Çok güzel,parlak kırmızı renkleri vardır gelinciğin.Kırlarda yetişir.Kimselere ihtiyaç duymadan kendi kendini büyütür.İnsan emeğinin hemen hemen sıfır olduğu yerlerde bile boy gösterir.
Bir özelliği daha vardır gelinciğin.Sıkı sıkıya bağlı olduğu toprak ananın bağrından koparıldığı anda o parlak kırmızı rengi hemen solmaya başlar.Boynunu büker,kokusunu kaybederek intihar eder.Siz koparıp onu elinize alarak sahip olmaya kalktığınız anda anlarsın böylece.O artık gelincik değildir.Ölmüştür.Ve kendisi değildir.Sizindir ama hiç birşeydir artık....
Sevdiğimiz insanlara da aynısını yapıyoruz ne yazık ki.
Sevdiklerimizi bütün özelliklerinden,onu kendisi yapan ne varsa arındırmaya çalışıyoruz.Sevdiklerimizi toprak ananın bağrından koparmaya çalışıyoruz.Sadece bizim olmasını istediğimiz için köklerini yok ediyoruz.Bizim farkına vardığımız ve onu kendisi yapan ne varsa bir ağacı budar gibi buduyoruz,başkalarıda farkına varmasın diye
Ve baktıkça dehşete kapılıyor, ''Bu insanla bir zamanlar benim sevdiğim insan arasında hiçbir banzerlik yok''diye dövünüyoruz sonra.Ve bir zamanlar sevdiğimiz insanı terk ediyoruz.Ve ona ikinci darbeyi indiriyoruz.Sevmediğimiz halde kandırdıktan sonra,bir de değişime zorlayıp terk ettiğimiz için .........


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla




