“Kadýnlar araba kullanamaz”, “kadýnlara ehliyet verilmemeli”, “kadýnlarýn beyin yapýsý araba kullanmak için yeterli koordinasyona sahip deðil”... ve daha binlercesi. Kadýn ve araba durumu toplumumuz için ciddi bir sorun haline geldi. “Öndeki kesinlikle bir kadýn, baksana beceremiyor kullanmayý!” laflarýnýn arkasýndan üzülerek ve þaþýrarak fark ettim ki, genelde bu tahmini yürüten kiþiler hep ama hep haklý çýkýyor. Bir kere olsun bu öndeki beceriksizin erkek çýkmasýný isterdim fakat olmuyor!
Gözlemlerime dayanarak söylemeliyim ki bu bir çeþit beyinsel koordinasyon bozukluðu ve ya farklýlýðý deðil. Bu tamamen toplumsal normlarýn, yaptýrýmlarýn ve aþaðýlamalarýn psikoloji üzerine etkisinden kaynaklýdýr. Araba kullanmaya doðru giden adýmlar “Kadýnlar araba kullanmayý beceremez, kesin kaza yapacak” tezahüratlarýyla süslenmiþ bir çeþit gizli seramoni eþliðinde atýldýðý içindir kadýnlarýn araba korkusu, trafik ezilmiþliði. Bu sesler toplumumuzun tüm nesillerinde duyulur, hatta kulak zarlarýmýzý zedeler hale gelmiþtir. Kimse bir kadýnýn “iyi þöför” olamayacaðýna inanmadýðý için, o kadýn koltuða oturduðunda –bu görüþlerin ister karþýsýnda ister yanýnda olsun- “acaba yapabilir miyim?” sorusuyla baþ baþa kalýr. Yakýn çevresinde böyle bir tepki ile hiç karþýlaþmamýþ olsa bile bu tepkiler ve düþünceler onu sarmýþtýr ve belki de sadece direksiyonun önüne geçtiðinde ortaya çýkacak bir sosyal fobi yaratmýþtýr.
Araba kullanýrken hakimiyet sizdedir. Ýstediðiniz kadar hýzlý, istediðiniz kadar yavaþ gidebilirsiniz, istediðiniz gibi yanlýþ yöne saparsýnýz, istediðiniz yöne saparsýnýz. Kadýnlar uzun zaman kendi hayatlarýnýn bile direksiyonunu tutamadýlar ellerinde, kendi hayatlarýnýn direksiyonlarý kendi ellerine verilmedi. Þimdi kendi ayaklarý üzerinde duran kadýnlarýn bile genetiðine iþledi bu büyük ihtimalle. Kadýn ressamlar, müzisyenler, heykeltýraþlar uzun süre kitaplara konulmadý, ya da bu kadýnlar erkek isimleriyle iþlerini yaptýlar, fakat çoðu ne sanata dokunduruldu, ne bilime, evlerinde oturturtturldular, yemek yapmalarýna izin verildi sadece, ergenliðe girdikleri gün evlenmeleri istendi, belki de harem odalarýna sýkýþtýrýldýlar. Dünyanýn ilk askerî kadýn pilotunun da bu topraklardan çýkmýþ olmasý unutulup gitti bunca teranenýn arasýnda...
Her yeni gelen teknoloji ile ilk erkekler tanýþtý, kadýnýn tanýþma þansý pek yoktu. Fakat modern þehirlere kadýn ve erkek beraber geldi. Bu durumda trafik akýþýna bir cinsiyet vermek pek akýllýca bir durum deðil. Bütün bu genetik ve tarihi durumlar yetmezmiþ gibi bir de tacizler eklendi olaya. Arabanýn içinde bir kadýn görünce “sýkýþtýrmak”, üzerine sürmek, el kol hareketi yapmak moda oldu. Bu ilginç davranýþ biçimlerinin genetiði nedir bilemeyeceðim fakat onlar da direksiyon önüne geçmeyi zorlaþtýrdý, zorlaþtýrýyor da.
Yapmamýz gereken, kulaklarýmýzý yýkatýp, her þeyi unutup, camlarýmýzý kapatýp öyle arabalarýmýz k ullanmak.... Ne kadar baþarýlý olunur bilemem. Dilimiz bir Ýspanyolca kadar seksist deðil fakat kültürümüz en az onun kadar seksist. Ev, temizlik ve kozmetik malzemeleri ve yüksek topuklara kadýn cinsiyeti verilmiþ, geriye kalan her þeye de erkek cinsiyeti verilmiþ. Toplumumuz her yeri ve her þeyi cinsiyetlendirmiþ, ve kadýn için yarattýðý yalan cinsiyet köþelerine onu sýkýþtýrmýþ. Sýkýþtýðýmýz bu alanlardan çýkabilmek için önce bütün bu sýnýrlarýn gerçek dýþý olduðuna kendimiz inanmalýyýz. Çok iþimiz var çok...
Yazan: Ceren Özgün


LinkBack URL
About LinkBacks
DELÝLER BÝRLÝÐÝ
Alýntý Yaparak Cevapla






