• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
18 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    RoadTripper adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    16-09-2004
    Mesajlar
    14,166
    Karizma Gücü
    10

    Ermenistan, Türk Siyasilerin İyi Niyet Girisimini Reddediyor

    ERMENİSTAN, TÜRK SİYASİLERİN İYİ NİYET GİRİŞİMİNİ REDDEDİYOR



    Kalıplaşmış fikirler, çabuk oluşur ama değişikliğe karşı koyarmış…


    Ermenistan Dışişleri Bakanı Vartan Oskanyan’ın, Türk siyasilerin “sözde Ermeni soykırımı iddialarıyla ilgili olarak iki ülke tarihçilerinin ortak çalışması”na yönelik önerilerini reddederek sergilediği tavır, Ermenistan hükümeti tarafından mesnetsiz olarak öne sürülen kalıplaşmış fikirlerin, yerini gerçeklere bırakması olasılığına karşı duyulan endişenin bir izdüşümü olarak karşımıza çıkıyor.

    Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ile Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Deniz Baykal’ın, "iki ülke tarihçilerinin konuyla ilgili ortak çalışma grubu kurarak arşivleri araştırması" yönündeki önerisini Mediamax haber ajansına değerlendiren Oskanyan, tarihçilerin ortak çalışması önerisinin dayanağı bulunmadığını iddia ederek, tarihçilerin söyleyeceklerini çok önce söylediğini savundu.

    Böylece Türk siyasetçilerin, “Biz arşivlerimizi açtık. Herkes açsın. Türk ve Ermeni tarihçiler UNESCO’nun gözetiminde çalışma yapsınlar” şeklindeki çağrısı, kalıplaşmış fikirlerin şekillendirdiği politikaların hezimetine uğradı.

    Türkiye’den gelen öneriye Ermeni siyasetçiler tarafından red cevabı verilmesinin nedeni ise; Ermeni soykırımı iddiaları konusunda araştırmalarıyla tanınan Amerikalı tarih Profesörü Justin Mc Carthy’nin Amerika’nın Sesi Radyosu'na 11 Mart 2005’te yaptığı açıklamalarda yatıyor:

    “Son yaşadıklarımız Ermenilerin konuyu tartışmak istemediğini gösterdi. Ermeniler tüm dünyanın tarihte bir Ermeni katliamı olduğuna inanmasını istiyor. Ermeniler bilim adamlarının oturup konuyu incelemesini reddediyor ve dünyanın, Türk hükümetini konunun araştırılmasına karşıymış gibi görmesini istiyor. Bu bakımdan oturup konuşmayı istemiyor ve ‘tarih bizim için çok acı’ diyorlar. Fakat bilim adamları olarak bizim bunları incelememiz gerekiyor…”

    Prof. Mc Carthy’nin de belirttiği gibi; Ermeni bilim adamları, Ermeni toplumlarının bir parçası ve Türk tarafının önerdiği tarzda bir çalışma yapmak, Türklerle birlikte oturup bu konuları konuşmak, onlar için siyasi güçlükler taşıyor.

    Prof. Mc Carthy açıklamasında, Türk tarafından gelen benzer önerilerin daha önce de, Ermenilerce geri çevrildiğine işaret ediyor:

    “Bilim adamları, Türklerle Ermenilerin bu konuyu konuşmasını çok uzun zamandır istiyordu. Türkiye’de bunu isteyen çok insan vardı, özellikle Türk Tarih Kurumu iki taraf arasında görüşmeler yapılması için çok çalışıyor. Fakat bu girişimler Ermenilerin engeller koyması yüzünden çok fazla ileriye gidemedi…”

    Öte yandan Oskanyan’ın “tarihçiler söyleyeceklerini söyledi” şeklindeki ifadesi, akla “hangi tarihçiler?” ya da “hangi görüşe hizmet eden tarihçiler” sorusunu getiriyor. Zira bir görüşün kabul görmesi için, karşıt görüş ve tezlerle birlikte bağımsız, hür ve tarafsız organların gözetiminde değerlendirilmiş olması gerekir. Bu açıdan bakıldığında; Ermenilerin Türk tarafının önerisine “evet” demeleri için bilim ve siyaset dünyasından baskı görmeleri kaçınılmaz görünüyor.

    Kaldı ki, Türkiye’nin AB sürecinde bile, bir dayatma olarak gündeme getirilen Ermeni iddialarının, tarihi olaylar üzerinden siyasi karar vermenin yol açacağı yanlış sonuçları bir yana, belli niyetlere hizmet eden saptırılmış ve yeniden yazılmış bir tarihin –bilimsel açıdan buna ‘tarih’ denilebilirse!-, sadece bir ülkenin uluslararası siyaset arenasında köşeye sıkıştırılması amacına alet edilmesinin ahlaki boyutu açısından da, tüm akademisyenler ve siyasiler tarafından ele alınması gerekmektedir.

    Nitekim son zamanlarda sözde Ermeni soykırımı iddiaları siyasallaştırılmak ve bir kampanya haline dönüştürülmek suretiyle yoğunluk kazanırken; gerçekleri yansıtmayan 'Mavi Kitap' adı altında ve bundan yaklaşık 85 yıl önce yayımlanmış bir propaganda yayını, dünyaya adeta sözde Ermeni soykırımı iddialarına temel teşkil eden bir kaynak kitap gibi gösterilmek istenmektedir.

    Bugüne kadar herkesçe bilinen yaşanmış gerçeklerin ortaya çıkarılması yönündeki girişimlerine karşılık bulamayan Türkiye şimdi, ne hangi ihtiyaçtan hareketle kaleme alındığı bilinen bu propaganda materyaline, ne de hiçbir bilimsel temeli ve tarihi gerçekliği olmayan kampanyalara meydanı bırakmak niyetinde değil.

    Türkiye’de iki partinin şimdi bir araya gelerek başlattıkları girişim de, Avrupa’daki Ermeni diasporasının, Avrupa Parlamentosu ve siyasetçileri üzerinde Türkiye’ye bir Ermeni katliamı olduğunu kabul ettirmeleri yönünde giderek yoğunlaşan baskılarının, sonradan telafi edilemeyecek tarihi hatalara dönüşmesini engellemeyi hedeflemektedir.

    Nitekim Türkiye’nin geçmişte olduğu gibi bundan sonra da yürüteceği siyaset, Başbakan Erdoğan’ın “kin ve nefretle, gelecek nesillerin yaşamlarını zora sokmak istemiyoruz.'' şeklindeki ifadesine de yansımaktadır.

    Bu sebeple, Türkiye’nin bu iyi niyet girişimi, belgeleri ve canlı tanıkları bulunan gerçeklerin, tüm dünya tarafından anlaşılması açısından önem taşımaktadır.

    Başbakan Erdoğan’ın “bilim adamları ve tarihçiler tarafından yapılacak çalışmaların sonuçlarına göre, atılacak adım neyse, bu adımı atmaya Türkiye’nin hazır” olduğuna yönelik ifadeleri ise, Türk tarafının kendinden emin ve kararlı adımlarla, çözüm için sorunun üzerine gitmeye hazır olduğunu ortaya koyuyor.

    Buna karşılık bulunduğu coğrafyada, komşularına yönelik “düşmanlık politikasıyla” tam bir istikrarsızlık unsuru olan Ermenistan, barışçı ve uzlaşmacı siyasi alternatifler üretemediğinden, konunun açıklığa kavuşturulması yönündeki tüm girişimleri reddediyor.

    Oskanyan’ın reddinde, hem “soykırım” olarak adlandırılan olayların gerçekte, “bastırılan bir isyan” olduğunun ortaya çıkmasından duyulan kaygı, hem de siyasetini duygularından, kültüründen, ideolojilerinden ayrı, tamamen objektif kriterler ışığında değerlendirmekten ve sorunlarıyla tek başına başetmekten yoksun olan bir ülkenin yetersizliklerini, yıllardır sürdürdüğü yalanların ardına gizleyememe korkusu saklı.

    Esasen devlet politikası, psikolojik eğilim ve zafiyetlerden arınmış profesyonel yaklaşımları gerektirir. “Devlet politikası” diye tarif edilen şey; bir devletin, halkının refahı ve geleceğinin nerede olduğunun en iyi şekilde tayin edilmesidir.

