Küresel Fırtına...
inalkgo tarafından 15:26, 21-06-2008 tarihinde yazıldı.
Küresel Fırtına...
Şimdi Gündemde Milli Takım Var
Dün İlgilik Net’te yer alan Masal Böyle Bitmeyecek!... başlığı içimdeki isteği körükledi. Ülkemizde kotarılagelen özelleştirmelere bakışımı ben de ortaya koymak istiyorum.
Önce, yazıma nereden gireceğime karar vermeliyim... Pek çok kapı var; hangisini tercih etmeli?
İşe dün akşam başlasaydım, yani maçtan önce, kolaydı: Muzaffer Hanım’ın* dün öğle vakti bu alana (İlgilik Net'e) yapıştırdığım Küresel Fırtına’sından giriverirdim.
Basında çalışırken yakından tanıma onuruna eriştiğim Muzaffer Hanım, yazısında, Başak Sigorta’nın bilinen çerçevede özelleştirilmiş olmasından -bence pek anlaşılır nedenlerle- duyduğu hüznü dökmüştü satır aralarına... İşte ben de, bizdeki özelleştirmeler konusunda ne zamandır yazmayı düşündüğüm yazıya, Küresel Fırtına’nın son tümcesinden başlayabilirdim: “Bu masal böyle bitmeyecek...”
Ama bugün dün değil... Ülkemizin gündemini bir kez daha tepetaklak eden bir utkuyu yaşıyoruz: A Milli Takımımız dün gece Viyana’da tarih yazdı. Ve tarih yazılan yer Viyana olunca, sabahın ilk saatlerinde, -utanarak söylüyorum- ayaktopuna hiç ilgisi olmayan ben, ilk iş olarak genelağa koştum... Bakayım neler yazılıp çizilmiş?
Derken bir başlık: Eşim ağlaya ağlaya aradı beni. Haber, Erdoğan’dan anında yorum üstbaşlığıyla verilmiş... Sayın Başbakan’ın, Türkiye ile Hırvatistan arasındaki 13. Avrupa Futbol Şampiyonası çeyrek final maçı sonrasında, çok mutlu olduğunu ve galibiyetin ‘çileli bir mücadeleden sonra’ kazanıldığını belirterek “Eşim ağlayarak beni aradı. Ülkemizin bu galibiyete ihtiyacı vardı” dediğini bildirerek başlıyor haber. Âdet olduğu üzere, haberle ilgili okur yorumları da var o sayfada. Gözü kara yurttaşın biri ne demiş olsa beğenirsiniz? Aynen alıyorum: “Bosbakan milli takimi satisa cikaracakmis. kemal abisi dur hele yari finallerde daha cok para yapariz diyerek RTEyi simdilik ikna etmeyi basarmis!” (İlk sözcüğün kasten öyle yazıldığını sanmıyorum; besbelli, sabahın ikisinde yorgun kafayla yanlış bir tuşa basmış arkadaş...)
Ve böylece, yazım daha başlamadan bir anda bitti. Şu kadarcık bir ekleme yapayım, adı gazetede yazılı yurttaş hiç merak etmesin, İkinci Başbayan’ın gözyaşları varken Milli Takım’ı özelleştirmeye kimselerin gücü yetmez!...
*
Dediydim ya, niyetim, bizdeki özelleştirmelere bakışımı dile getirmekti. Ancak, yukarıdaki haber ve yorumdan sonra yazacak bir şey bulamıyorum. Sonuç olarak, en iyisi, ne zamandır yazmayı düşündüğüm yazıyı bir yana bırakıp bugünlük noktayı koymak...
İnal Karagözoğlu
Yarımca, 21 Haziran 2008
____________
* Muzaffer Bilgili. Başak Sigorta’nın Fransız sigorta şirketi Groupama International’a satılarak ‘Başak Groupama’ adını almazdan önceki son genel müdürü.
Bağlantıların metinde etkin olmadığı durumlar için:
http://www.ilgilik.net/
http://www.ilgilik.net/2008/06/20/bu...itmeyecek.html
http://www.ilgilik.net/2008/06/20/bu....html#more-141
http://haber.gazetevatan.com/haberde...0&Categoryid=5
Dün İlgilik Net’te yer alan Masal Böyle Bitmeyecek!... başlığı içimdeki isteği körükledi. Ülkemizde kotarılagelen özelleştirmelere bakışımı ben de ortaya koymak istiyorum.
Önce, yazıma nereden gireceğime karar vermeliyim... Pek çok kapı var; hangisini tercih etmeli?
İşe dün akşam başlasaydım, yani maçtan önce, kolaydı: Muzaffer Hanım’ın* dün öğle vakti bu alana (İlgilik Net'e) yapıştırdığım Küresel Fırtına’sından giriverirdim.
Basında çalışırken yakından tanıma onuruna eriştiğim Muzaffer Hanım, yazısında, Başak Sigorta’nın bilinen çerçevede özelleştirilmiş olmasından -bence pek anlaşılır nedenlerle- duyduğu hüznü dökmüştü satır aralarına... İşte ben de, bizdeki özelleştirmeler konusunda ne zamandır yazmayı düşündüğüm yazıya, Küresel Fırtına’nın son tümcesinden başlayabilirdim: “Bu masal böyle bitmeyecek...”
Ama bugün dün değil... Ülkemizin gündemini bir kez daha tepetaklak eden bir utkuyu yaşıyoruz: A Milli Takımımız dün gece Viyana’da tarih yazdı. Ve tarih yazılan yer Viyana olunca, sabahın ilk saatlerinde, -utanarak söylüyorum- ayaktopuna hiç ilgisi olmayan ben, ilk iş olarak genelağa koştum... Bakayım neler yazılıp çizilmiş?
Derken bir başlık: Eşim ağlaya ağlaya aradı beni. Haber, Erdoğan’dan anında yorum üstbaşlığıyla verilmiş... Sayın Başbakan’ın, Türkiye ile Hırvatistan arasındaki 13. Avrupa Futbol Şampiyonası çeyrek final maçı sonrasında, çok mutlu olduğunu ve galibiyetin ‘çileli bir mücadeleden sonra’ kazanıldığını belirterek “Eşim ağlayarak beni aradı. Ülkemizin bu galibiyete ihtiyacı vardı” dediğini bildirerek başlıyor haber. Âdet olduğu üzere, haberle ilgili okur yorumları da var o sayfada. Gözü kara yurttaşın biri ne demiş olsa beğenirsiniz? Aynen alıyorum: “Bosbakan milli takimi satisa cikaracakmis. kemal abisi dur hele yari finallerde daha cok para yapariz diyerek RTEyi simdilik ikna etmeyi basarmis!” (İlk sözcüğün kasten öyle yazıldığını sanmıyorum; besbelli, sabahın ikisinde yorgun kafayla yanlış bir tuşa basmış arkadaş...)
Ve böylece, yazım daha başlamadan bir anda bitti. Şu kadarcık bir ekleme yapayım, adı gazetede yazılı yurttaş hiç merak etmesin, İkinci Başbayan’ın gözyaşları varken Milli Takım’ı özelleştirmeye kimselerin gücü yetmez!...
*
Dediydim ya, niyetim, bizdeki özelleştirmelere bakışımı dile getirmekti. Ancak, yukarıdaki haber ve yorumdan sonra yazacak bir şey bulamıyorum. Sonuç olarak, en iyisi, ne zamandır yazmayı düşündüğüm yazıyı bir yana bırakıp bugünlük noktayı koymak...
İnal Karagözoğlu
Yarımca, 21 Haziran 2008
____________
* Muzaffer Bilgili. Başak Sigorta’nın Fransız sigorta şirketi Groupama International’a satılarak ‘Başak Groupama’ adını almazdan önceki son genel müdürü.
Bağlantıların metinde etkin olmadığı durumlar için:
http://www.ilgilik.net/
http://www.ilgilik.net/2008/06/20/bu...itmeyecek.html
http://www.ilgilik.net/2008/06/20/bu....html#more-141
http://haber.gazetevatan.com/haberde...0&Categoryid=5
© 2008 İK
Toplam Yorum 0
Yorumlar
inalkgo-Son Yazıları
- İşin Türkçesi... (03-03-2009)
- ‘Hürriyet’in İngilizcesi (01-03-2009)
- Sıradan Bir Yıldönümü (24-02-2009)
- Yitip Giden Güzellikler... (23-02-2009)
- Akıllı Olmanın Akıl Almaz Sonucu! (20-02-2009)








