İki yıl olmuştu yan dairemize taşınalı. İlk gördüğümde vuruldum o sarı saçlarına bembeyaz tenine.
Her kapıyı açtığımda yüreğim deli gibi çarpardı belki oda dışarı çıkarda karşılaşırız diye. Zaman geçtikçe sık sık apartmanın girişinde karşılaşmaya başladık, önce merhabalarla başladı muhabbetimiz, sonra nasılsın ne yapıyorsun benim adım şu gibi klasik tanışma olayları işte. Ben herzaman ki gibi yine çekingen yine tutuk bir tavırla cevap verirdim sorularına. Annemle onun annesi çok iyi anlaştılar ve arada bize oturmaya gelmeye başladılar. Artık iyice samimi olmuştuk akşamları beraber dolaşmaya çıkmaya hatta bir hafta sonu beni sinemaya gidelim mi diye davet etti. Akşamları canı sıkıldımı annemle oturma bahanesiyle bize gelirdi. Tabi anlayacağınız ben sırılsıklam aşık olmuştum bu kıza. Onu düşünmekten geceleri uyku kalmamıştı bende. Bekliyordu işte hadi teklif ette olsun diye ama yok bende cesaret yoktu. Kaç kere niyetlendim yarin teklif edeceğim diye ama onu gördüğüm zaman dizlerimin bağı çözülür konuşamazdım. Ya derdim arkadaşça yaklaşıyorsa bana ya reddederse kapı komşumuz nasıl bir daha yüzüne bakarım, kız demezmiydi şuna bak hemen niyeti bozdu diye. Anneme bile söyleyemedim ondan hoşlandığımı.
İki sene beraber gezdik, sinemaya gittik parklarda oturduk dışarıdan biri görse bizi, kesin bunlar sevgili derdi. O bana anlatırdı derdini sıkıntısını bende ona başka şeyleri söylemekte çekinmezdim ama iş o ana teklif etme olayına gelince yine nutkum tutulurdu.
Bir gün beni annemgil kendi memleketlimizle evlendirmek istiyorlar dedi. Şaka yapıyor sandım. Hiç istemiyordu ama ailesi istiyordu bu evliliği. Ben kız istemiyor nasıl olsa olmaz diye ümit ederken bir akşam evlerinden bir kalabalığın çıktığını gördüm ertesi gün annem acı haberi verdi istemişler ve platonik aşkımı babası vermiş.
Sabah yine karşılaştık kapıda suratıma bakmadı bile yanımdan günaydın diyerek geçti oysa ki her sabah otobüs durağına kadar beraber yürürdük. Her geçen gün sanki bana kini varmış gibi bakmaya başladı, kapının önünde beni görünce sanki kapıyı suratıma çarparmış gibi örtüyordu. Babası bu evliliği istemiş olsa bile kız istemiyor babasına söyler ve bu iş bozulur diye beklerken şimdi elimde 30 mayıs tarihli nikah davetiyesine bakıyorum platonik aşkımın. Bu arada nikah davetiyesi nedense annemgil için ayrı geldi benim için kendisi bir akşam üstüne benim adımı yazarak ayrıca getirdi.
Ah kafam ah şimdi yüreğim sızlıyor ama ne çare sen kız senden hoşlanırken fırsatın varken değerlendirme sonra dövün. Yok ben adam olmam.
Bu anlattığım kardeşten öte çok samimi olduğum çocukluk arkadaşımın başından geçen bir olay dün akşam bana gelip anlattı bende sizinle paylaşmak istedim.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla
Ay ne diyeceğimi şaşırdım... Arkadaşın adına üzüldüm...

