmasını istemeyenler var. İstemedikleri gibi, geçmiş asırların gevşetici zihniyetine götürmek isteyenlerin sayısı hiçte az değil. Yurdumuzu, dünyanın en mamur ve medeni memleketleri seviyesine yükseltmek yerine, geçmişin köhnemiş memleketleri seviyesine indirgeme mücadelesi yapılıyor. Özellikle özgürleştirmeye çalıştığınız kadınlarımızı yeniden köleleştirmek isteniyor. Kuran kaynak gösterilerek kapatılmak isteniyor ve hatta zorla kapatılıyor, kara çarşaf sokuluyor.
Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısı ile siyasi bağımsızlığımız tehlikede. Ekonomik bağımsızlığımız ayaklar altında! Ancak dışardan aldığımız borçlarla hayatımızı idame ettirebiliyoruz. İlkelerinize sadık olanlar, yakın gelecekte Duyun-u Umumiye İdaresi’nin yeniden tesis edilmesinden korkuyor. Biliyorum sizin zamanınızda da vardı; ama aradan geçen bunca zaman içinde en az seviyeye indirilmiş olması gerekirken, açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşayan milyonlarca yurttaşımız var. Siyasi ve toplumsal ahlakımız iyice bozuldu. Siyasetçilerimiz, yurdumuzu gösterdiğiniz hedeflere götürmeye çalışmak yerine, devlet imkanlarını kullanarak köşeyi dönüyor, yandaşlarını zengin ediyor. Rüşvet almak, yolsuzluk, usulsüzlük yapmak, yetim hakkı yemek erdem olmaya başladı. İktidarı elinde bulunduran bir avuç azınlık, hak hukuk tanımıyor. İlkelerinizin yer aldığı anayasamızın başlangıç hükümlerini (cumhuriyet, demokrasi, laiklik ve sosyal hukuk devleti) değiştirmeye, kendi geçmiş asırların gevşetici zihniyetini yerleştirmeye çalışıyor.
Geçen zamana nispetle daha çok çalışmıyoruz büyük atam! Çalışmak yerine ibadet etmeye zorlanıyoruz. Bu gün bilgili, kültürlü olmanın ölçüsü, Kuran-ı Kerim’i ve hadisleri ezbere bilmek oldu. Bu gün yurdumuzda seksen binin üzerinde cami, doksan binin üzerinde imam-din görevlisi var. Yüzlerce İmam Hatip Lisesi açıldı, açılmaya devam ediyor. Sizinde bildiğiniz gibi, İslamiyet’te hizmetlerine gerek duyulmayan kız öğrenciler de eğitim görüyor bu okullarda. Bir zamanlar gerici-yobaz diye tanımlanan kesim, şimdi ilkelerinizi savunan kesime, laikçi yobaz, Kemalist faşistler demeye başladı. Çalışkan ve zeki Türk milleti, yoğun din eğitimi ile atalete sürükleniyor. Yetişen onca bilim adamımız üniversitelerimizde bilimsel araştırma yapma imkanı verilmediği için, ecnebi milletlerin üniversitelerinde çalışıyor, ecnebilere hizmet ediyorlar. Müsbet bilimlere pek itibar etmiyoruz artık. Müsbet bilimler yerine Kuran- Kerim ayetleri içinde hastalıklara çareler arıyoruz. Medeni memleketler seviyesine çıkalım derken erkek hastayı muayene etmek istemeyen kadın doktorlar yetiştirmeye başladık. Kadınlarımız umumi toplantılarda erkeklerle ayrı yerlerde oturtuluyor, hatta bazı illerimizin yerel yöneticileri, şehir içi ulaşımda bile haremlik-selamlık uygulamaya çalışıyorlar. İşte sizlerin özgürleştirmeye çalıştığınız, haklarını verdiğiniz kadınlarımız, Hümeyni’yi sizden daha çok seviyor.Geçen zamana nispetle, daha çok çalışacağız. Daha az zamanda, daha büyük işler yapacağız. Bunda da muvaffak olacağımıza şüphem yoktur. Çünkü Türk milletinin karakteri yüksektir. Türk milleti çalışkandır, Türk milleti zekidir. Çünkü, Türk milleti milli birlik ve beraberlikle güçlükleri yenmesini bilmiştir ve çünkü, Türk milletinin yürümekte olduğu terakki ve medeniyet yolunda, elinde ve kafasında tuttuğu meş'ale, müsbet ilimdir.
Günümüzde sizin çok değer verdiğiniz sanata değer verilmez oldu. Sizin büstlerinizin de olduğu açık alanlardaki kadın-erkek heykelleri tahrip ediliyor, bu heykelleri yapan sanatçılar tehdit ediliyor. Başkentimizin belediye başkanı balerin heykelleri için “böyle sanatın içine tüküreyim” demektedir.Şunu da ehemmiyetle tebarüz ettirmeliyim ki, yüksek bir insan cemiyeti olan Türk Milletinin tarihi bir vasfı da, güzel sanatları sevmek ve onda yükselmektir. Bunun içindir ki, milletimizin yüksek karakterini, yorulmaz çalışkanlığını, zekâsını, ilme bağlılığını, güzel sanatlara sevgisini, millî birlik duygusunu mütemadiyen ve her türlü vasıta ve tedbirlerle besleyerek inkişaf ettirmek milli ülkümüzdür.
Türk milletine çok yaraşan bu ülkü, onu, bütün beşeriyette hakiki huzurun temini yolunda, kendine düşen medeni vazifeyi yapmakta, muvaffak kılacaktır.
Sevgili Atam!
Sizler on yılda on beş milyon genç yaratmıştınız her yaştan. Bu gün bilimde o kadar ilerledik ki, bırakın on yılda on beş milyon genç yaratmayı, artık sadece bir yılda altı milyon seçmen yaratır seviyeye ulaştık.
Ebediyete akıp giden her on senede değil her yıl, bu büyük millet Bayramını, daha büyük şereflerle, saadetlerle, huzur ve refah içinde kutlayanlar olduğu gibi, gerek mezarınız başında ve gerekse heykelleriniz önünde, büyük bir huzursuzluk içinde, görevleri gereği sap gibi dikilmekten şikayet edenler de oluyor.Büyük Türk milleti! On yıldan beri giriştiğimiz işlerde muvaffakiyet vadeden çok sözlerimi işittin. Bahtiyarım ki, bu sözlerimin hiçbirinde, milletimin hakkımdaki itimadını sarsacak bir isabetsizliğe uğramadım.
Bugün aynı iman ve katiyetle söylüyorum ki, milli ülküye tam bir bütünlükle yürümekte olan Türk milletinin, büyük millet olduğunu bütün medeni alem, az zamanda, bir kere daha tanıyacaktır. Asla şüphem yoktur ki, Türklüğün unutulmuş medeni vasfı ve büyük medeni kabiliyeti, bundan sonraki inkişafı ile âtinin yüksek medeniyet ufkundan, yeni bir güneş gibi doğacaktır.
Türk Milleti;
Ebediyete akıp giden her on senede, bu büyük millet Bayramını, daha büyük şereflerle, saadetlerle, huzur ve refah içinde kutlamanı gönülden dilerim.
Sevgili Atam!
Daha yazacak çok şey var ama bunlarla başınızı daha çok ağrıtıp, moralinizi bozmak istemiyorum. Yalnız şundan emin olun; memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar, gaflet ve dalalet ve hatta hiyanet içinde olabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. İşte bu ahval ve şerait içinde dahi Türk İstiklalini ve Cumhuriyetini korumak için canlarını feda edecek sadık neferleriniz olduğunu bilmenizi isterim.
Saygılarımla...


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla
""