    Ve devlet yönetimi, ülkeye zarar veren kalıplaşmış ya da kalıplaştırılmış ideolojileri terkederek, ülke menfaatlerinin gerektirdiği perspektiflere açılma iradesi gösterenlerin bulunması gereken yerdir.

    İşte Ermeni yönetiminin en büyük zafiyeti de, bu yönde bir dirayete sahip olmamasıdır.

    (Diplomatik Gözlem)

  2. #2
    cylmz35
    Ziyaretçi
    Esasen devlet politikası, psikolojik eğilim ve zafiyetlerden arınmış profesyonel yaklaşımları gerektirir. “Devlet politikası” diye tarif edilen şey; bir devletin, halkının refahı ve geleceğinin nerede olduğunun en iyi şekilde tayin edilmesidir.


    Evet bu söz çok doğru..
    Tüm bu isteklerini elde ettiklerini var sayarsak.. Acaba rahat, huzurlu ve refah düzeyleri yüksek mi yaşayacaklarını sanıyorlar.. Elbetteki değil ama burada dış mihrak destekli bir giz yardım var.. Bunların kim ve hangi devletler olduğu zaten bariz ortada..

    Bize ise sadece tezgaha gelmeden, uyanık ve dikkatli adımlar atmak düşüyor.

  3. #3

    Kayıt Tarihi
    16-04-2005
    Mesajlar
    745
    Karizma Gücü
    0
    koskoca Türkiye artık Ermenistan'dan da mı geri çevriliyor?

    ilginç arkadaşlar ilginç

  4. #4
    EXEL adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-01-2005
    Mesajlar
    85
    Karizma Gücü
    0
    Gerçeklerin ortaya çıkacaklarını biliyorlarda ondan korkuyorlardır....

  5. #5
    FUNNY
    Ziyaretçi
    Gercek ortaya cikarsa hem bu olay gundemden duser hem kimlikleri zedelenir yanlis iddia ortaya atilmasindan dolayi hemde yanlarina baska devletleri cekip Turkiye ye karsi cephe alamazlar.Siz olsaniz bunu kabul edermiydiniz?

  6. #6
    yozgatlı
    Ziyaretçi

    türkiye ermenilerden özür dilesin

    türkiye ermenilerden soykırım için özür dilemelidir ondan sonra ilişki başlar

  7. #7
    RoadTripper adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    16-09-2004
    Mesajlar
    14,166
    Karizma Gücü
    10
    Sınırın açılmasını isteyen biz değiliz onlar... Ayrıca özür dilemesi gerekenlerde yalan ve iftira atanlar.. Ama en kötüsüde nereye ait olduğunu bilmeyenler vede özünü inkar edip, maşa olanlardır....

  8. #8
    BLOOD-PRESSURE Pire adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-02-2005
    Mesajlar
    3,786
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı yozgatlı tarafından gönderildi.
    türkiye ermenilerden soykırım için özür dilemelidir ondan sonra ilişki başlar
    TÜRK ulusu ve TÜRK devleti şerefli bi millettir. özür dilenecek bir durum yok aynaya bir bak, tarihe bir bak

  9. #9
    space_star adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-12-2004
    Mesajlar
    1,537
    Karizma Gücü
    0
    bu iddialar dogru olsa idi mertçe çıkar özürlerimizi sunardık ama bu kadar açık belgeler var iken bu yalana ithamlara karşılık ermeniler türklerden özür dilemelidir dostum....
    SAYGI GÖRMEK İSTİYORSAN SAYGI GÖSTER

    CEBİNDEKİ GÜCÜ HİSSET


    »¦« ÂHr𠻦«


    EFELER BiRLiĞi

    '' TF_ BEŞİKT@ŞK ''

  10. #10
    yozgatlı
    Ziyaretçi

    özür sorunu

    tabiki türkiye ermeni halkından özür dilemelidir.katledilen ermenilerden ben sorumlu değilim ama gerici katliamcı osmanlı devleti ve ittahat terakki sormludur gerçekle yüzleşeceğimize burada vatan millet sakaryacılık oynuyoruz...

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. iyi niyet
    O-Bu-Şu & Nasıl? bölümünde MeDiD tarafından açılmış
    Yanıt: 3
    Son Mesaj: 02.03.06, 03:25

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •