Kime yakışır unutulmak? Kim unutulmayı hakedecek kadar değersizdir? Hangi vicdan unutmuştur gerçekten, derinden sevdiğini?
Hala adı geçiyorsa o meşhur aşkların, hala şarkılar yapılıyorsa o ulaşılamayan sevgili için, hala dolmayan bir boşluk varsa yüreğinde ve birgün tokat gibi çarparsa ayrılığın acısı; yoktur unutmak diye birşey ve unutulanda.
Yalandır unutmak, unutulmak büyük bir iz bırakmışsan. Zaman demlemişse aşkınızı ve adı sevda olmuşsa artık; unutmak, bitmek sözdedir sadece. Kalp başka dil başka söyler. Ve dilin söylediği o yalanın ardına sığınan gerçekler vardır düştüğü yeri yakan.
Düştüğü yeri yakarken gerçeklerin unut dersin sevdiğine. Unut ve git! Hüznümden uzak dur, ortak olma yangınıma!... Sen onu kendinden böyle iterken o sana koşmak ister. Kalp bu sensiz cennette yapamaz, seninle ateş mutlu eder onu. Güçlü olan, büyük olan kalbindir çünkü. Sen bile taşıyamazken onu, o meydan okur yangınlarına, hüznüne, acılarına... Sense ne pahasına olursa olsun sevdiğini uzak tutmak istersen kötü kaderinden. Sırf bu yüzdendir dilindeki yalanlar.
İşte böyle bir damga vurmuşsan aşka, böyle bir iz bırakmışsan sevdiğinde ve sende de böyle derin bir iz varsa; yalandır unuttum, seni sevmiyorum artık demeler. Düştüğü yeri yakan gerçeklerin yalanlarıdır onlar. Yani büyük bir aşkın asaleti.
Bırak yansın sevdiğin ateşinde. O ateş candır ona hayattır, mutluluktur. Direnmeler boşuna. Çünkü zaman ilaç değildir bu aşka artık. Zaman çaresizdir, acizdir aşkının karşısında. Böyle bir aşkta unutmak sadece yalandan ibarettir. Çünkü gerçek aşk asla unutmaz.


LinkBack URL
About LinkBacks

Alıntı Yaparak Cevapla


Çünkü FENERBAHÇELİYİZ 