• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
4 sonuçtan 1 --- 4 arası gösteriliyor
  1. #1
    dervish adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-12-2004
    Mesajlar
    2,283
    Karizma Gücü
    0

    Ermeni iddialarını destekleyen avrupanın tertemiz(!) geçmişi

    Türkiyeyi hiçbir tarihi bulgu ve belgeye dayanmadan sözde Ermenilere soykırım yapmakla suçlayan ve medeniyetin beşiği olduğunu ileri süren Batı ülkelerinin birçoğunun soykırım ve tehcir suçlusu olduğu bildirildi.

    Atatürk Üniversitesi (A.Ü) Türk-Ermeni İlişkilerini Araştırma Merkezi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Erol Kürkçüoğlu, tarihin büyük soykırımlarının bir bölümünün Amerika kıtasında gerçekleştirildiğini belirterek, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Amerikan kıtasının keşfiyle başlayan soykırımların suçlusu Avrupalılar, yeni dünyada insanlığı ürküten katliamlar gerçekleştirdiğine dikkati çekti.

    ABDli tarihçi David E. Stannardın yazdığı "Beyaz Adamın Akıl Almaz Vahşeti-Amerikan Soykırım Tarihi" adlı kitabında, yeni dünyanın keşfinden sonra başlayan ve 19. yüzyıla kadar geçen süre içinde akıl almaz soykırımlara yer verdiğini anlatan Kürkçüoğlu, "Amerikaya yapılan sefere katılan meşhur İspanyol misyonerlerinden Bertolome de Las Casas, anılarında, yeni dünyadaki korkunç soykırımları en iyi şekilde anlatıyor" diye konuştu.

    FRANSIZLARIN CEZAYİRDEKİ SOYKIRIM SUÇU

    Tarihin en kanlı soykırım mağdurlarının başında Cezayirlilerin geldiğine dikkati çeken Kürkçüoğlu, 1800lü yılların ilk yarısında Cezayiri sömürge olarak işgal eden Fransızların, 100 yılı aşkın süre ülkede çeşitli mezalimler ve katliamlar yaptığını söyledi.

    Kürkçüoğlu, Cezayirlilerin özgürlük hareketlerini işkence ve kanlı katliamlarla önlemeye çalışan Fransızların, bağımsızlık savaşı veren 2 milyonu aşkın Cezayirliyi tehcir ederken, yüzbinlerce Cezayirliyi de katlettiklerini bildirdi.

    "YAHUDİ SOYKIRIMINDA TÜM AVRUPANIN KATKISI VAR"

    Dünyanın en büyük soykırımlarından birine maruz kalan Yahudilere uygulanan soykırımın en büyük suçlusunun Hitler olduğunu anlatan Kürkçüoğlu, bu soykırımdan dolayı sadece Almanların suçlanmaması gerektiğini, katliamda tüm Avrupanın katkısının bulunduğu söyledi.

    Fransızların, 2. Dünya Savaşında onbinlerce Yahudiyi gaz odalarına göndermek için Nazilere teslim ettiği çeşitli kaynaklarda bulunduğunu ifade eden Kürkçüoğlu, "Nazi kamplarında katledilen Yahudilerin birçok Avrupa ülkesinden getirildiği, tarihi kaynaklarda yer alıyor. Sadece Fransada yaşayan 270 bin Yahudinin 75 bini Almanlara teslim edildi ve öldürülmeleri sağlandığı biliniyor" diye konuştu.

    "FRANSANIN İNSANLIK SUÇU DOSYASI ÇOK KALABALIK"

    Ruandada 1994 yılında yaşanan soykırımda yüzbinlerce Tutsinin Hutular tarafından öldürülmesinin insanlık için en büyük bir ayıplardan biri olduğuna dikkati çeken Kürkçüoğlu, Ruandada görev yapmış emekli bir Fransız subayının, Fransa askerlerinin, 1994te Ruandada soykırım yapmakla suçlanan Hutu milislerine silah eğitimi verdiğini itiraf ettiğini söyledi.

    1992 yılında Ruanda Cumhurbaşkanlığı muhafızlarını eğitmek için bölgede bulunan emekli bir subayın, bir söyleşide "1992 yılında Fransız askerlerinin, Ruandalı sivil milislere atış eğitimi verdiğini gördüm" dediğini belirten Yrd. Doç. Dr. Kürkçüoğlu, "Fransa, insanlık suçu en kabarık ülkelerin başında geliyor" dedi.

    TOPRAKLARINDAN KOPARILAN MİLYONLARCA AFRİKALI

    Avrupa ülkelerinin tarihinde en korkunç kara lekelerden birinin de zorla topraklarından koparılan Afrikalıların köleleştirilmesi suçu olduğunu belirten Kürkçüoğlu, sömürgeci Avrupalının, 1500lü yıllarda başladıkları köle ticaretini, 19. yüzyılın başına kadar sürdürdüklerini söyledi.

    Avrupalı köle tüccarlarının, bedava işgücü için, bazı kaynaklara göre 10 milyonu aşkın, bazılarına göre de 30 milyona varan Afrikalıyı gemilerle Avrupa veya Amerikaya getirerek köle olarak kullandıklarını anlatan Kürkçüoğlu, Fransız, İngiliz, İspanyol, Portekiz ve Hollandalı köle tüccarlarının, topraklarından kopardıkları milyonlarca Afrikalının, daha getirilmek istendikleri ülkelere ulaşmadan ölümlerine neden olduklarına işaret etti.

    DANİMARKALILARIN ALMANLARA İNSANLIK DIŞI UYGULAMALARI

    2. Dünya Savaşı nedeniyle topraklarından kaçan 200 bini aşkın

    Almanın Danimarkaya sığındığını kaydeden Kürkçüoğlu, sığındıkları ülkede çeşitli toplama kamplarında tecrit edilen masum binlerce Almanın, tedavi edilmediği için, yakalandıkları hastalık nedeniyle hayatlarını kaybettiğini ifade etti.

    Kürkçüoğlu, mülteci kamplarında her türlü insanlık dışı ortamda yaşamaya zorlanan Almanlardan ölenlerin toplu mezarlara gömüldüğünün de yıllar sonra ortaya çıktığını belirtti.

    İNGİLİZLERİN ABORJİN KATLİAMI

    Avustralyayı yıllarca sömürge olarak kullanan İngilterenin, kıtanın yerlileri olan Aborjinlere karşı soykırım ve tehcir uyguladıklarını anlatan Kürkçüoğlu, İngilizlerin uyguladıkları soykırım yöntemleriyle yüzbinlerce Aborjin yok olurken, binlerce yerli çocuğun da ailelerinden koparılarak ayrı bir insanlık dramı yaşatıldığını ifade etti.

    İngilizlerin insanlık dışı bu uygulamalarının, "Çit" adlı sinema filmiyle işlendiğini hatırlatan Kürkçüoğlu, filmde, ailelerinden koparılan Aborjin çocukların nasıl eğitilip melez bir ırka dönüştürülmek istendiğini söyledi.

    ESKİMOLARIN YURTLARINDAN KOPARILMALARI

    Danimarkanın ABD ile yaptığı anlaşma gereği Grönlandın Thule bölgesinde yaşayan Eskimoların, yapılacak bir hava üssü nedeniyle topraklarından koparılmalarının da ayrı bir insanlık ayıbı olarak tarihteki yerini aldığını kaydeden Kürkçüoğlu, 19 yılında yaşanan bu insanlık ayıbında, soğuk savaş nedeniyle ABD tarafından yaptırılacak hava üssü için kısa süre içinde Eskimoların topraklarından koparıldığını, bazılarının da tehcir sırasında öldüklerini söyledi.

    "BELÇİKALILAR DA SOYKIRIM SUÇLUSU"

    Erol Kürkçüoğlu, Belçikanın, 19. yüzyılda Kongoda soykırım yaptığını ne kadar kabul etmese de kauçuk tarlalarında çalışmayı reddettikleri ve sömürgecilere karşı direndikleri için milyonlarca Kongolunun öldüğünün tahmin edildiğini ifade etti.

    Soykırıma uğrayan Kongoluların çoğunun hastalıklardan öldüğünü iddia eden Belçikalıların da tarihle hesaplaşması gereken devletler arasında yer aldığını kaydeden Kürkçüoğlu, "Belçikalılar, ölen milyonlarca Kongolu sayısını abartılı buluyorlar. Ama gerçekler örtülemez" diye konuştu.

    DEMOKRASİNİN BEŞİĞİNDE ASİMİLASYON

    Yrd. Doç. Dr. Kürkçüoğlu, dünyaya demokrasi dersi vermeye kalkan İsveç ve Norveçin de insanlığa karşı suç işleyen ülkeler listesinde bulunduğunu söyledi.

    Norveçte 16. yüzyılda Asya kökenli Samileri asimile etmek için birçok çalışma yapıldığını ifade eden Kürkçüoğlu, Hıristiyanlaştırılmak istenen Samilerin çoğunlukta olduğu bölgelere Norveçlilerin yerleştirildiğinin bilindiğini kaydetti.

    Örf ve geleneklerini yaşamalarına izin verilmeyen Samilerin, bu uygulamaya karşı çıktıklarında da ağır şekilde cezalandırıldığını kaydeden Kürkçüoğlu, Samilerin bu uygulamalara karşı ayaklanmasının kanlı şekilde bastırıldığı belirtti.

    Kürkçüoğlu, aynı dönemde Samilere karşı asimilasyon hareketinin İsveçte de gerçekleştiğinin, tarihi kaynaklarda yer aldığını bildirdi.
    ATAM İzindeyiz



    “Hayliden hayli kalınlaştı yobazlık yeniden,
    Softalık zorlu anırtı ile aldı yürüdü.
    Kara bir kinle taassub pusudan çıktı yine,
    Yurdu şâhâne cehâlet yeni baştan bürüdü.”

  2. #2
    dpserkan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-08-2004
    Mesajlar
    260
    Karizma Gücü
    0
    Peki bu söylediğin "bak siz de yapmışsınız sesinizi çıkarmayın" demek mi oluyor?
    "Gödel Escher Bach" okuyan var mı?

  3. #3

    Kayıt Tarihi
    25-10-2004
    Mesajlar
    17
    Karizma Gücü
    0
    Açık sözlülü ve önyargısız yaklaşımından dolayı tebrik ederim dpserkan.

    Ben bir ilköğretim okulunda adı farklı olsada genelde "disiplin kurulu" olarak bilinen komisyonda görevli bir öğretmenim. Bunu niye mi söyledim şimdi? Açıklayayım. Uyumsuzluk gösteren problemli öğrenciler, yani kabahat işlemiş öğrencilerle pek sık haşır neşir oldum. Komisyonumuza gelen her 10 öğrenciden 9'u istisnasız olarak şu şekilde bir savunma sunarlar: "Öğretmenim, xxxx'de şu suçu işledi". Sanki diğer bir öğrencinin işlediği başka bir suç, kendi işlediği suçu haklı çıkarırmış gibi.

    Sayın Dervish arkadaşımın mesajı da bana bu tip öğrencileri hatırlattı.

    "Tencere dibin kara. Seninki benden kara"

    Arkadaşlar, şu önyargılardan ve komplekslerden kurtulalım lütfen. 1915 yılında (büyük ihtimalle) bölge halkının yemiş olduğu bir haltı bu tarz bahanelerle savuşturmaya çalışmayalım artık. Yanlış anlamayın, KESİNLİKLE ermeni iddiaları haklıdır demiyorum. Ama kendimizi sütten çıkmış ak kaşık zannetmeyelim.

    Eğer konu ile gerçekten ilgili iseniz Osmanlı ordusunda bazı subayların "ermenilerin soyunu kırmak" suçundan ceza aldıklarını, bu cezaların Türk tarih arşivlerinde yer aldığını biliyor olmalısınız. Yani, kendi kayıtlarımıza göre, evet ermenilere karşı bir zulüm işlenmiş. YALNIZ, bu kesinlike bir devlet politikası değildi. Bazı itaatsiz subayların, ve - ermenilerin kendi hareketlerinin sonucu olarak - galeyana gelmiş olan bölge halkının işlemiş olabileceği bir suçtan dolayı Osmanlı imparatorluğunu, hadi onuda geçin Osmanlı İmparatorluğuna resmi olarak son vermiş olan Türkiye Cumhuriyeti'ni bu konu ile ilgili olarak suçlamak, tazminat istemek tamamen mantık dışıdır.

    Sonuç olarak şunu söylemeliyim ki, ülkem insanın bu konudaki "masumiyet" savunmalarını, en az ermenilerin "soykırım" iddiaları kadar saçma ve komik buluyorum.

  4. #4
    sarhosi adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-10-2006
    Mesajlar
    600
    Karizma Gücü
    0
    doğru s öylediklerin mantıklı
    ?atasagun <<< TÜRKYAŞAM HASTAHANESİ >>>?atasagun




    buyur memleketim

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •