Neyi Düşünürsen onu yaşarsın... Daima mutluluğu düşün, mutlu ol mutlu yaşa. Gülmek sana yakışıyor. Yüreğinden gelen gülücüğün güzelliği yüzüne yansıyor, sende birleşiyor ve sen oluyor. Unutma Yüreğin at olmazsa jokeyin hayal olur...
Ayrılık trende, yollarda değil içimizde yaşıyor. Kavuşmayı düşün, kavuşursun ve kavuşacaksın...Neyi düşünürsen onu yaşarsın. Ayrılık yağmurlarına teslim etme yüreğini... Mutluluk yagmurları daima senin için yağsın yüreğinde. Yaşa hayatı inadına. Özleyerek ve özlenerek...
Özlem yaşadığın en güzel duygu değilmidir? O zaman ayrılığa sitemin nedendir? Yüreğinde gizliden gizliye yaşattığın özlemin gerçek olması kadar güzel bir şey varmıdır? Oooooofffff sorular, sorular. Cevabını bildiğin sorular... Bu bile bir özlem değilmidir? Gerçeklere karşı duymuş olduğun bir özlem... Unutma özlüyorsan aşıksındır...
Yağmurlu bir günde düştün hayatıma. O çok sevdiğim yağmurlar bana bir armağan daha sundu... Gözlerinde dipsiz uçurumlar vardı... Ben yükseklük korkumu orada sınadım. " Uçurumu sevenlerin kanatları olmalı" der bir filozof. Oysa ben gözlerine kanatlarımı almadan yaklaştım. Düştüm mü? hayır! Kanatsız havalandım maviye... Nasıl mı yaptım? Severek sadece severek... Sevgi sadece paylaşılanlarla orantılı bir kavram değil hissedilenler bile yeter insanların birbirini sevmesine... Ki sen bu sevgiyi yeterince hak ediyorsun...
Başımı otobüsün camına yaslıyorum. Bir film karesi gibi akıp gidiyor dışarısı camın öte yanından, Gözlerimden de geçmişimiz. Bizim olan, anlatılası, özgür, uçuk, sımsıcak... İçimde duygular biriktiricem sensizken ve sana gelirken... Kardeşlik mi? Dostluk mu? Aşk mı? Hayır! Bu hepsin, herşeyden öte... Işıktan ve sesten. Mantıktan ve fizikten. Gözlerini kör olana kadar güneşe açmak gibi, dipsiz kuyulara bağırmak gibi, sağanak yağmurlarda ıslanmak gibi birşey bu...
Ayrılık yağmuruna bıraktık yüreklerimizi, mutluluk ve özlem yağmurlarında kucaklamak için. İşte o zaman papatyanın masum güzelliğinde kuracağız dünyamızı. Maviye, beyaza, sarıya ve onun tonlarına boyayacağız dünyamızı...
İster kız kulesi kadar yanlız ol, ister Don Kişot kadar çaresiz ama ayrılık ile hep savaş... Sonsuza dek sürecek olan ayrılık ile...
Dünyayı değiştirebilecek, içinde korkusuzca devrimler yapabilecek ve yaptıklarının arkasında durabilecek o büyük cesaret hep seninle olsun...
Ayrılık yağmuruna bıraktığım sevdiğim...
A. Tunga COŞKUN
Nisan 2005
Gebze


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla



