• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
Sayfa: 1 | Toplam: 3 123 SonSon
24 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    venometal adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-05-2004
    Mesajlar
    812
    Karizma Gücü
    0

    Nedir Mutluluk

    Dün Radyo ODTU'de tesadüfen bir programa denk geldim saat 22.30 civarında. Şimdi Google'dan araştırıp programın adının "Kupa Kızı" olduğunu öğrendim. Prof. Dr. Ahmet İnam "Mutluluk" hakkında bir şeyler konuştu. Bu söyleşiden o kadar keyif aldım ki buraya da yazayım istedim. İnam'ın fikirlerini kendi cümlelerimle ifade etmeye çalışacağım..

    Mutluluk nedir?

    Mutluluk o andır. Ne geçmiştir, ne gelecektir. Geçmişimizdeki "keşkeleri" ve "niçinleri" en aza indirmeyi başarabilirsek, mutlu olabilme ihtimalimizi o kadar yükseltmiş oluruz. "Neden bu benim başıma geldi?", "Keşke öyle yapmasaydım" demek yerine "Kim olsa aynı şeyi yapardı" veya "Elimden gelen çok bir şey yoktu aslında" dersek inanın mutluluk kat sayımız yükselecektir. İnsanoğlu hayatı boyunca stres, sıkıntı ve depresyondan kaçmaya uğraşır. Bunlar hayatın negatif getirileridir ve hiç bir şey yapmadan öylece hayatı izlerseniz görürsünüz ki hayata dair pozitif bir gelişme olmaz. Hayatın akışı her zaman aşağıya doğrudur tıpkı bulutların arasından büyük bir hızla gürleyerek yere doğru boşalan bir şelale gibi. Bu yüzden, mutlu olmak için bir şeylerin olmasını beklemek sonuç vermeyecektir. Mutluluk çaba ister. Bir şeyler yapmadan mutlu olamayız. Hayatın eksileriyle o kadar meşguluz ki artıları yaratmaya vakit bulamıyoruz. Geçmiş mazide kalmıştır ona artık müdahele edemeyiz. Aslında geleceğe de pek müdahele etme şansımız yok. Şöyle ki; çoğumuz geleceğe dair planlar yaparız. Okul, ilişkiler, aile vs. Diyelim ki ben mimar olup kendi işimi kurmak istiyorum. İlerde o işe sahip olduğumda neler hissedeceğimi bilemem. Belki pişmanlık duyacağım belki de o sorumluluğu taşıyamacağım. Bu noktada tekrar "keşkeler" ortaya çıkacak. Onun için şu an yaşadığımıza bakmak her şeyden önemli. Tabi ki geçmişimiz de geleceğimiz de önemli lakin şu an içinde bulunduğumuz an, tüm zaman kavramımızı birbirine bağlayan bir köprü durumunda. O köprüyü ateşe verdiğimiz zaman geçmişimiz de olmaz geleceğimiz de. Mutlu olmak için bu köprüde yavaş yavaş yürüyün. Etrafa bakın, manzaranın tadını çıkarın. Mutluluk kişisel olduğundan manzara da kişiye göre değişir tabii. Bir bakıma o an neye ihtiyacımız olduğudur mutluluk. "Şimdi ne yaparsam mutlu olabilirim?" diye sormalıyız belki kendimize. İnce belli bir bardaktan çay içmek o an sizi mutlu edebilir veya geçmişte yaşanan tatlı anıları, sizin için özel biriyle yaşananları o an düşünerek mutlu olabilirsiniz. Aşık olarak mutlu olabilirsiniz, araştırma yaparak mutlu olabilirsiniz yahut müzik veya şiir dinlemek sizi mutlu kılabilir. Örnekler bu şekilde çoğaltılabilir.

    Yani demek istediğim şudur ki, mutluluk faiziyle geri dönen bir anapara değildir, yatırım fonu veya devremülk de değildir. Mutluluğa yatırım yapmayın, onu içinde bulunduğunuz anda hissedin. Anınızı yaşayın, hayatla debelenerek yaşamınızı boşa harcamayın. İnanın azıcık çaba göstererek başınıza gelen her olaydan, mutlu olabilirsiniz. Elinizde olmayan şeyler olduğunda da fazla canınızı sıkmayın, sizin yerinizde başka biri olsa aynı olay onun da başına gelecekti nasıl olsa.

    Carpe diem!
    "i have dreams of hammering your skulls
    fantasies of bashing in your brains
    obsessively,
    i am watching, i am stalking, i am following
    and then the massacre begins"

    Gone But Never Forgotten[OZ]

  2. #2
    Red Fox heskin35 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-08-2004
    Mesajlar
    3,641
    Karizma Gücü
    8
    Ne diyim bab şimdi ben. doğru söze ne denir.
    Return of The King...

  3. #3
    miss_zahmet adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    25-02-2005
    Mesajlar
    286
    Karizma Gücü
    0
    ya çok güzel ifadeler bayıldım doğrusu emeğine sağlık

  4. #4
    prometheus adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-08-2004
    Mesajlar
    40
    Karizma Gücü
    0
    Mutluluk seninde dediğin gibi anlık bir duygudur,insanın mutlu olarak bir ömrü tüketmesi bence akıl dahilinde değil, çünkü mutluluk uç bir kavram.Sanırım mutluluk yerine huzur kelimesini kullanırsak daha doğru ifade etmiş oluruz ne istediğimizi.

  5. #5
    Misafir vadigar adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    12-01-2005
    Mesajlar
    854
    Karizma Gücü
    0
    ...paylaşım için teşekkür ederim...
    ...sayın hocamızın acaba anlık mutluluğu yakalamanın sürekliliğine dair bir formülü varmıdır pratikte...bu yönden bakınca hocamın öngörülerinin pek sürekliliği olacak biçimde hayata uygulanabilirliği soru işareti bende...
    ...birde soyut bir kavram olan mutluluğu somutlaştırma çabası değilmi mutluluğu yakalamaya çalışmak? olur mu bu?

  6. #6
    venometal adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-05-2004
    Mesajlar
    812
    Karizma Gücü
    0
    Mutluluğu yakalamak sürekli olamaz çünkü her salise tüm evren değişiyor. Kontrolümüzde veya değil sürekli bir takım olaylar gelişiyor. Aralıksız mutlu olmaya çalışırsak, hissetmemiz gereken diğer duyguları bastırmış oluruz. İnsanın gelişimini tamamlaması için tüm tatları alması gerektiğine inanırım ben. Zaten mantıklı düşününce sonsuza kadar kesintisiz mutlu yaşamanın, içinde yaşadığımız gerçeklikte imkansız olduğunu görebiliriz. Mutluluk kişiseldir dedik ya, her insanın da mutluluk formülü kendisine aittir. Kimisi para kazanınca mutlu olur ona göre formül türetmiştir "mutluluk = aylık gelir - aylık gider" gibisinden veya kimisi aile içindeki ölüm sayısıyla kahrolur yalnız kalma korkusuyla. Ona göre mutluluğun formülü "1 / ölü akraba sayısı" gibi bir şeydir mesela. Ahmet İnam'ın da kendine göre bir formülü olduğuna eminim lakin programın tamamını dinlemeye fırsatım olmadı. Onun için bilemiyorum.

    Mutluluğu somutlaştırmaya gelince, mutluluk zaten tek başına tamamen soyut bir kavram değildir ki somut bir şeylerin muhakkak araç veya amaç olarak kullanılması gerekir. Aşkı ele alalım mesela; birine aşık olunca hele bir de onunla ilişki kurabilirsek mutlu oluruz, yaşamımızda önemli bir yer teşkil eder bizi mutlu kıldığından. Sonuçta bizi mutlu kılan bir insandır, somut bir şey yani. Diyelim ben müzik yapıyorum. Yaptığım müzikle, söylediğim sözlerle, oluşturduğum armoniyle birilerinin ruhlarına ulaşıyorum, onların bastırılmış duygularını su yüzüne çıkarıyorum ve bu insanlar mutlu oluyor. Peki bu soyut bir olay mı? Değil tabi, bu duyguların hepsinin somut birer dayanağı var. Aklımız olmadan, kafamızdan bir şeyler geçirip somut bir şeyler imgelemeden mutlu olunabileceğini sanmıyorum açıkcası.
    "i have dreams of hammering your skulls
    fantasies of bashing in your brains
    obsessively,
    i am watching, i am stalking, i am following
    and then the massacre begins"

    Gone But Never Forgotten[OZ]

  7. #7
    Misafir vadigar adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    12-01-2005
    Mesajlar
    854
    Karizma Gücü
    0
    ...doğrusu kişisel çıkarsamalarınızı anlayabiliyorum...
    ...ama bu tür hayatın anlamına dair kavramlar kanaatimce somutlaştırılarak açıklanamaz gibi...çünkü bunun tarifini derinlemesine ele alan birçok düşünür...kavramların açıklanmasındada örneklendirmedede soyut ifadeler kullanmıştır...
    ...sizin düşüncelerinizde elbette bu bağlamda açıklayıcı olabilir...
    ...ama sanki daha derinlere inmeden kestirip atmak ister gibi...
    ...yinede cevap verme zahmeti gösterdiğiniz için teşekkürler...


  8. #8
    destina adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-11-2004
    Mesajlar
    1,740
    Karizma Gücü
    0
    Paylaşımı için teşekkürler venometal..

    Bence mutluluk olduğun yada olmak istediğin , yaşadığın yada hapsolduğun ne zamanın ne mekanın ne bir kentin nede bir çığlığın hatta ne de bir kahkahanın içinde saklı

    Yalnız ve yalnız sende saklı

    destina
    Her vazgeçişin; bir içhesaplaşması ve bir mağlubiyeti vardır ama her vazgeçen kaybetmiş değildir!
    Öğrendik ki; Kazanmak için bazen çekip gitmek gerekir..."

  9. #9

    Kayıt Tarihi
    15-11-2003
    Mesajlar
    1,596
    Karizma Gücü
    0
    Ben iki bardak cay ve bir sigarayla mutlu olurum, ötekisi 3 araba iki ev ile. Bir başkasi sevdicegi öpücük verdi diye. Rölativ bir kavramdir, felsefe ile ilgili bir çok şeyde oldugu gibi. Tartismaya bile gerek yok. Tartistikca mutlulugun anlami kalmaz

  10. #10
    @--,'---',--- PeRi adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    25-04-2005
    Mesajlar
    5,166
    Karizma Gücü
    0
    Nazim hikmet birgün Abidin Dino'ya "Sen mutlulugun resmini yapabilir misin Abidin?" diye sormus. Ya siz çizebilirmisiniz mutluluğu, nedir sizin mutluluğunuz? Rakı şişesinde balık olmak, bir yaşlıyı karşıdan karşıya geçirmek, doğan güneşi seyretmek, bir dilenciye para vermek veya bunlar gibi yüzlercesi, hangisi mutlu eder sizi?

    -->Yoksa sizde benim amacım mutlu olmak değil, mutsuz olmamak diyenlerden misiniz? Yarısı dolu bardağın dolu kısmına bakıp mutlu olmak veya boş kısmına bakıp mutsuz olmak istemiyorum, ben bardağı görmemek için gözümü kapama cesaretine sahibim diyebilir misiniz? Yarının bana ne getirdiğinden çok, bu günün benden ne gotürdüğü önemli diyerek yaşamasızlığın doruklarına çıkabilir misiniz? Nedir amacınız, niye varsınız, hiç düşündünüz mü, sizin olmadiğınız bir dünya nasıl olurdu diye? Yani bu sahnede oyuncu olmak yerine seyirci olmayı yeğler miydiniz? Kafka bilgeliğin ilk belirtisinin ölme isteği oldugunu söyler. Acaba siz bilge misiniz? Evet, ne bekliyorsunuz bulun mutluluğu, hangisi mutlu eder sizi düşünün ve şaşırtın beni.Nedir mutluluk, sevdiğinin elini elinde hissetmek mi, hergün baska biriyle beraber olmak mı, paranın sıcaklığıyla yanmak mı mutlu eder sizi, ya da insanlardan alkış almak ya da viski içerek acı çekerken mi mutlu olursunuz? Hadi söyleyin siz de hayattan beklentisi iyi eş, iş ve aş olanlardan mısınız? Yoksa siz yazarın her zaman kaybetmeye mahkum efendi insanlarından mısınız? Yaşamaksa boynunuzdaki zincir, acılar bağlanmışsa ayaklarınıza ve sizin zincirlerden başka kaybedecek bir şeyiniz yoksa gelin korkmayın zincirlerinizi çürütecek gözyaşlarınızı akıtmaktan, gelin yalvarmayın celladınıza affetmesi için sizi ve hatırlayın düşündükçe acı veren platonik aşklarınızı ve unutmayın sonu ayrılık olsa da ölümün her yerde ölüm olduğunu.SİZ ÖLENE KADAR YAŞAMAYA DEĞİL VAROLMAYA ÇALIŞIN….

    (Alinti)

    Bence bastan bizi mutlu eden seylerin ne oldugunu bilmeliyiz oysa mutlu olmak o kadar da zor diyil az seylerle yetinmeyi bildigimiz an daha kolay mutlu olabiliriz...
    Bu mesaj en son " 17.05.05 " tarihinde saat 23:29 itibariyle PeRi tarafından düzenlenmiştir...

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •