Dün Radyo ODTU'de tesadüfen bir programa denk geldim saat 22.30 civarında. Şimdi Google'dan araştırıp programın adının "Kupa Kızı" olduğunu öğrendim. Prof. Dr. Ahmet İnam "Mutluluk" hakkında bir şeyler konuştu. Bu söyleşiden o kadar keyif aldım ki buraya da yazayım istedim. İnam'ın fikirlerini kendi cümlelerimle ifade etmeye çalışacağım..
Mutluluk nedir?
Mutluluk o andır. Ne geçmiştir, ne gelecektir. Geçmişimizdeki "keşkeleri" ve "niçinleri" en aza indirmeyi başarabilirsek, mutlu olabilme ihtimalimizi o kadar yükseltmiş oluruz. "Neden bu benim başıma geldi?", "Keşke öyle yapmasaydım" demek yerine "Kim olsa aynı şeyi yapardı" veya "Elimden gelen çok bir şey yoktu aslında" dersek inanın mutluluk kat sayımız yükselecektir. İnsanoğlu hayatı boyunca stres, sıkıntı ve depresyondan kaçmaya uğraşır. Bunlar hayatın negatif getirileridir ve hiç bir şey yapmadan öylece hayatı izlerseniz görürsünüz ki hayata dair pozitif bir gelişme olmaz. Hayatın akışı her zaman aşağıya doğrudur tıpkı bulutların arasından büyük bir hızla gürleyerek yere doğru boşalan bir şelale gibi. Bu yüzden, mutlu olmak için bir şeylerin olmasını beklemek sonuç vermeyecektir. Mutluluk çaba ister. Bir şeyler yapmadan mutlu olamayız. Hayatın eksileriyle o kadar meşguluz ki artıları yaratmaya vakit bulamıyoruz. Geçmiş mazide kalmıştır ona artık müdahele edemeyiz. Aslında geleceğe de pek müdahele etme şansımız yok. Şöyle ki; çoğumuz geleceğe dair planlar yaparız. Okul, ilişkiler, aile vs. Diyelim ki ben mimar olup kendi işimi kurmak istiyorum. İlerde o işe sahip olduğumda neler hissedeceğimi bilemem. Belki pişmanlık duyacağım belki de o sorumluluğu taşıyamacağım. Bu noktada tekrar "keşkeler" ortaya çıkacak. Onun için şu an yaşadığımıza bakmak her şeyden önemli. Tabi ki geçmişimiz de geleceğimiz de önemli lakin şu an içinde bulunduğumuz an, tüm zaman kavramımızı birbirine bağlayan bir köprü durumunda. O köprüyü ateşe verdiğimiz zaman geçmişimiz de olmaz geleceğimiz de. Mutlu olmak için bu köprüde yavaş yavaş yürüyün. Etrafa bakın, manzaranın tadını çıkarın. Mutluluk kişisel olduğundan manzara da kişiye göre değişir tabii. Bir bakıma o an neye ihtiyacımız olduğudur mutluluk. "Şimdi ne yaparsam mutlu olabilirim?" diye sormalıyız belki kendimize. İnce belli bir bardaktan çay içmek o an sizi mutlu edebilir veya geçmişte yaşanan tatlı anıları, sizin için özel biriyle yaşananları o an düşünerek mutlu olabilirsiniz. Aşık olarak mutlu olabilirsiniz, araştırma yaparak mutlu olabilirsiniz yahut müzik veya şiir dinlemek sizi mutlu kılabilir. Örnekler bu şekilde çoğaltılabilir.
Yani demek istediğim şudur ki, mutluluk faiziyle geri dönen bir anapara değildir, yatırım fonu veya devremülk de değildir. Mutluluğa yatırım yapmayın, onu içinde bulunduğunuz anda hissedin. Anınızı yaşayın, hayatla debelenerek yaşamınızı boşa harcamayın. İnanın azıcık çaba göstererek başınıza gelen her olaydan, mutlu olabilirsiniz. Elinizde olmayan şeyler olduğunda da fazla canınızı sıkmayın, sizin yerinizde başka biri olsa aynı olay onun da başına gelecekti nasıl olsa.
Carpe diem!


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla
Ne diyim bab şimdi ben. doğru söze ne denir.


