<?xml version="1.0" encoding="ISO-8859-9"?>

<rss version="2.0" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
	<channel>
		<title>TurkForum.Net-Bilgi Paylaşıldıkça Güzeldir</title>
		<link>http://www.turkforum.net/</link>
		<description>TurkForum.Net-Türkiyenin En Eski ve En Kaliteli Genel İçerikli Forumudur.TurkForum.NET,Türkforum Bilgi Paylaşıldıkça Güzeldir,Bilgisayar Forumu,Haberler Forumu,Siyaset Forumu,Spor Forumu,Eğitim Forumu,Kültür Forumu,Geyik Forumu,Yaşam Forumu,Oyun Forumu,Sinema Forumu,İnternet Forumu,Dünya Kupası Forumu</description>
		<language>tr</language>
		<lastBuildDate>Thu, 02 Sep 2010 23:40:30 GMT</lastBuildDate>
		<generator>vBulletin</generator>
		<ttl>60</ttl>
		<image>
			<url>http://www.turkforum.net/images/styles/RoyalFlush/misc/rss.png</url>
			<title>TurkForum.Net-Bilgi Paylaşıldıkça Güzeldir</title>
			<link>http://www.turkforum.net/</link>
		</image>
		<item>
			<title><![CDATA[AKP'lileri Halkın Elinden Jandarma Aldı]]></title>
			<link>http://www.turkforum.net/1108704553-akplileri-halkin-elinden-jandarma-aldi.html</link>
			<pubDate>Thu, 02 Sep 2010 23:04:52 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*Image: http://www.sendika.org/resimler/kemalpasajanderma2-2010-09-02.jpg  
 
AKP'lileri Halkın...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><div align="center"><img src="http://www.sendika.org/resimler/kemalpasajanderma2-2010-09-02.jpg" border="0" alt="" /><br />
<br />
<font color="red"><font size="4">AKP'lileri Halkın Elinden Jandarma Aldı</font></font><br />
<br />
Artvin Kemalpaşa'ya &quot;Evet&quot; oyu istemek için gelen AKP'liler jandarma korumasında beldeyi terk etti. AKP'lilere tepki gösteren halk ile jandarma arasında arbede yaşandı. AKP'lilerin araçları yumurta yağmuruna tutuldu.<br />
<br />
Artvin'in Kemalpaşa beldesine 12 Eylül'de yapılacak referandumda &quot;Evet&quot; oyu istemek için gelen AKP'liler ilçeyi jandarma ablukası altında terk etmek zorunda kaldı. <br />
<br />
AKP Artvin Milletvekili Ertekin Çolak eşliğinde ilçeye gelen AKP'liler, bir çay ocağında konuşma yapmak istedi. AKP'lilerin toplantı yaptığını duyan Kemalpaşalı gençler, çay ocağına giderek çeşitli sorular yönlendirdiler. AKP'li vekil sorulan sorular karşısında zor durumda kaldı, durumu kurtarmak için gençlerin toplantıyı proveke ettiğini iddia etti. Bunun üzerine AKP yöneticilerinden bir kişi soru soran gençlere küfür etti. Bunun üzerine arbede çıktı. <br />
<br />
Jandarma AKP'lileri kurtardı <br />
Jandarma duruma müdahale ederek gençleri dışarı çıkardı. Yaşananlarını duyan Kemalpaşa halkı çay ocağının etrafında toplanarak AKP'lilere tepki gösterdi. Kemalpaşa halkı AKP'lilerin bir an önce beldelerini terk etmelerini istedi. AKP'li vekil Çolak ve beraberindeki AKP'liler çay ocağında yaklaşık yarım saat mahsur kaldı. Hopa'dan takviye kolluk kuvvetlerinin gelmesinin ardından AKP'liler Kemalpaşa'yı terk etti. AKP'liler şehri terk ederken araçları yumurta yağmuruna tutuldu. <br />
<br />
AKP'lilerin beldeyi terk etmesinin ardından jandarma halka biber gazıyla saldırdı. Bir süre jandarma ve halk arasında arbede yaşandı. Ardından Kemalpaşalılar sloganlar eşliğinde olay yerini terk etti. <br />
<br />
Sendika.Org / Hopa  <a href="http://www.sendika.org/yazi.php?yazi_no=32479" target="_blank">http://www.sendika.org/yazi.php?yazi_no=32479</a><br />
<br />
<br />
<font color="red"><font size="4">Amatör Çekim Görüntüler</font></font><br />
<br />
<object width="350" height="270"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/l4a0POKpRpw"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/l4a0POKpRpw" type="application/x-shockwave-flash" width="350" height="270"></embed></object><br />
<br />
<br />
<br />
<br />
 </div></b></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.turkforum.net/forumdisplay.php?f=1202">SİYASET ve POLİTİKA ARENASI</category>
			<dc:creator>S.e.n.c.e.r</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.turkforum.net/1108704553-akplileri-halkin-elinden-jandarma-aldi.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Komik Resim Michael Jackson'nun Hayaleti]]></title>
			<link>http://www.turkforum.net/1108704552-michael-jacksonnun-hayaleti.html</link>
			<pubDate>Thu, 02 Sep 2010 22:34:12 GMT</pubDate>
			<description>Evinde Yapılan Çekim Sonucu Farkedilen Görüntü  
...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Evinde Yapılan Çekim Sonucu Farkedilen Görüntü <br />
<br />
<a href="http://www.baamba.com/viewer.php?file=03105802823263398705.jpg" target="_blank">http://www.baamba.com/viewer.php?fil...3263398705.jpg</a></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.turkforum.net/forumdisplay.php?f=377">Komik Resimler-Videolar-Animasyonlar</category>
			<dc:creator>materyalman</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.turkforum.net/1108704552-michael-jacksonnun-hayaleti.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Akp yalanı</title>
			<link>http://www.turkforum.net/1108704551-akp-yalani.html</link>
			<pubDate>Thu, 02 Sep 2010 22:32:57 GMT</pubDate>
			<description>http://www.odatv.com/n.php?n=bulent-arinc-bu-fotograflarina-masallah-diyecek-mi-0209101200 
*BÜLENT...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><a href="http://www.odatv.com/n.php?n=bulent-arinc-bu-fotograflarina-masallah-diyecek-mi-0209101200" target="_blank">http://www.odatv.com/n.php?n=bulent-...-mi-0209101200</a><br />
<b>BÜLENT ARINÇ DARBECİ KENAN PAŞA&#8217;DAN NASIL HESAP SORDU</b><br />
Başbakan her gittiği kentte 12 Eylül darbecilerinden hesap sorulacağını söylüyor. Başbakan kadar hızlı bir başka isim daha var: Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç.<br />
Arınç, darbecilere en sert darbenin vurulmasını isteyen pek çok konuşma yaptı. <br />
Önümüzde ise çok ilginç bir fotoğraf bulunuyor. <br />
Fotoğraf, 15 ay çekildi. <br />
Fotoğrafı gündeme getiren isim ise MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay.<br />
Tarih 23 Mayıs 2009&#8230; <br />
Başbakan Yardımcısı Arınç çeşme, okul, yurt benzeri tesislerin açılışını yapmak üzere memleketi Manisa&#8217;ya gider. <br />
Turgutlu ilçesinde çoşkuyla karşılanır. Bine yakın insan Arınç&#8217;ı alkışlamaktadır. <br />
Arınç&#8217;ın tokalaşma seansı ancak 20 dakikada tamamlanır. Her el sıkışında da &#8220;Maşallah&#8221; demeyi ihmal etmez. <br />
Sonrasında hayırsever Altan Ailesi tarafından yaptırılan Mehmet Altan Anaokulu&#8217;nu açar. <br />
Bakın bu açılışa kimler katılır? Arınç kimlerle birlikte kurdele keser?<br />
7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren ve Genelkurmay eski Başkanı Hilmi Özkök&#8230;<br />
Kenan Evren 12 Eylül darbesinin lideridir, genelkurmay başkanıdır. Darbe yönetimini oluşturan Milli Güvenlik Konseyi&#8217;nin başkanı Evren&#8217;dir <br />
İşte bu fotoğrafı herkese dağıtan MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay, &#8220;12 Eylül darbesini yapanlardan hesap soracaklarını söyleyenlerin, samimiyetinden şüphe etmek gerekir&#8221; diyor. <br />
<br />
İşte o fotoğraflar&#8230;<br />
<br />
Odatv.com<br />
.<br />
.<br />
<b>Yalanci herifler birde güya 12 eylülden hesap sorcaklarmis..<br />
Enayileri kandirin siz.<br />
.</b></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.turkforum.net/forumdisplay.php?f=1201">HABERLER ve GÜNDEM</category>
			<dc:creator>ibrahim-ch</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.turkforum.net/1108704551-akp-yalani.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Komik Resim Japonlar Sonunda Bunuda Yaptı Böyle Resturant Gördünüz mü?</title>
			<link>http://www.turkforum.net/1108704549-japonlar-sonunda-bunuda-yapti-boyle-resturant-gordunuz.html</link>
			<pubDate>Thu, 02 Sep 2010 22:01:12 GMT</pubDate>
			<description>Adamlar Olayı Aştılar Abicim Fotolara Bakarmısınız 
...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Adamlar Olayı Aştılar Abicim Fotolara Bakarmısınız<br />
<br />
<a href="http://www.baamba.com/viewer.php?file=93141828195018328306.jpg" target="_blank">http://www.baamba.com/viewer.php?fil...5018328306.jpg</a><br />
<br />
<a href="http://www.baamba.com/viewer.php?file=45313786535402781380.jpg" target="_blank">http://www.baamba.com/viewer.php?fil...5402781380.jpg</a></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.turkforum.net/forumdisplay.php?f=377">Komik Resimler-Videolar-Animasyonlar</category>
			<dc:creator>materyalman</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.turkforum.net/1108704549-japonlar-sonunda-bunuda-yapti-boyle-resturant-gordunuz.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Yeni bir fırka nurculuk</title>
			<link>http://www.turkforum.net/1108704547-yeni-firka-nurculuk.html</link>
			<pubDate>Thu, 02 Sep 2010 21:02:16 GMT</pubDate>
			<description>*YENİ BİR FIRKA NURCULUK* 
Zamanımızda da iki dinli, iki kimlikli bir fırka zuhur etmiştir. ...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font size="4"><b>YENİ BİR FIRKA NURCULUK</b><br />
Zamanımızda da iki dinli, iki kimlikli bir fırka zuhur etmiştir. <br />
Bunların da bir ayağı İslâm'da, öbür ayakları Ehl-i Kitab dairesindedir. <br />
Bunlar namaz kılarlar, oruç tutarlar, hacca giderler ama bir yandan da <b>&quot;Yahudilik ve Hıristiyanlık da haktır... Bir tek İbrahimî din yoktur, üç İbrahimî din vardır... Üçü de haktır... Hz.Muhammed'i inkar eden, Kur'ân'ı inkâr eden, İslâm'ı inkar eden Ehl-i Kitab da kurtuluşa ermiştir, onlar da Cennetliktir&quot;</b> derler. <br />
Bu fırkaya göre Ehl-i Kitab ile Ehl-i İslâm Âmentüde ittifak halindedir. Yani onlara göre <b>Tevhid inancı ile Teslis inancı birdir.</b> <br />
Bu fırka, (Suat YILDIRIM meali) her ayetin altında Kitab-ı Mukaddes'ten referanslar bulunan bir Kur'ân meali de yayınlamıştır. <br />
Bu yeni fırka düşünceleri, inançları, görüşleri ile geleneksel Ehl-i Sünnet ve Cemaat İslâmlığından kopuktur. Çünkü Ehl-i Sünnete göre: <br />
1. İslâm, Allah katında hak, geçerli, makbul tek dindir. <br />
2. Hz. Adem aleyhisselamdan bugüne kadar tek hak din vardır, o da islâm'dır. <br />
3. Hz. İbrahim'in, Hz.Musa'nın, Hz. İsa'nın ve diğer bütün Peygamberlerin (Hepsine salat ve selam olsun) dini İslâm'dır, inançları Tevhiddir. <br />
4. Tevhid inancı ile Teslis inancı asla bağdaşmaz ve uzlaşmaz. <br />
<b>5. Hz. Muhammed'in risaleti ve daveti kendisine ulaştığı halde, bunu reddeden kimse kafirdir ve onun için necat ve Cennet yoktur. </b><br />
6. Museviler İslâm'ın hak din olduğunu kabul etmez, Hıristiyanlar da kabul etmez. Onlar İslâm'ı hak kabul etmiyorlar, yeni fırka mensupları ise onları hak kabul ediyor... Ne büyük çelişki!.. <br />
Evet tekrar ediyorum ve israrla üzerinde duruyorum: <br />
On dört asır boyunca İslam dünyasında zuhur eden bid'atlerin en korkuncu ve tehlikelisi zamanımızdaki, özelliklerini yukarıda özetlediğim bu fırka veya taifedir. <br />
Taqiyye yapmasınlar, açık ve samimî olsunlar ve bütün İslâm dünyasının seyredeceği, dinleyeceği bir açık oturuma katılsınlar. <br />
Ulema şu konuları müzakere etsin ve tartışsın: <br />
1. Bir hak din mi vardır, üç hak din mi? <br />
2. Bugünkü Musevilik ve Nasranilik İbrahimî dinler midir, değil midir? <br />
3. Tevhid inancı ile Teslis inancı bir midir, birbirine zıt mıdır? <br />
<b>4. Hz.Muhammed'in Peygamberliğinden ve İslâm dininin gönderilmesinden sonra diğer muharref dinlerin ve şeriatların hükümleri nesh edilmiş midir, edilmemiş midir? </b><br />
<br />
Ehl-i Sünnet kelam alimlerine büyük iş düşüyor. <br />
Korkarak yahut bazı menfaatler karşılığında susmak doğru mudur? <br />
Peygamberimiz &quot;Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır&quot; buyurmamış mıdır? <br />
<b>Milli Gazete <br />
Mehmet Şevket Eygi <br />
9 Ocak 2010</b> </font></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.turkforum.net/forumdisplay.php?f=1201">HABERLER ve GÜNDEM</category>
			<dc:creator>ibrahim-ch</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.turkforum.net/1108704547-yeni-firka-nurculuk.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Sıemens....</title>
			<link>http://www.turkforum.net/1108704545-siemens.html</link>
			<pubDate>Thu, 02 Sep 2010 20:23:12 GMT</pubDate>
			<description>bundan iki yıl önce almanya, Siemens firmasının yolsuzlluklarla çalkanıyordu.... 
Almanya...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>bundan iki yıl önce almanya, Siemens firmasının yolsuzlluklarla çalkanıyordu....<br />
Almanya başsavcısı esiki yöneticilerini ve yeni yöneticilerini tutuklamıştı...<br />
Savcılar Siemens'in gizli kasalar olduğunu tespit etmişlerdi.... <br />
bütün dünyada iş yapan Siemens, bu kasalarda devlet adamlarına ve bürokratlara ihaleyi alabilmeleri için rüşvet verildiğini tespit edilmiştir.... <br />
<br />
Siemens'in tüm hesaplarına incelemek için el konuldu.... <br />
savcılar 4 yıldır bu konu üzerinde çalışıyor ve sonucu daha da gözükmüyor.... bir sürü kayıt dışı kasalar.... <br />
Savcı ve uzmanlar bu hesapların içinde çıkmadılar.... çok iç içe girmiş kasalar ve bunları bir kurumsal şirketinde nasıl denetildiğine dair hiç bir ip ucu bulamadılar.....  tutukladıkları yöneticilerden yardım talep etmişlerdi.....<br />
<br />
Almanlar, bu dev şirkettin bu durma nasıl gelindiğini sorgulamaya koyuldular....  <br />
Halkın şaşkın sorularına karşı bir yönetici derki : &quot; Siemens &quot; hep böyleydi.... yani kuruluşundan bu yana avanta dağıtıyormuş.... <br />
Bazı ülkeler Siemensi kara listeye almışlar bir çok devlet ihalelere girmeleri yasaklanmıştır.....<br />
<br />
Aktif olduğu ülkelerde Siemens kendini temize çıkartma çabasına girişmiştir.... suçu bazı yerel yöneticilere atmakta....<br />
<br />
Benim için önemli husus şudur: Dev bir şirket ve bu şirket türkiyede de çok aktif dir. Dünyaca yolsuzluğun odağı olmuşken, bizim türkiyeden bir çıt çıkmaması, hiç bir haberde yer almaması beni çok düşündürüyor..... <br />
<br />
Siemens, Türkiyede  aldığı ihaleler hepsi doğalmıdır.... sizce....<br />
90'lı yılların başına kadar Koç holdingle ortaklardı....<br />
<br />
Almanlara gelince, <br />
onları dürüstlüğüyle tanırdık.... görüyorum ki onlarında saf ve temizliği terk etmişler..... <br />
<br />
<br />
<br />
.</div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.turkforum.net/forumdisplay.php?f=1200">BEN VE BANA GÖRE</category>
			<dc:creator>AOG</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.turkforum.net/1108704545-siemens.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[,MHP'yi karıştıracak ŞOK İDDİA ,18 DİŞİM KIRILDI  ve MHP ye millet dersini verdi .]]></title>
			<link>http://www.turkforum.net/1108704544-mhpyi-karistiracak-sok-iddia-18-disim-kirildi-mhp-ye-millet-dersini-verdi.html</link>
			<pubDate>Thu, 02 Sep 2010 20:18:56 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[MHP'yi karıştıracak ŞOK İDDİA  
Referandumda evet diyeceğini açıklayan eski vekil, MHP'li ile...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>MHP'yi karıştıracak ŞOK İDDİA <br />
Referandumda evet diyeceğini açıklayan eski vekil, MHP'li ile ilgili öyle birşey açıkladı ki... <br />
Yazı Boyutu 10 12 14 16  <br />
 <br />
 <br />
 <br />
<br />
 <br />
Trabzon eski Milletvekili Orhan Bıçakçıoğlu, MHP'nin koalisyon ortağı iken imzalanan '12 Ocak Bildirisi'nin 'pazarlık' ürünü olduğu açıkladı.<br />
<br />
MHP Trabzon eski Milletvekili Orhan Bıçakçıoğlu, MHP lideri Devlet Bahçeli'nin &quot;Öcalan'la görüşme&quot; polemiği başlatmasına tepki gösterdi. Bıçakçıoğlu, MHP'nin iktidarda olduğu dönemde Öcalan'ın idam dosyasının Meclis'e gönderilmemesine ilişkin üç liderin imzası bulunan bildirinin hesabının verilmesini istedi.<br />
<br />
Bıçakçıoğlu, Bahçeli'nin 12 Ocak bildirisini okuması gerektiğini belirterek, &quot;12 Ocak bildirisi dikkatle okunmalıdır. Terör örgütü ile pazarlık yapıldığının resmidir o bildiri. Ey terör örgütü anarşiye devam edersen bekleme süreci derhal kesilecektir deniliyor. Madem Meclis'e sevketme iraden vardı neden bekletip Meclis'e göndermedin&quot; dedi.<br />
<br />
MİLLET DERS VERDİ<br />
<br />
Bıçakçıoğlu, MHP'nin 18 Nisan 1999 seçimleri öncesinde darağacındaki Öcalan afişleri ile oy istediğini belirterek, &quot;Ama 18 Nisan'ın ardından koalisyon ortağı olundu. Öcalan'ın idam kararı beklemeye alındı. Millet 3 Kasım'da MHP'ye dersini verdi&quot; dedi.<br />
<br />
Bıçakçıoğlu, idamın kaldırılmasına Adalet Komisyonu'nda sadece kendisinin ret oyu verdiğini belirterek, &quot;7 MHP milletvekili vardı. İdamın kaldırılmasına oy verin baskısı yapıldı. Rahmetli Mehmet Gül, oy vermemek için komisyon odasından dışarı çıktı. Baskılara dayanamadı. Bir tek ben ret oyu verdim. MHP milletvekillerine o dönemde baskı yapan irade şimdi de hayır oyu için baskı yapıyor&quot; diye konuştu.<br />
<br />
18 DİŞİM KIRILDI<br />
<br />
Bıçakçıoğlu, 12 Eylül'ün en büyük mağdurunun ülkücüler olduğunu belirterek, &quot;Benim cezaevinde 18 dişim kırıldı. 12 Eylül'de cezaevlerinde ölen biziz, dayağı yiyen biziz. Devlet için mücadele ettik ama copu yiyen biz olduk. Kırılan dişlerimizi sineye çektik. Ama şimdi hesaplaşma zamanı geldi&quot; ifadesini kullandı.<br />
<br />
MOĞULTAY'IN SÖZLERİ<br />
<br />
Bıçakçıoğlu, Adalet eski Bakanı Mehmet Moğultay'ın, &quot;Ülkücüleri mi alacaktım&quot; sözlerini hatırlatarak &quot;MHP neden kendi Anayasa taslağını ortaya koymuyor. HSYK ve Anayasa Mahkemesi'nin yapısının değişmesi MHP için önemli değil mi? Moğultay'ın sözleri çabuk mu unutuldu? Moğultay'ın sözleri MHP'nin zoruna gitmiyor mu? Rahşan Hanım'ın af ile ilgili sözlerinden daha ağır değil mi&quot; dedi.<br />
<br />
SEZER'E NEDEN DESTEK VERDİK<br />
<br />
MHP'nin Cumhurbaşkanı seçiminde büyük hata yaptığını belirten Bıçakçıoğlu, &quot;MHP isteseydi kendi adayını Cumhurbaşkanı seçtirebilirdi. Ama Ahmet Necdet Sezer'e imza atmakla övündüler. Kendi adayını çıkarması gerekirdi MHP'nin&quot; dedi.<br />
<br />
İŞTE 12 OCAK BİLDİRİSİ<br />
<br />
Başbakan Bülent Ecevit ile Başbakan Yardımcısı olarak Mesut yılmaz ve Devlet Bahçeli'nin imzalarını taşıyan 12 Ocak Bildirisi şöyle:<br />
<br />
&quot;Koalisyonu oluşturan DSP, MHP ve ANAP'ın genel başkanları, bugün (12 Ocak) Başbakanlık'ta yaptıkları toplantıda, AİHM'in teröristbaşı Abdullah Öcalan hakkındaki kesinleşmiş idam cezasının infazının bir süre ertelenmesine ilişkin ihtiyati tedbir kararını ayrıntıları ile değerlendirmişlerdir. Bilindiği gibi Türkiye'nin de yargı yetkisini kabul etmiş olduğu AİHM'in Türk yargısınca verilmiş kararları değiştirmesi hiçbir şekilde sözkonusu değildir. Anayasamızdan ve uluslararası taahhütlerimizden kaynaklanan süreç tamamlandığında, dosya gereği için ivedilikle TBMM'ye gönderilecektir. Genel Başkanlar, hukuka saygı içinde aldıkları bu kararın, terör örgütü ve yandaşı çevrelerce milleti ve devleti ile Türkiye'nin yüksek menfaatleri aleyhine kullanılmak istendiğinin değerlendirilmesi halinde, erteleme süreci kesilerek infaz sürecine derhal geçilmesi konusunda görüş birliğine varmışlardır.&quot;<br />
<br />
İDAM MHP'Lİ VEKİLLERİN OYUYLA KALKTI<br />
<br />
Adalet Komisyonu'nda kanunun görüşmeleri sırasındaAK Partimilletvekilleri tarafından, &quot;Savaş ve çok yakın savaş tehdidi halleri&quot; dışında idam cezasının kaldırılmasını öngören maddeni görüşülmesi sırasında komisyonun AK Partili üyeleri, &quot;idamla ilgili madde paketten çıkarılsın&quot; yönünde bir önerge verdi.<br />
<br />
Önergeye, DYP ve AK Partili üyelerden destek geldi. MHP Trabzon Milletvekili Orhan Bıçakçıoğlu önergenin kabulü doğrultusunda oy kullanırken, komisyon üyesi 5 MHP milletvekili idamın paketten çıkarılmasına karşı çıktı. Böylece önerge 7'ye karşı 10 oyla reddedildi. MHP'li milletvekillerinin tümü &quot;evet&quot; oyu kullansaydı, idamın kaldırılması paketten çıkarılmış olacaktı.<br />
<br />
 BUGÜN GAZETESİ</div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.turkforum.net/forumdisplay.php?f=1202">SİYASET ve POLİTİKA ARENASI</category>
			<dc:creator>kürşat1</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.turkforum.net/1108704544-mhpyi-karistiracak-sok-iddia-18-disim-kirildi-mhp-ye-millet-dersini-verdi.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Argıl'daki Çocuklarımız Kitapla Buluşuyor(Şanlıurfa/Halfeti)]]></title>
			<link>http://www.turkforum.net/1108704542-argildaki-cocuklarimiz-kitapla-bulusuyor-sanliurfa-halfeti.html</link>
			<pubDate>Thu, 02 Sep 2010 19:59:21 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[---Quote--- 
**Argıl'daki Çocuklarımız Kitapla Buluşuyor (Şanlıurfa/Halfeti)* 
 
Image:...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><div align="center"><div class="bbcode_container">
	<div class="bbcode_description">Alıntı:</div>
	<div class="bbcode_quote printable">
		<hr />
		
			<b><b><font color="red"><font size="4">Argıl'daki Çocuklarımız Kitapla Buluşuyor (Şanlıurfa/Halfeti)</font></font></b><br />
<br />
<img src="http://profile.ak.fbcdn.net/hprofile-ak-sf2p/hs441.snc4/50213_151073141586660_6181_n.jpg" border="0" alt="" /><br />
<br />
Şanlıurfa'nın Halfeti İlçesine Bağlı Argıl Beldesinde Bulunan Argıl İ.Ö.O. da Okuyan Öğrencilerimizin Kütüphanesi Bulunmamaktadır.Daha Önce Kurduğumuz 4 Okul Kütüphanesini Duyan Öğretmen ve Eğitim Gönüllülerimiz Bu Okulumuz İçinde Bir Kampanya İstedi ve Bizde Herzaman Eğitimin Yanında Olduğumuz İçin Destek Veriyoruz...<br />
<br />
Düşük Gelirli Öğrencilerin Yaşadığı Bir Yerde Bulunan Okulumuzun Ali Öğretmeni Kütüphane Kurmak İstiyor.Kimse O Okuldaki Öğrencilerin Bir Şeyler Yapabileceğine İnanmıyor.Ali Öğretmenimiz İse Bu Ön Yargıyı Kırmak İstiyor...<br />
<br />
Sizde Bu Mücadeleye Destek Olurmusunuz?...<br />
<br />
Gönderebileceğiniz Kitaplar;<br />
...<br />
--- 7-16 Yaş Hikaye,Roman ve Her Türlü Kitap<br />
--- Test,Ders Meteryalleri,Yardımcı Kaynaklar vs..<br />
--- Ansiklopedi ve Kaynak Nitelikli Kitaplar.... <br />
<br />
<br />
Kitaplarınızı;<br />
<br />
KİME: Argıl İ.Ö.O. Adına<br />
<br />
NEREYE: Halfeti İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Halfeti/Şanlıurfa<br />
0-414-758-21-52<br />
<br />
NE İLE: PTT KARGO YURTİÇİ KARGO veya ARAS KARGO ile Ulaştırabilirsiniz...<br />
<br />
ÖNEMLİ: İstanbul'dan Kampanyaya Kitap Göndermek İsteyen Ancak Kargo masrafı Zaman vs Gibi Engelleri Bulunan Yardım Severlerimiz Aşağıdaki e-mail Adresimize İletişim Bilgilerini(Telefon Msn Messenger vs) Postalamaları Halinde Biz O Kişilere Ulaşıp Kitapları Almaya Gönüllüyüz...1 Kitap 1 Çocuk...<br />
<br />
e-mail: <a href="mailto:facebook.kitapkurdu@hotmail.com">facebook.kitapkurdu@hotmail.com</a><br />
<br />
Duyarlılığınızdan Ötürü Teşekkürler</b>
			
		<hr />
	</div>
</div> <b><u>Duyarlı Arkadaşlara Duyurulur...</u></b></div></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.turkforum.net/forumdisplay.php?f=466">Dayanışma ve Yardımlaşma</category>
			<dc:creator>S.e.n.c.e.r</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.turkforum.net/1108704542-argildaki-cocuklarimiz-kitapla-bulusuyor-sanliurfa-halfeti.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Vergi ve prim borçlarına kolaylık geliyor</title>
			<link>http://www.turkforum.net/1108704541-vergi-prim-borclarina-kolaylik-geliyor.html</link>
			<pubDate>Thu, 02 Sep 2010 19:41:23 GMT</pubDate>
			<description>A.A. 	2 Eylül 2010 
Vergi ve prim borçlarına kolaylık geliyor 
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>A.A. 	2 Eylül 2010<br />
Vergi ve prim borçlarına kolaylık geliyor<br />
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, &#8220;Vergi ve prim borçlarıyla ilgili yeniden yapılandırma kararı aldık. Hem Gelir İdaresi, hem Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından çalışma yapılıyor. Özellikle krizin etkisiyle ödeme sıkıntısı çeken mükellefler için bir yeniden yapılandırma programı olacak. Ancak bu bir af değil. Ne olacak? Faizlerde indirim, taksitlerde kolaylık&#8221; dedi.<br />
<br />
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, vergi ve prim borçlarıyla ilgili yeniden yapılandırma kararı aldıklarını, ancak bunun bir af olmadığını söyledi.<br />
<br />
İzmir Ticaret Odası özel meclis ve meslek komiteleri toplantısına katılarak bir konuşma yapan Bakan Babacan, İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş'ın vergi barışı talebini iletmesi üzerine, bu konuda bir çalışma yapıldığını söyledi.<br />
<br />
Babacan, şunları söyledi:<br />
<br />
&#8220;Vergi ve prim borçlarıyla ilgili yeniden yapılandırma kararı aldık. Başbakanımız bir akşam programında açıkladı, ama basında çok fazla yer bulmadı. Hem Gelir İdaresi, hem Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından çalışma yapılıyor. Özellikle krizin etkisiyle ödeme sıkıntısı çeken mükellefler için bir yeniden yapılandırma programı olacak, ancak bu bir af değil. Ne olacak? Faizlerde indirim, taksitlerde kolaylık.<br />
<br />
Öbür türlü ödeyenle ödemeyen arasında adaletsizlik oluyor. Biliyoruz ki çok zor şartlarda, bankalardan para çekmenin çok zor olduğu dönemlerde o yüksek maliyete katlanıp malını satıp ödeyen mükellefler de var. Orada adaleti mutlaka korumamız gerekiyor. Bir yandan da gerçekten sıkışık olan kuruluşlarımıza da yardımcı olmamız gerekiyor.&#8221;<br />
<br />
Babacan uzlaşma konusunda de yeni bir düzenleme yapılacağını, devlet alacakları konusunda bir norm standarda kavuşmaya çalıştıklarını belirtti.<br />
<br />
GÜMRÜK VERGİSİ KONUSUNDAKİ UZLAŞMALAR<br />
<br />
Bunun biraz zaman alacağını, ancak gümrük vergisi konusundaki uzlaşmalarla ilgili, Meclis açıldığında bir yasanın gündeme getirileceğini ifade eden Bakan Babacan, sözlerini şöyle sürdürdü:<br />
<br />
&#8220;Uzlaşma şu anda vergide var. Orada da çok esnek bir yapı var. O da yanlış. Uzlaşma kurulunun olağanüstü yetkileri var. Çok trajik bir konu. O uzlaşma kurulu, oradaki devlet yetkilisi, olağanüstü yetkili. Her şeyi yapabiliyor. Gümrük tarafında da hiçbir yetki yok. Tamamen kanun diyor ki şu. Yani mükellefin durumuna göre kapasitesine, niyetine göre bir oturup konuşma imkanı, gümrük tarafında hiç yok. Biz bunların biraz normalleşmesi için her iki tarafta da bir çalışma başlattık. Bu çalışma biraz daha vakit alabilecek bir çalışma. İşin içine Sosyal Güvenlik Kurumu ve Gelir İdaresini kattık, bir yandan da gümrükleri kattık. Üçünde de norm ve prensip getirdik.<br />
<br />
Gümrükte diyelim ki bir bardakta yanlış bir işlem, hata da olmuş. Bakıyorsunuz hapis cezası. Öbür tarafta yüz milyon dolar vergi borcu çıkıyor, gel konuşalım diyorsunuz. Biri bir uçta diğeri öteki uçta. Devlete yapılacak bir ödemeyse gümrük vergisi, kurumlar, katma değer vergileri, sosyal güvenlik primi burada norm standart birliği, felsefe birliği gerekiyor.<br />
<br />
Gümrük tarafındaki sorunun hızlı çözümü için de bir uzlaşma mekanizmasını da Meclis açıldığında getireceğimiz bir yasal düzenlemeyle gerçekleştireceğiz. Oradaki sorunların adil çözülmesi çok önemli. Prensip ilkeler çerçevesinde çözülmesi çok önemli. Öbür türlü Ahmet'e farklı, Hüseyin'e başka uygulama yaparsanız, o da hukuk devletine yakışmaz.&#8221;<br />
<br />
<a href="http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/15697292.asp?gid=373" target="_blank">http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/15697292.asp?gid=373</a><br />
<br />
<div class="bbcode_container">
	<div class="bbcode_description">Alıntı:</div>
	<div class="bbcode_quote printable">
		<hr />
		
			Mehmet Tuncay Ertaş 	02/09/2010 - 22:02<br />
Bie Evet oyu nelere kadirmiş meğer. 8 yıl sanki iktidarda değillermiş gibi. Daha bu gün birisi işyerinin önünde kendini astı. Helel hele çalışanlar memurlar-işçiler borç batağında, %4 zammım çok iyi olduğundan bahsediliyor.Pes ki ne pes...
			
		<hr />
	</div>
</div> <a href="http://haberyorumlari.hurriyet.com.tr/List.aspx?HaberID=15697292" target="_blank">http://haberyorumlari.hurriyet.com.t...berID=15697292</a><br />
<br />
diger enteresan yorumlar .....</div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.turkforum.net/forumdisplay.php?f=756">Türkiyeden Haberler ve Güncel Tartışmalar</category>
			<dc:creator>ÇILGIN AT</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.turkforum.net/1108704541-vergi-prim-borclarina-kolaylik-geliyor.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Malafa - 24 Eylül'den itibaren Dot'ta!]]></title>
			<link>http://www.turkforum.net/1108704540-malafa-24-eylulden-itibaren-dotta.html</link>
			<pubDate>Thu, 02 Sep 2010 19:40:00 GMT</pubDate>
			<description>MALAFA / MANDREL 
Yazan ve Oyunlaştıran: HAKAN GÜNDAY 
Yöneten: MURAT DALTABAN 
 
Oyuncular: 
...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>MALAFA / MANDREL<br />
Yazan ve Oyunlaştıran: HAKAN GÜNDAY<br />
Yöneten: MURAT DALTABAN<br />
<br />
Oyuncular:<br />
<br />
BERRAK KUŞ<br />
CEMİL BÜYÜKDÖĞERLİ<br />
EMEL ÇÖLGEÇEN<br />
ELVİN AYDOĞDU<br />
İBRAHİM SELİM<br />
MERT CAN SEVİMLİ<br />
ONUR ÖZTAY<br />
PINAR TÖRE<br />
RIZA KOCAOĞLU<br />
TUĞRUL TÜLEK<br />
<br />
OYUN HAKKINDA<br />
<br />
Topaz Jewellery Center, Türkiye&#8217;nin en büyük kuyumcusudur. Her biri yedi yüz metrekare olan dört katta, tonla mücevher alıcılarını bekler. Alıcılar, turistlerdir. Satıcılara ise tezgâhtar denir.<br />
<br />
Malafa, turistlerle tezgâhtarların çarpışmasını anlatır. Bu çarpışmada havaya saçılan altın tozlarının ışığında atılan bin bir tezgâhı anlatır.<br />
<br />
Topaz&#8217;da tezgâh, hayattır. Satmak için her şey yapılır. Şiddetten şehvete kadar, bütün yollardan gidilir.<br />
<br />
Yol kalmayınca yenisi açılır.<br />
<br />
MALAFA, 17. Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali için hazırlanmış ve 28 Mayıs 2010'da Festival kapsamında <acronym title="Page Ranking">pr</acronym>ömiyer yapmıştır.<br />
<br />
Performanslar:<br />
24, 25, 29, 30 EYLÜL<br />
1, 2, 6, 7, 8, 9, 13, 14, 15, 16,<br />
20, 21, 22, 23, 27, 28, 29, 30 EKİM<br />
Çarşamba, Perşembe, Cuma, Cumartesi 21.00<br />
<br />
<a href="http://www.biletix.com/event.htm?id=LTD05" target="_blank">http://www.biletix.com/event.htm?id=LTD05</a></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.turkforum.net/forumdisplay.php?f=838">Tiyatrolar, Tiyatro Oyunları (Skeçler ve Piyesler)</category>
			<dc:creator>BuRnOut</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.turkforum.net/1108704540-malafa-24-eylulden-itibaren-dotta.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>SMS, aşkı öldürüyor!</title>
			<link>http://www.turkforum.net/1108704539-sms-aski-olduruyor.html</link>
			<pubDate>Thu, 02 Sep 2010 19:20:06 GMT</pubDate>
			<description>*SMS, aşkı öldürüyor! 
* 
Sms, biz kadınlar için romantik bir araç bile olabiliyor. Oysa erkekler...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font face="Georgia"><b><i><div align="center"><font size="5"><font color="Red">SMS, aşkı öldürüyor!</font></font></div></i></b><br />
Sms, biz kadınlar için romantik bir araç bile olabiliyor. Oysa erkekler için bizimle ilgilenmenin fazla vakit ve çaba harcamadan en kestirme yolu! İşte bu tembelliğe dur demenin yolları.<br />
<br />
Eminiz ki gelen mesajlar kutunuzda; &quot;Naber?&quot; veya &quot;Bu akşam görüşelim mi?' gibi tonlarca mesaj vardır. Bugünlerde, mesajlaşmak, her zaman olduğundan daha popüler. Türkiye'de günde 60-70 milyon adet SMS atılıyor. Peki problem tam olarak nerede?<br />
<br />
Zen And The Art of Failing in Love (Zen ve Aşık Olma Sanatı) adlı kitabın yazarı Dr. Brenda Shoshanna, &quot;Mesaj yollama, erkeklere, ilişkileri için daha az enerji harcamanın yolunu açıyor. İlişkinizde, SMS'ler yüzünden birbirinize karşı tembel bir hale geliyorsunuz&quot; diye açıklıyor bu durumu.<br />
<br />
İşte biz de, önünüze çıkabilecek bu tür tuzakları incelemeye karar verdik ve erkek arkadaşınızı bu alışkanlıklardan caydırmanın yollarını araştırdık.<br />
<br />
<b><i><font color="Red">Teknolojik tehlike 1: Şansını denemekten çekiniyor</font></i></b><br />
<br />
&quot;Görüşelim mi&quot; gibi belirsiz bir mesaj attığında, plan yapma sorumluluğunu sizin üzerinize atıyor demektir.<br />
Bazı erkeklerin reddedilmekten (&quot;İstemiyorsanız, cevap vermezsiniz, o da bunu kulağıyla duymaktan daha kolay kaldırabilir diyor Shoshanna) korktukları veya frene basmak için mesajlaşmayı seçtiklerini düşünüyor Washington'daki Internet ve Bilgisayar Bağımlılığı Merkezi'nin sahibi Hilarie Cash.<br />
<br />
<b><i><font color="Red">Teknolojik tehlike 2: Bağlantı yok</font></i></b><br />
<br />
Erkeklerle telefonda konuşmanın heyecanını bir düşünsenize. Seksi bir gülüş, coşkulu bir ses tonu duymak ne kadar da cazip. Ama mesajlaşma, bunları bir anda silip atıveriyor. &quot;Mesajlaşmak erkeklerin yakınlıktan kaçınmalarına olanak verir. Böylece iletişim çok yüzeysel kalır&quot; diyor Cash.<br />
<br />
Ayrıca, araştırmalara göre; erkekler ilişkiyi idare etmek için mesaj atarken, kadınlar ilişkiyi sağlamlaştırmak için yolluyor. Bu şu anlama geliyor: O, karşılıklı iletişimi limitliyor ve sizin daha fazlasını istemenize sebep oluyor. Bir dahaki sefer sizi aradığında, ona olumlu bir tepki verin. Örneğin, &quot;Sesini duymak ne güzel&quot; diyebilirsiniz.<br />
<br />
<b><i><font color="Red">Teknolojik tehlike 3: Hislerini anlamanız güçleşir</font></i></b><br />
<br />
Cash, &quot;Mesaj attığında sesini duymadığınız için, duygularını çözmeniz zorlaşır&quot; diye açıklıyor. &quot;Dün gece çok eğlendim' diye yazdığı zaman; ya sizinle vakit geçirmekten gerçekten hoşlanmıştır, ya da ilgisini çekmemişsinizdir ama size kibar davranmaya çalışıyordur. Ama telefonda konuştuğunuzda, sesinin tonu ve vurgulamaları size bu konuda ipucu verecektir. Mesajlarına cevap vermeyip, aradığında da onunla iyi bir tonda konuşarak, bundan vazgeçirebilirsiniz.<br />
<br />
<b><i><font color="Red">Teknolojik tehlike 4: Tartışmalardan kaçıyor</font></i></b><br />
<br />
Buluşma planınızı iptal etmek istediğini düşünelim. &quot;Sizin kızgınlığınızla yüzleşmemek için, bunu size mesajla bildirir&quot; diyor Cash. Shoshanna ise ilişkinizin ciddileşmesinden korkuyorsa, daha az mesaj atıp, sizi soğutmaya çalışıyor olabilir&quot; diye ekliyor.<br />
&quot;Beni arayıp gelemeyeceğini söyleseydin daha iyi olurdu&quot; diyerek size saygısızlık etmesinden hoşlanmadığınızı belirtebilirsiniz.<br />
<br />
Siz talep ettikten sonra, eğer hâlâ sizi aramayıp, mesaj atmaya devam ediyorsa, cevap yazmayı kesin. Belli ki, sizinle fazla ilgilenmiyor ve size değer veren yeni bir sevgili ve mesaj arkadaşı bulmanız gerekiyor.<br />
<br />
<b><i>ERKEKLERE NEDEN SMS ATILMAZ?</i></b><br />
<br />
Sevgiliniz ya da sevgili adayınızla yaptğınız telefon mesajlaşmaları, bazı durumlarda ilişkiniz için tehdit unsuruna dönüşebilir. Hangi durumlarda mı?<br />
<br />
Mesajlaşmak, ilişkilerde telefonla konuşmaktan daha sık başvurulan bir iletişim yöntemi haline geliyor. Dolayısıyla gün geçtikçe mesaj atmaya daha çok alışan parmaklarınız, ilişkilerinizin iyi ya da kötü anlarında her an başrolü kapmaya hazır durumda bekliyor. Ancak bu alışkanlığın ilişkilere çok büyük zararları olduğunu aklınızdan çıkarmamalısınız. &quot;Mesajlaşmayı abartmak bazı durumlarda erkekleri çıldırtabilir&quot; diyen Arlene Krieger, bunun erkekleri istemedikleri zamanlarda cevap vermeye zorlayan bir hareket olduğunu söylüyor. Bu ve bunun gibi birçok durum ve neden mesajlaşmayı ilişkiler için tehlikeli hale getiriyor. Özellikle de o ilişki daha tam olarak rayına oturmamışsa...<br />
<br />
<b><i>İlk buluşma sonrası</i></b><br />
<br />
Rüya gibi bir akşam geçirdikten sonra sevgili adayınıza mesaj atmamak için kendinizi zor tutuyor olabilirsiniz ama tutmalısınız. Çünkü bu mesaj, içinde az da olsa bir dürtme ve ısrar isteği barındırıyor. Hatta psikolog Diane Kirschner'a göre randevu sonrası attığınız bu adım, onun sizin peşinize düşme hevesinin azalmasına neden olabiliyor.<br />
<br />
<b><i>Sarhoşken</i></b><br />
<br />
Cep telefonlarında alkolmetre teknolojisi olmadığı sürece, içkiliyken kime ne mesaj atacağınızın kontrolünü kendiniz sağlamak zorundasınız. Özellikle onu görmek istediğinizi söyleyen, yalvarır moddaki bir mesajla tüm ipleri karşınızdakinin eline vermiş olursunuz.<br />
<br />
<b><i>Kızgınken</i></b><br />
<br />
Aranmamanın ne kadar sinir bozucu olduğunu biliyoruz. Ama atacağınız &quot;Neden beni aramıyorsun?&quot; mesajının da onun gözünde sizi küçük duruma düşürecek bir mesaj olduğunu bilmelisiniz. Ayrıca karşınızdakini kızdıracaktır da. Kirschner'in tavsiyesi kendinize kızgınken mesaj atma yasağı getirmeniz. Bazen hiç mesaj atmamak bile bundan daha iyi bir çözüm olabilir.<br />
<br />
<b><i>Espri yapmaya çalıştığınızda</i></b><br />
<br />
Karşınızda sizi, yaptığınız espriyi anlayacak kadar tanımayan bir insan varsa belki de içinde imalar, alaylar ve zor anlaşılacak espriler olan mesajları ona hiç atmamalısınız. İyi niyetle attığınız bir mesaj, kelimelerin yanlış anlaşılması sonucu amacına ulaşmayabilir, hatta ters bir şekilde algılanabilir.<br />
<br />
<b><i>O günkü ilk mesajlaşmanız değilse</i></b><br />
<br />
Yeni başlayan ilişkinizde gün içinde düzenli ve sık bir SMS trafiği yaşamak istiyor olabilirsiniz. Birbirinizden haberdar olmak istemeniz de son derece normal. Ancak sürekli SMS iletişimi yapmak birbirinizi telefonla aramanız için bir neden kalmamasına sebep olabilir. Nitekim erkeklerin büyük çoğunluğu, bir tercih yapmaları gerekirse kısa kısa kelimeler yazarak değil net telefon konuşmalarıyla iletişimde kalmayı tercih ettiklerini söylüyorlar.<br />
</font></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.turkforum.net/forumdisplay.php?f=149">Aşk, Sevgi, Evlilik ve Kadın-Erkek İlişkileri</category>
			<dc:creator>mernes</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.turkforum.net/1108704539-sms-aski-olduruyor.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Flört ne zaman aldatma sayılır?</title>
			<link>http://www.turkforum.net/1108704538-flort-zaman-aldatma-sayilir.html</link>
			<pubDate>Thu, 02 Sep 2010 19:15:27 GMT</pubDate>
			<description>*Flört ne zaman aldatma sayılır? 
* 
Beğenildiğini hissetmek, sadece kadınların değil herkesin...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font face="Georgia"><b><i><div align="center"><font size="4"><font color="Blue">Flört ne zaman aldatma sayılır?</font></font></div></i></b><br />
Beğenildiğini hissetmek, sadece kadınların değil herkesin arzusu. Hele ki bu karşı cinsten geliyorsa... Kabul edelim, küçük flörtler kendimizi daha iyi hissettiriyor. Peki, zararsız gibi görünen bu oyun, ne zaman aldatma sayılıyor?<br />
<br />
<br />
Evlisiniz ya da uzun süredir biriyle birliktesiniz, ilişkinizde her şey yerli yerinde. Sadece biraz heyecan kaybınız var. Son zamanlarda da iş yerinizdeki biriyle arada bakışlarınız karşılaşıyor, konuşurken ya siz ona, ya da o size nazikçe dokunuyor, adı üstünde flörtleşiyorsunuz. Bu da size o anlarda kendinizi iyi hissettiriyor.<br />
Ya da tesadüfen karşılaştığınız birini çok beğeniyorsunuz. 'Hmmm hoş adammış' diye geçiriyorsunuz içinizden. Belki de ayaküstü sohbet edip, güzel vakit geçiriyorsunuz. Ama nedense bir yandan da içiniz huzurlu değil. İçiniz rahat olsun; korkmayın, eşinizi ya da sevgilinizi aldatmıyorsunuz!<br />
<br />
Yani sizin birini beğeniyor ya da başka biri tarafından beğeniliyor olmanız, var olan ilişkinizin kötü gittiği ya da sevgilinizi aldattığınız anlamına gelmiyor. Bu tür flörtler, kendinizi iyi hissettiriyorsa hiçbir sorun yok! Hatta ilişki uzmanları bu tür durumların ilişkiye iyi geldiğini bile söyleyebiliyor.<br />
<br />
Psikiyatrist Murat Dokur da şöyle destekliyor: &quot;Kişilerin kendilerini daha iyi, daha güzel hissedebilmelerine, sevebilir ve sevilebilir olmalarına yardımcı olan 'sosyal flört' aldatma değildir. Hatta bu şekildeki bir iyi hissedişin ilişkilere doğrudan yararı olduğunu söyleyebiliriz.&quot;<br />
<br />
Yaşam Koçu ve İlişki Terapisti Yeşim Varol Şen ise, uzun süreli ilişkilerde ve evliliklerde bu tür zararsız flörtlerin egoyu yenilediğini belirtiyor: &quot;Bu tür zararsız flörtler, bireye 'Ben beğeniliyorum, kendimi iyi hissediyorum' tarzında olumlu bir motivasyon duygusu veriyor ve kişinin mevcut ilişkisine bu olumlu hisleri yansıtmasını sağlıyorsa, faydalı sayılabilir. Sonuçta birey kendisini Özel ve güzel hissetmesini, keyifli hissetmesini sağlayacak ve bu pozitif duygularını ve özgüvenini mevcut ilişkisine de yansıtacaksa bunun ilişkiye olumlu bir katkı olacağını varsayabiliriz.&quot;<br />
<br />
Peki, zararsız bir flörtle aldatmanın arasında nasıl bir çizgi var? O çizgiyi ne zaman ihlal etmiş oluyoruz? Bunu da şöyle özetlemek mümkün: Eğer siz bir ilişki yaşarken bir başkasını düşünüyorsanız, ilişkiniz yetersiz kalıyor ve bu boşluğu flört ederek doldurma ihtiyacı duyuyorsanız, o zaman zararsız bir flörtten bahsedemeyiz. Flört, spontanelikten çıkıyorsa ve planlı buluşmalara dönüşüyorsa, artık burada bir ilişkiden söz edebiliriz.<br />
<br />
İçinizi huzursuz eden, var olan ilişkinize yansıtmaktan kaçınacağınız, görülme ve duyulma korkusu yaşayacağınız bir flört artık zararsız olmaktan çıkıyor. Var olan ilişkinizi zedeleyeceğini bile bile flört etmeye devam ediyorsanız, mevcut ilişkinizde yetersiz noktalar olduğu anlamına geliyor.<br />
Yeşim Varol Şen, &quot;Bu durumda da çözüm ihanet değil, ilişkideki yetersiz noktaların farkına varılması ve onarılmasıdır&quot; diyor.<br />
<br />
<b><i>&quot;Özel olduğumuzu hissetmeye ihtiyacımız olabilir&quot;</i></b><br />
<br />
Yeşim Varol Şen, bu tür davranışlarda egoyu tatmin etme arayışının da etkili olabileceğini söylüyor: &quot;Mevcut ilişkimizde özel olduğumuzu, beğenildiğimizi veya rutinden sıkıldığımızı yeterince hissetmiyor ve bu duyguları zararsız flörtlerle karşılamaya ihtiyaç duyuyor da olabiliriz. Küçük sosyal flörtler, eğer sonrasında akla takılıp o anı düşündürmüyor ve planlı bir tekrara yol açmıyorsa, buna aldatma değil de egoyu tatmin etmek demek daha doğru. Egoyu bu şekilde tatmin etme arayışının da bir ihtiyaçtan doğduğunu yadsıyamayız.&quot;<br />
<br />
<br />
<b><i>&quot;Yan yana olmak için saçma bahaneler uyduruyoruz&quot;</i></b><br />
<br />
Demet Akyurt, 25, reklamcı: Yaklaşık iki yıldır devam eden bir ilişkim var. Ancak erkek arkadaşım mesleği gereği sık sık yurt dışında bulunuyor. Bazen bu yolculuklar o kadar sık ve uzun süreli oluyor ki, görünmez bir sevgilim varmış gibi hissediyorum; bir var, bir yok... Birbirimize ulaşma çabası beraberinde duygusal bir yorgunluğu da getiriyor. İşte böyle zamanlarda, tatlı bir söz, ilgili bir bakış, heyecanlı bir ses çoğu zaman imdadıma yetişip beni duygu olarak tekrar yukarılara çekiyordu. İş yerinde, karşılıklı masaları paylaştığımız bir arkadaşla aramızda gelişen küçük kurlaşmalar, önceleri kısacık anlarla sınırlıydı. Ama sonra fark ettik ki, her fırsatta soluğu birbirimizin yanında alıyoruz hatta yan yana olmak için küçük, saçma bahaneler buluyoruz. Üstelik onun da bir kız arkadaşı var. Şimdi bir yanda bir insana, bir ilişkiye, bir sevgiye emek vermenin kutsallığını hissettiren sevgilim, diğer yanda başımı döndüren ve beni bir günaha doğru yaklaştıran sonsuz heyecanlarım...<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<b><i><div align="right">Kaynak: Elele</div></i></b><br />
</font></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.turkforum.net/forumdisplay.php?f=149">Aşk, Sevgi, Evlilik ve Kadın-Erkek İlişkileri</category>
			<dc:creator>mernes</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.turkforum.net/1108704538-flort-zaman-aldatma-sayilir.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Büyük günahları işleyen kafir olur mu?</title>
			<link>http://www.turkforum.net/1108704537-buyuk-gunahlari-isleyen-kafir-olur.html</link>
			<pubDate>Thu, 02 Sep 2010 19:08:13 GMT</pubDate>
			<description>Bu soruyu cevaplarken, işlediği günahlarla övünen ve bunlardan pişmanlık  duymayanların konumuz...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Bu soruyu cevaplarken, işlediği günahlarla övünen ve bunlardan pişmanlık  duymayanların konumuz dışında olduğunu hemen belirtelim. Asıl mevzumuz,  inandığı halde bu tür günahlara düşen ve onlardan pişmanlık  duyanlardır.<br />
<br />
Ehl-i sünnetin dışında kalan mutezile mezhebi ve haricilerin bir kısmı, <b>&#8220;büyük günah işleyenlerin kafir olacağını veya imanla küfür ortasında kalacağını&#8221; </b>söyler ve bunu şöyle izah etmeye çalışırlar: <b>&#8220;büyük  günahlardan birini işleyen bir mü'minin imanı gider. Çünkü Cenab-ı  Hakk'a inanan ve cehennemi tasdik eden birinin büyük günah işlemesi  mümkün değildir. Dünyada hapse düşme korkusuyla kendini kanun dışı  yollardan koruyan birinin, ebedi bir cehennem azabını ve Cenab-ı Hakk'ın  gadabını düşünmeyerek büyük günahları işlemesi, elbette onun  imansızlığına delalet eder.&#8221;</b><br />
<br />
İlk bakışta doğru gibi görünen bu hüküm, insanın yaradılışını bilmeyen  sakat bir düşüncenin mahsulüdür. Bediüzzaman Said Nursi hazretleri, bu  sorunun cevabını Lem'alar adlı eserinde şu şekilde vermektedir: <b>&#8220;...  İnsanda hissiyat galip olsa, aklın muhakemesini dinlemez. Heves ve  vehmi hükmedip, en az ve ehemmiyetsiz bir lezzet-i hazırayı (el altında  bulunan hazır bir lezzeti), ileride gayet büyük bir mükafata tercih  eder. Ve az bir hazır sıkıntıdan, ileride büyük bir azab-ı müecceleden  (sonradan gelecek, tehir edilmiş bir azaptan) ziyade çekinir. Çünkü  tevehhüm ve heves ve his, ileriyi görmüyor. Belki, inkar ediyorlar. Nefs  dahi yardım etse, mahall-i iman olan kalb ve akıl susarlar, mağlup  oluyorlar.<br />
<br />
Şu halde; kebairi (büyük günahları) işlemek, imansızlıktan gelmiyor,  belki his ve hevesin ve vehmin galebesiyle, akıl ve kalbin  mağlubiyetinden ileri gelir.&#8221;</b><br />
<br />
Evet, bediüzzaman hazretleri'nin ifade ettiği gibi, insanın  yaradılışında cennetin akıl almaz lezzetlerini çok ötelerde görmesi ve  bu yüzden onları ikinci plana atıp, hemen eli altındaki günah  lezzetlerine meyletmesi gibi bir özellik vardır. Çok acıktığı için  kendisini en yakın lokantaya atan bir adamın, ısmarladığı iki  porsiyonluk döner 10-15 dakika gecikeceği için hemen eli altında bulunan  kuru ekmeği kemirmeye başlaması ve midesinin yarısını onunla  doldurması, bu sırdandır.<br />
<br />
Yine Bediüzzaman'ın dediği gibi, insan bir ay sonra gireceği bir hücre  hapsinden çok, hemen yemek üzere olduğu bir tokattan korkar. Yani bu  hissiyata göre cehennem azabı, onun için çok uzaktır ve Allah da zaten  affedicidir.<br />
<br />
İşte insan, bu mülahazalarla 'imanlı olmasına rağmen, günahlara meyleder  ve nefsinin de desteklemesiyle içine düşebilir. Evet büyük günahları  işlemek, imansızlıktan gelmez. Fakat o günahlar, tövbe ile hemen imha  edilmezse, insanı imansızlığa götürebilir. Bu konuda yine bediüzzaman'ı  dinleyelim:<br />
<br />
<b>&#8220;günah kalbe işleyip siyahlandıra siyahlandıra, ta nur-u imanı  (iman nurunu) çıkarıncaya kadar katılaştırıyor. Her bir günah içinde  küfre (Allah'ı inkara) gidecek bir yol var. O günah, istiğfar ile çabuk  imha edilmezse, kurt değil belki küçük bir manevi yılan olarak kalbi  ısırıyor...&#8221;</b></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.turkforum.net/forumdisplay.php?f=155">Din Rehberi ve Tartışmaları</category>
			<dc:creator>Nesl-i Cedit</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.turkforum.net/1108704537-buyuk-gunahlari-isleyen-kafir-olur.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Sevgiliniz nasıl 'iyi adam' olur?]]></title>
			<link>http://www.turkforum.net/1108704536-sevgiliniz-nasil-iyi-adam-olur.html</link>
			<pubDate>Thu, 02 Sep 2010 18:49:10 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*Sevgiliniz nasıl 'iyi adam' olur? 
* 
Sevgilinizi bir kursa yollayamazsınız ancak belli etmeden,...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font face="Georgia"><b><i><div align="center"><font size="4"><font color="RoyalBlue">Sevgiliniz nasıl 'iyi adam' olur?</font></font></div></i></b><br />
Sevgilinizi bir kursa yollayamazsınız ancak belli etmeden, yumuşak bir şekilde onu değiştirebilirsiniz.<br />
<br />
Onun sıradan bir erkek olmasını hiç istemiyorsunuz ama zaten böyle olmayı kendisi de istemiyor ama...<br />
Uzun süreli ilişki yaşayan her kadın, erkeklerin değişimden nefret ettiklerini bilir.<br />
Kadınlar saç şekillerini, giyim tarzlarını ya da cep telefonlarını ikide bir değiştirirken, erkekler var olandan kopamaz ve ona sıkı sıkıya bağlanırlar.<br />
<br />
Peki değiştirmenin ve onları daha iyi bir adam haline getirmenin bazı tüyoları var desek...<br />
<br />
Uzun süreli ilişki yaşayan her kadın, erkeklerin değişimden nefret ettiklerini bilir. Kadınlar saç şekillerini, giyim tarzlarını ya da cep telefonlarını ikide bir değiştirirken, erkekler var olandan kopamaz ve ona sıkı sıkıya bağlanırlar.<br />
<br />
Onların arkadaşları, kıyafetleri veya en tercih ettikleri içki asla değişmez, iyi çevresi olan arkadaşları yerine kılıksız ve silik eski okul arkadaşları ile görüşmeyi tercih ederler. 15 yaşından beri içtikleri biradan şaraba geçmeleri bile son derece zordur.<br />
<br />
İşte iki cinsi ayıran en önemli ve tartışmaya açık özelliklerden birisi de budur. Modayı takip eden, dinamik genç kadın, &quot;Eski iç çamaşırlarını çöpe attım ve sana yeni Calvin Klein iç çamaşırları aldım&quot; derken, eski kafalı erkek: &quot;İnanmıyorum! En sevdiklerim! Neden beni değiştirmeye çalışıyorsun?&quot; diye tepki verebilir.<br />
<br />
<b><i>Moda takipçisi değil, şık</i></b><br />
Moda söz konusu olunca, erkekler ikiye ayrılırlar. Eski jean ve yırtık tişörtle ortada dolasan aylak tipler veya modayı takip ettiğini göstermek için en ünlü modacıların koleksiyonlarına avuç dolusu para harcayan moda kurbanları. Sizin yapmanız gereken ise onların orta yolu bulmasını sağlamak.<br />
<br />
Erkekler temiz ve düzgün giyinmeyi isterler ama nereden başlamaları gerektiğini çoğunlukla bilemezler. Onlara küçük adımlarla yol göstererek işe başlayabilirsiniz, önce ihtiyacı olan bir- iki şey tespit edin. Daha kalabalık bir liste hazırlarsanız onu değiştirmeye çalıştığınızı düşünecek ve bu durumdan rahatsız olacaktır. Onun beğeneceği bir şey almak istediğinizi söyleyin. Siz önceden gidip biraz araştırın ve ikinci sefer onunla çıktığınızda bulduklarınızı ona gösterip denemesini isteyin. Ama bunu tek bir mağazaya giderek halletmeye çalışın çünkü çok fazla gezmekten sıkılacaktır. Kadınlar moda konusunda erkeklerden daha başarılıdırlar: ona bir şey seçerken klasik ve modası kolay kolay geçmeyecek kıyafetler bulun. Sizin seçimlerinize güveni arttıkça ve böyle daha şık görünmeye başladığına inandıkça ona yakışacak giyim tarzını zaman içerisinde oturtabilirsiniz.<br />
<br />
Kendi görüntüsünden emin olması ve kendine güvenmesi için, pantolon ve gömlek yerine takım elbise almasını önerebilirsiniz. Beğendiğiniz ünlü, yakışıklı ve iyi giyinen erkekleri örnek vermeniz ona yol göstermek ve yeni giyim tarzını benimsetmek açısından çok yardımcı olacaktır.<br />
<b><i><br />
Kavga eden değil, tartışan</i></b><br />
Erkek arkadaşınızla kavga etmekten nefret mi ediyorsunuz? Kendinizi ifade edecek kelimeleri bulamadığınız veya onun inadı yüzünden söylemek istediklerinizi anlatamadığınız hiç oldu mu? Bir de o, bu kavganın çok aptalca ve boş bir neden için yapıldığına inanıyorsa durum daha da kötüleşir.<br />
<br />
Tartışmalarınızı seviyeli bir hale getirin. Yapılan her kavgada iki tarafın da kendilerine göre haklı nedenleri vardır ve konuyu çözüme kavuşturabilmeniz için, orta yolda buluşup öyle tartışmaya başlamanız gerekir.<br />
Erkekler kadınlara göre biraz daha kapalıdırlar ve uzlaşmaya yanaşmak konusunda zorlanırlar. Erkek arkadaşınızla sessiz bir yerde karşılıklı oturup, kavga etmeden konuyu tartışmanız ve bir sonuca ulaşmanız gerektiğini ona anlatın. Yıkıcı şekilde kavga etmekten hoşlanmadığınızı ve bunun hiçbir sorununuzu çözmediğini ona mantık çerçevesinde açıklamaya çalışın.<br />
<br />
Gerekirse ona, tartışmaya yanaşmamanın, insanın kişiliğinin gelişmemiş olmasının bir göstergesi olduğunu hatırlatın. Bu muhtemelen onun gururuna dokunacak ve kendine çeki düzen vermesini sağlayacaktır. Birbirinize komik isimler takarak bu alışkanlığı daha neşeli hale getirebilirsiniz. Örneğin, Avrupa Yakası'nın Tahsin ve İfot'u veya Tom ve Jerry gibi. Birbirinizi dinlemediğinizi fark ettiğiniz anda, bu isimlerle birbirinize hitap edin ve birbirinizin dikkatini çekin.<br />
<br />
<b><i>Oturan değil, dans eden</i></b><br />
Çoğu erkek dans etmekten hoşlanmaz. Bu durumu utanç verici ve sıkıcı bulurlar. Aynı zamanda içkileri ellerinde ayakta kalmaktan da rahatsız olur. Bunun yerine masada olmayı tercih ederler. Ancak bir kadından etkilendiklerinde durum değişebilir. Masayı umursamaz ve hoşlandıkları kadına yakın olabilmek için dans etmekten çekinmezler.<br />
<br />
O hâlâ sizin elinizi tutmaya çalışırken erkek arkadaşınızı nasıl dans pisline götüreceksiniz? Ona ihtiyacı olan güveni vererek ise başlayabilirsiniz. Şakayla karşılık, bir erkeğin yatak odasındaki performansına dans etmesine bakarak karar verdiğinizi ve eğer isterse ona birkaç dans figürü gösterebileceğinizi söyleyin. Burada aslında dans değil de seksten bahsettiğinizi hemen anlayacak ve dikkatinizi çekmeye çalışacaktır. Gerçek şu ki, erkekler dans etmeyi sevmezler çünkü genellikle nasıl dans edeceklerini bilemezler. Ona öğretirseniz, piste çıkmaktan hiç çekinmeyeceğini göreceksiniz.<br />
<br />
Dans eden erkeklere de kınayarak bakarlar ama aslında çoğu zaman içlerinde onlar gibi dans edebilmenin özlemi yatar. Unutmayın ki John Travolta gibi dans edip, sizi etkileyebilmeyi her erkek ister!<br />
<br />
<b><i>Porno yerine, erotik film</i></b><br />
Erkekler porno film seyretmeye bayılırlar. Ama asıl sevdikleri bu filmleri sizinle beraber seyredebilmektir. Koltukta, yerde veya duvarın dibinde; nerede olursa olsun, hiçbir film onlara bu filmleri seyretmekten daha çok keyif veremez. Onu şöyle kandırabilirsiniz; sizin de hoşunuza gidecek erotik bir film ile başlayıp, ikinci filmi seyredin ve film esnasında bunun sizi heyecanlandırdığını belirtin.<br />
<br />
Hangi filmleri seçmeniz gerektiğini bilmiyorsanız; 9,5 Hafta ile başlayabilirsiniz. Bu filmi bulduğunuzu ona söylemeyin ve cumartesi akşamı televizyon seyrederken, ışıkları söndürüp, filmi koyarak ona bir sürpriz yapın. Onunla birlikte film seçmeye gideceğinizi duymak onu hem heyecanlandıracak, hem de mutlu edecektir. Bakarsınız böylece ayda bir gece beraber erotik filmler seyretmeye başlarsınız.<br />
<br />
Bu, bir erkeği mutlu edip size teşekkür etmesini sağlamasının en önemli yollarından biri. Onun açık saçık filmler seyretmesine izin veriyorsunuz ve hatta onunla bu keyfini paylaşıyorsunuz. Daha ne isteyebilir ki!<br />
<br />
<b><i>Tutucu değil, açık</i></b><br />
Bütün erkekler çok iyi seks yaptıklarını düşünürler ama içlerinde de bunun doğru olup olmadığına dair bir şüphe barındırırlar. Hem kadınlar hem de erkekler, yatak odasında sadece birkaç harekete bağlı kalarak, sıradan bir cinsel yaşama hapsolabilirler. Peki, bu durumu fark ettikten sonra onun egosunu zedelemeden kendisini geliştirmesini nasıl isteyebilirsiniz?<br />
<br />
Sadece kendisinin değil, sizin de zevk almanız gerektiğini ona anlatmanız gerekir. Bunu yapmanın mantığı çok basit aslında. Sizi ne kadar çok mutlu ettiğini gördükçe kendisi de o kadar çok keyif alacaktır. Onu kırmadan isteklerinizi dile getirebilmek için küçük bir oyun oynayabilirsiniz: Size vereceği zevk kadar onu ödüllendirin. En sevdiği fantezilerini size anlatmasını isteyin ve onları birden beşe kadar sıralayın. Sizi her orgazma ulaştırdığında bunlardan bir tanesini yapacağınızı söyleyin. Bu oyunların sonucunda, o da sizi daha mutlu etmek adına yatakta daha iyi olmak için uğraşacaktır.<br />
<br />
Belki de abartıyoruz ama eminiz hepiniz buna benzer olaylar yaşamışsınızdır. Erkeklerin yaşadığı ikilem şudur: sıkıcı olmak istemezler ama bunun için de çok dikkatli olmaları ve çaba harcamaları gerekir. O yüzden onların yeni bir şey denemekten hoşlanmadıklarını ve kalabalıktan uzak durmak istediklerini aklınızdan çıkarmamalısınız.<br />
<br />
Peki, o halde onları nasıl eğiteceğiz? Aşağıdaki üç basamaklı planın yardımıyla bunu basitçe yapabilirsiniz:<br />
<br />
&#8226; Onun erkeksi duyularına dokunun.<br />
&#8226; Espri anlayışını harekete geçirin.<br />
&#8226; Olayları büyütmeyin.<br />
<br />
Değişime uğradığını kendisi bile fark etmeden bunu sağlayabilirseniz tam anlamıyla başarılı oldunuz demektir. <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
</font></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.turkforum.net/forumdisplay.php?f=149">Aşk, Sevgi, Evlilik ve Kadın-Erkek İlişkileri</category>
			<dc:creator>mernes</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.turkforum.net/1108704536-sevgiliniz-nasil-iyi-adam-olur.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Yaşadığınız aşk mı değil mi?</title>
			<link>http://www.turkforum.net/1108704535-yasadiginiz-ask-mi-degil-mi.html</link>
			<pubDate>Thu, 02 Sep 2010 18:41:41 GMT</pubDate>
			<description>*Yaşadığınız aşk mı değil mi? 
* 
Aşkı hayatımıza neden çekemiyoruz? İlişkilerimiz nasıl amansız...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><i><div align="center"><font size="4"><font color="Red">Yaşadığınız aşk mı değil mi?</font></font></div></i></b><br />
Aşkı hayatımıza neden çekemiyoruz? İlişkilerimiz nasıl amansız bir güç savaşı haline geldi? Kadın ve erkek doğasını ne zaman unuttu? Aşk maskesi takmış farklı duygularımızı nasıl ayırt edeceğiz? İşte 'aşksal' sorulara uzman cevapları!<br />
<br />
Aşık olmak ve ilişkiye aşkla devam etmek en büyük arzumuz. 'Tek' olmak ise büyük özgürlük ama özgür olmanın bedeli yalnızlık mı?&quot; diye soruyor Psikoterapist ve Aile Hekimi Uzmanı Dr. Seda Ülgen ve Erhan Altunay. İnsana Güven Eğitim ve Danışmanlık Merkezi'nde &quot;Tek mi, Çift mi?&quot; ismiyle verdikleri seminerde, &quot;Aşkı hayatımıza neden çekemiyoruz? İlişkilerimiz nasıl amansız bir güç savaşı haline geldi? Kadın ve erkek doğasını ne zaman unuttu? Aşk maskesi takmış farklı duygularımızı nasıl ayırt edeceğiz?&quot; gibi sorulara, katılımcılarla birlikte yanıt arayan uzmanlar, röportajımızda 'aşksal' durumları anlamamız için önemli ayrıntılar veriyor.<br />
<br />
<b><i>Aşk maskesi takmış duygular</i></b><br />
<br />
İnsanların aşk hayatında sürekli çekildiği belirli bir tip vardır, örneğin bir kadın hayatı boyunca karizmatik, çekici bir erkek tipine çekiliyor. Aslında o çekim yaratan erkek tipinin, kişide uyandırdığı bazı duygular var. &quot;Onun güçlü, karizmatik ve paralı olması bana güven veriyorsa ben ona aşık olduğumu düşünüyorum&quot;. Burada güven arayışıyla birlikte, kişinin kendi duygularını tam olarak tanıyamaması, bunu bir başkasından karşılamaya çalışması var. Bu amaçla ilişki yaşamaya başlıyor ve bir süre sonra güveni dışarıda aradığından ve bunu bulamadığı zamanlarda hayal kırıklığı yaşadığından, güven ile güvensizlik hisleri arasında gidip gelmeye başlıyor. Aynı zamanda bu süreçte kendisini yetersiz ve değersiz hissediyor. Kendini ve o aşkın güzelliğini yaşayacakken yetersizlik, değersizlik duyguları içinde ilişkisini devam ettirmeye çalışıyor ya da ayrılıyor ama yeniden aynı şeyleri yaşayacağı başka ilişkilere çekiliyor. Bir süre sonra da aşka, sevgiye inancı kalmıyor ve ilişki kurmamaya başlıyor.<br />
<br />
<b><i>Bu &quot;aşk&quot; değil!</i></b><br />
<br />
Genellikle aşk yaşanamadığında, başkaları tarafından engellendiğinde, belirsizlik olduğunda bunlar hep aşk olarak tanımlanıyor. Cinsellik de aşkla karıştırılan tutkulardan. Tutku, aşk içinde yaşanacak duygulardan ama tutkuyu birçok şeye karşı yaşayabilmek mümkün. İlişki sadece tutkuyla yürüyorsa içinde bağımlılık vardır. Sonuç olarak aşk kişiye iyi gelmiyorsa mutlaka başka bir noktaya dokunuyordur.<br />
<br />
<b><i>Aşk hasta ve huzursuz ediyorsa yanlış giden bir şey var demektir!</i></b><br />
<br />
Aşk ortak alanda yaşanan güzel bir duygu. Aşk hasta ve huzursuz ediyorsa yanlış giden bir şey var demektir. Bunun için kişinin önceki ilişkilerini tanımlaması, ana hatlarını ortaya çıkarması gerekiyor. Muhakkak o öyküler içinde birbirini tekrarlayan senaryolar olacaktır. Bunları bulması şart. Bu sayede kişinin belli bir saplantısı ya da kendini geliştirmesi gereken yön belirleniyor.<br />
<br />
<b><i>Erkekler tam erkek, kadınlar tam kadın olamıyor...</i></b><br />
<br />
Günümüz koşullarında asıl sorun erkeğin tam olarak erkek, kadının tam olarak kadın olamayışı yani cinsel rollerin tamamlanmamış olması. Burada mitoloji ve eski kültürler devreye giriyor. Çünkü inanç ve düşüncelerimiz ne olursa olsun içimizde o eski insan yaşıyor. Eski kültürlerde insanların birey olması için birtakım törenler yapılıyordu, şimdi bunlar kalmadı. Erkek bazı sınavlardan geçiriliyordu. Ölüm deneyimini yaşatıyorlar, erkekliğini ispatlaması için avlanmasını istiyorlardı.<br />
<br />
Oysa günümüzde erkeğin erkekliğini sergileyebilecek alanı yok. Sünnet törenleri var, o da çocukların anlayamadığı yaşlarda, anlayamadığı törenlerle oluyor ve erkek gücünü işinden, arabasından alıyor. Oysa artık kadın da çalışıp parasını kazanıyor. Kadınların sorunları daha az komplike. Çünkü kadın, kadından doğuyor ama erkek kadından doğuyor ve annesinin esiri oluyor bizim gibi toplumlarda. Evliliklerde rastlanan, erkeğin sorumluluk almayışı, annesinin dediğini yapması karşımıza çok sık çıkıyor.<br />
<b><i><br />
İlişkilerde güç kavgası<br />
</i></b><br />
Kadının en büyük sorunu çağımızın getirdikleri. Geçmişte evinde oturan, erkeğine hizmet eden bir kadın modeli vardı. O kadın özgür değildi, para kazanmıyordu, alanı yoktu ama şu anda çalışan kadın modeli var. Bizler bir şeyi örnekleyerek öğreniyoruz. Önümüzde, çalışan model erkekler var. Bu erkek güçlü duracak, duygularını ve zayıf kısımlarını belli etmeyecek. Kadın da bunları öğrenince, ilişki içinde güçlü durup, zayıf kısımlarını göstermeyen bir kadın modeli oluştu. Erkek de aynı davranış kalıbında.<br />
<br />
Böyle olunca sorunlar başlıyor. Buna 'kumanda kavgası' deniyor. TV kumandasının kavgası ile ilişkinin kumandası çatışıyor. Eğer kadın kumandayı alıyorsa yönetmeye başlayıp, anneleşiyor. Oysa aşkı ancak eşit, karşılıklı ve dengeli ilişkilerin yaşanacağı ortak bir alanda var edebiliriz. Hükmederseniz, &quot;şunu yap, eve para getir&quot; derseniz anne olursunuz ve erkek gücünü başka yerde aramaya başlar.<br />
<br />
<b><i>Aşkın tarifi yok mu?</i></b><br />
<br />
En büyük sorunlardan biri de aşkın tanımlanamaz olması. Havayı tarif edin dediğimizde edemezsiniz. Deneyimlediğiniz şekilde bilirsiniz. Hava bazısı için nefestir, bazısı için lodostur. Aşkı ve sevgiyi de tanımlamayı bilmiyoruz. Anne-babamızdan gördüğümüz şeyi ya da dizilerdeki patalojik ilişkileri aşk zannediyoruz.<br />
<br />
<b><i>Diziler aşkı yanlış anlatıyor!</i></b><br />
<br />
Dizilere baktığımızda anneye bağımlı, erkekliğini tamamlayamamış, kendi içinde erkekliğiyle çatışan erkeklerin yaşadığı çatışmalar var. İlişki içinde, gücünü kadını ezerek yaşamaya çalışan erkekler görüyoruz. Kadına saygısızlığı, verdiği yalnızlık duygusunu &quot;Ne büyük aşk. Duygularına pirim vermeyen adam&quot; diye izliyoruz. Oysa bunların hepsi patolojik ve bunları örnek alıyoruz. Ya da kendi ilişkilerimizde yaşadığımız sorunları, herkes böyle yaşıyor diye çözümleme yoluna gitmiyoruz.<br />
<br />
Günümüz aşk ilişkilerinde de dengesizlik ve birçok var olmamış duygu var. Farz edin, birlikte yaşadığınız bir eviniz var. Siz evin tüm alışverişini, temizliğini üstleniyorsunuz, karşıdaki ise sadece tv izliyor. Buna nasıl bir dengeler ilişkisi dersiniz? Bir kişinin &quot;Seni seviyorum, sana aşığım&quot; demesi hiç önemli değil. Eğer bir insanı seviyorsanız, ona kendinize dair bir şeyler vermeniz lazım. Bunun için kendinizi sürekli yenilemeniz, geliştirmeniz gerekir ki karşılıklı verebilesiniz. Kendinizi değiştirecek bakış açısı, hobiler, kültür aktiviteleri edinin ki o insan size baktığında devamlı devinim görsün ve o da bunu yapsın. O zaman ilişki canlı olur.<br />
<br />
Aşk için birey olmak gerekir. Birey olmak kişinin kendi hayatıyla ilgili arzularını hayallerini oluşturabilmesi ve bunları gerçekleştirecek cesaret ve sorumluluğa sahip olması demek. Birey olmayı ayrı evde yaşamak olarak anlıyoruz. Oysa çoğumuz kendimizle ilgili istek ve seçimlerimizi sorgulayıp sorumluluk almıyoruz. &quot;X kişiyle beraber olmak istiyorum, tamam. Ama onun sorumluluğunu alamıyorsam da bu aşk değil.&quot;<br />
<br />
<br />
<br />
<b><i>Kaynak: Seninle</i></b></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.turkforum.net/forumdisplay.php?f=149">Aşk, Sevgi, Evlilik ve Kadın-Erkek İlişkileri</category>
			<dc:creator>mernes</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.turkforum.net/1108704535-yasadiginiz-ask-mi-degil-mi.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Alışmak Korkusu( Ümit Yaşar Oğuzcan)</title>
			<link>http://www.turkforum.net/1108704534-alismak-korkusu-umit-yasar-oguzcan.html</link>
			<pubDate>Thu, 02 Sep 2010 18:31:54 GMT</pubDate>
			<description>Yanımda olduğun zamanlar; 
sigara dumanı gibi ciğerlerime doluyor, alkol gibi 
damarlarıma...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Yanımda olduğun zamanlar;<br />
sigara dumanı gibi ciğerlerime doluyor, alkol gibi<br />
damarlarıma yayılıyorsun. Durmadan başım dönüyor<br />
verdiğin hazdan. Alışkanlıklar daima korkutur<br />
beni.<br />
<br />
Düşün ki ben yaşamaya bile alışkın değilim.<br />
Kendimi kendime alıştıramadım yıllardır; fakat şimdi<br />
sana alışıyorum. Alıştıkça özlemim artıyor, daha<br />
yoğunlaşıyor. Yalnız içimde garip bir korku var. Sana<br />
tüm alışmaktan değil seni kendime alıştırmaktan<br />
korkuyorum. Bir gün sana şimdi verdiklerimden daha<br />
güzelini daha değerlisini verememekten korkuyorum.<br />
Bir gün ansızın ölmekten ve seni bana olan<br />
alışkanlığınla yapayalnız bırakmaktan korkuyorum.<br />
Oysaki her zaman ve günün her saatinde yanında<br />
olmalıyım senin. Bana alışmış olmaktan pişmanlık<br />
duyacağın bir dakikan bile olmamalı. Bütün<br />
zamanlarını zamanlarımla karıştırıp emsalsiz bir zaman<br />
bileşiminde yaşatmalıyım seni. Uykularda bile aynı<br />
rüyayı görmeliyiz. Her şeyin ve her zevkin yarısı<br />
senin olmalı, yarısı benim.<br />
<br />
&quot;Bana alış&quot; demeyeceğim. Nasıl olsa alışacaksın bir<br />
gün. Şimdi çirkinliğimde güzellikler bulan gözlerin,<br />
o zaman en güzeli görecek bende! Alışkanlığınla,<br />
sevginle yepyeni bir &quot;ben&quot; yaratacaksın benden! İlk<br />
defa sevilmenin ürpertileri içindeyim inan. Sevgimle<br />
mukayese edebileceğim tek şeyi beni sevmende buldum.<br />
Ömrümde kimse bana sevmenin gerekliliğini öğretmedi.<br />
Kimseden sevgisini istemedim, verdiler almadım.<br />
Bencildim bir zamanlar, sevmek benim hakkım diyordum.<br />
Oysaki şimdi bir zamanlar hiç sevmemiş olduğumu kendi<br />
kendime biraz da utanarak itiraf ediyorum. Asıl büyük<br />
sevgiyi seni sevmekte buldum ve sevgim senin sevginle<br />
değerleniyor , ayrı bir anlam kazanıyor. Sevgin<br />
olmasaydı değersiz bir cam parçasıydım. Sevginle bir<br />
aynayım şimdi. Bana bakanlar baştanbaşa seni<br />
görecekler içimde.<br />
<br />
Bir zincirin iki halkasıyız seninle anlıyor musun?<br />
Aynı kadehte karışmış iki içkiyiz. İki kelimeyiz<br />
seninle birbirini tamamlayan. Her yerde iki olduğumuz<br />
için bir bütün haline geliyoruz durmadan.<br />
Alışkanlığım devamlı sana çekiyor beni. Durup durup<br />
dudaklarını öpmek geliyor içimden. Saçlarını okşamak<br />
geliyor , ellerini tutmak geliyor. Kokunun tenime<br />
sindiğini hissediyorum geceleri. Teninin<br />
dudaklarımda eridiğini hissediyorum. Boynunun en<br />
güzel yerini benden başkası bilemez artık. Seni<br />
kimse benim kadar benimle bir bütün olduğuna<br />
inandıramaz.<br />
<br />
Gitgide bu alışkanlığın içinde kaybolduğumu<br />
hissediyorum. Beni yaşadığım zamanın dışına<br />
çıkarıyorsun. Bir gün tarih öncesinde yaşıyoruz , bir<br />
gün bulutların üstünde. Uzun süren bir baygınlık<br />
sonrasının o anlatılmaz baş dönmesi içindeyim. Bütün<br />
merdivenler birbirine eklendiği zaman seninle vardığım<br />
yüksekliğe erişemez. Açılmış bütün kuyuların<br />
derinliği içimde seni bulduğum yer kadar derin<br />
değil.<br />
<br />
Alışkanlık kozasını ören bir ipekböceği gibi gitgide<br />
tamamlıyor bizi. Emsalsiz bir oluşun içinde<br />
yuvarlanıyoruz. Korkunç bir yangın başladı<br />
yüreklerimizde. Özlem , kıskançlık , arzu ne varsa<br />
içimizde hepsi birdenbire tutuştu. Alev almayan bir<br />
yerimiz kalmadı. Alevlerimiz muhteşem bir kızıllığın<br />
içinde yıldızlara kadar uzanıyor. Hiç bir su , bu<br />
ateşi söndüremez artık. Nehirler , denizler boşalsa<br />
üstümüze hiç sönmeyeceğimizi biliyorum. <font color="Red">Bu yangın biz<br />
birer kor haline gelinceye kadar sürecek.<br />
Önce bakışlarımız alıştı birbirine , sonra parmak<br />
uçlarımız. Bu oluş tamamlandığı anda yeryüzünde<br />
bizden güçlüsü olmayacak! En mutlu olduğumuz yerde en<br />
güçlü de olacağız seninle.. Bu bir sonun değil bir<br />
varoluşun başlangıcıdır. Geçmişteki tüm<br />
alışkanlıkların bana alışmanı önleyemez<br />
artık.</font></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.turkforum.net/forumdisplay.php?f=693">Edebiyat-Yazılar-Şiirler</category>
			<dc:creator>atılgangenç</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.turkforum.net/1108704534-alismak-korkusu-umit-yasar-oguzcan.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Onu facebook'undan tanı!]]></title>
			<link>http://www.turkforum.net/1108704533-onu-facebookundan-tani.html</link>
			<pubDate>Thu, 02 Sep 2010 18:19:13 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*Onu facebook'undan tanı! 
* 
Facebook'ta attığınız her adım ve sosyal medyayı kullanma şekliniz,...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><i><div align="center"><font size="5"><font color="Magenta">Onu facebook'undan tanı!</font></font></div></i></b><br />
Facebook'ta attığınız her adım ve sosyal medyayı kullanma şekliniz, sizin hakkınızda pek çok ipucu veriyor. Yeni trend facebook'tan karakter analizi! Siz de ipuçlarını takip ederek hoşlandığınız kişiyi tahlil edebilirsiniz.<br />
<br />
Statünüzü güncellemek, beğendiğiniz videoları paylaşmak, arkadaşlarınızın doğum günlerini kutlamak, insanları röntgenlemek, en &quot;yeni!&quot; fotoğraflarınızı yüklemek ve oyun oynamak... Facebook'tan tüm anladığınız bu mu? Oysa, hoşlandığınız kişi başta olmak üzere, pek çok tanıdığınızın karakterini facebook'tan tahlil edebilirsiniz... İşte Carol Tuttle'dan size ipuçları...<br />
<br />
<br />
<b><i>PROFİL FOTOĞRAFI NE ANLAMA GELİYOR?</i></b><br />
<br />
&#9830; Birinin profil fotoğrafını yargılamadan önce, onun 'facebook'u ne için kullandığını göz önüne almak gerekiyor. Bazıları iş amaçlı, bazıları eğlence, bazıları da eski dostlarıyla iletişimde olabilmek için kullanır.<br />
Eğer bir erkek sıkıcı bir profil resmine sahipse -örneğin takım elbiseli- bu, onun sıkıcı biri olduğu anlamına gelmeyebilir. Belki de sadece, patronunu &quot;arkadaş&quot; listesine katmak istiyor... Kısacası kadınlara değil, kariyerine oynuyor! E, bu da sizin açınızdan kötü bir şey sayılmaz!<br />
<br />
&#9830; Fotoğrafında, elinde içkisiyle, gece aleminde mi? Bu tip bir fotoğrafta, ayrıntıları göz önüne almak gerekiyor... Örneğin, arka fonda kızlar varsa, sadece eğlenmeyi değil, çapkınlık yapmayı da seviyor olabilir! Özetle, bu adam henüz evlilik müessesesi için yeterli olgunluğa erişememiş. Ama bir &quot;looser&quot; havası varsa, &quot;Partiden partiye koşuyorum, çünkü acayip yalnızım&quot; demek istiyor olmalı...<br />
<br />
&#9830; Köpek besleyen bir erkeğe hangi kadın sempati duymaz ki? (Elbette köpekleri sevmeyen bir kadın; ama konumuz şimdi bu değil!) Fakat son 10 profil fotoğrafının 'Karabaş'ıyla olup olmaması, bu maddenin kara kutusu! Diğer fotoğraf özneleri de, fotoğrafların içinde dengeli bir şekilde yerini almalı... Sadece dört bacaklı arkadaşları değil!<br />
<br />
&#9830; Bir ünlü ile poz vermiş olması, herkese sempatik gelmeyebilir, fakat akıllıca bir hareket. İlgi alanlarını bildirmek istiyor olabilir!<br />
<br />
<b><i>SAYFASINI SÜREKLİ YENİLİYORSA...</i></b><br />
<br />
- Hayatını dekodersiz naklen yayın şeklinde facebook'tan afişe eden biriyle, işi arkadaşlıktan öteye vardırmamak sanki en doğrusu! Şu anda yediğini söylediği sandviç, eğer dünyanın en iyi sandviçi değilse, ne yediğini bilmek cidden istemiyoruz!<br />
<br />
- Statüsünde sürekli bir mızmızlanma ve şikayet hali kendini öne çıkarıyorsa, bu, duygusal açlığı olduğu anlamına geliyor.<br />
<br />
- Genellikle, diğerlerinin yorum, fotoğraf ve durumlarını eleştiriyorsa, size açıkça; &quot;Ben ne dersem o! Sevgilim filan demem, çok fena eleştiririm bak&quot; diyor!<br />
<br />
<b><i><br />
ARKADAŞ LİSTESİ...</i></b><br />
<br />
Durumlara bir göz atalım...<br />
<br />
- Listesi epey kabarık mı? Dünya üzerinde ne kadar insan varsa, listesine eklemek mi istiyor? Seçici biri değil evet, ama çok arkadaşının olması kötü bir şey de sayılmaz. Belli ki sosyal, konuşkan ve eğlenceli biri. Optimist ve yeni fırsatlara her zaman açık. Bir diğer deyişle, herkesin arkadaş olmak istediği &quot;cool&quot; biri de diyebiliriz! Bunun yanı sıra, süper hırslı biri olması ihtimali de yüksek. &quot;Bay Popüler&quot; olma çabası zaten açıkça görülüyor...<br />
<br />
- Dikkat dikkat! Eğer seri bir arkadaş koleksiyoneri ise ve bu arkadaşlar genellikle çekici, hoş, seksi kızlarsa, bunu bir kenara not edin. Bazı erkekler, arkadaşlarının arkadaşları arasındaki güzel kızları seçiyor ve arkadaşlık teklifinde bulunuyorlar. Biz buna kısaca &quot;facebook flörtü&quot; diyoruz. Ve son derece büyük tehlike arz eden bir durum olduğunu söylemeden geçmek istemiyoruz. Eksi puan!<br />
<br />
- Az sayıda arkadaşı varsa, bu onun asosyal olduğunu göstermiyor. Özel bir grup arkadaşı var ve bu da demek oluyor ki, bu çocuk güvenilir, akıllı ve sadık biri! Bunun yanı sıra, belki de vaktinin çoğunu gerçek dünyada geçirmeyi tercih ediyor!<br />
<br />
<b><i>FOTOĞRAF ALBÜMÜ ONUN İÇİN NE DİYOR?</i></b><br />
<br />
Fotoğraf albümlerini incelemek, onun karakter fotoğrafını çıkartmanıza yardımcı olabilir. Bir kere her şeyden önce, fotoğraf seçmek, yüklemek ve tag'lemek için vakit harcıyor.<br />
<br />
Seyahat fotoğrafları, onun gezmeyi ne kadar sevdiğini, kardeşinin çocuğuyla olan fotoğrafı ailesine ne kadar bağlı olduğunu, arkadaşının düğün fotoğrafı arkadaşlarına verdiği önemi gösteriyor.<br />
<br />
Eğer daha çok arkadaş grubuyla fotoğrafları varsa, bu, onun diğer insanlarla olan iletişiminin kuvvetli olduğu anlamına geliyor.<br />
<br />
<b><i>Güzel bir kızla...</i></b><br />
<br />
Bir gün uyandınız, facebook kriziniz tuttu, yemeden içmeden hemen bilgisayarı açtınız ve hay aksi... Yoo, işte bu olamaz! Neyse canım, çok da güzel değilmiş zaten! Burnu da biraz büyük mü ne?<br />
Bir erkeğin profiline eklediği en can sıkıcı fotoğraf bu elbette. Biraz kafa karıştırıcı değil mi? Durun, önce soğukkanlı olmayı deneyin. Kızla aynı soyadı paylaşıyorsa, kızkardeşi ya da kuzeni olabilir. Ancak ihtimaller oldukça fazla... Platonik aşık olduğu en yakın kız arkadaşı da olabilir.<br />
<br />
Belki de kendisinin son dönemde en iyi çıktığı fotoğrafı budur! Ama yine de soru işareti bol bir durum... Bu kız neden burada şimdi? Bu konuda aceleci davranmayın. Biraz araştırma ve biraz da beklemek gerekiyor.<br />
<br />
<b><i>FACEBOOK OYUNLARI OYNUYORSA...</i></b><br />
<br />
Farmville, Fishville gibi popüler facebook oyunları oynamayı seviyorsa, bu onun eğlenceyi, gezip tozmayı ve partileri sevdiği anlamına geliyor. Ancak biraz da takıntılı olabilir.<br />
<br />
Fakat en kötüsü, tüm gün çok sıkı çalıştığını söyleyen bir adamın, saat 14.00'te Farmville'de yumurtasından tavuk çıkmış olduğunu görmeniz olacak!<br />
<br />
<br />
<b><i>HER ÖNÜNE GELEN TESTİ ÇÖZÜYORSA...</i></b><br />
<br />
&quot;80'ler hakkında ne kadar bilgi sahibisiniz?&quot; testinden yüzde 98 skor almak, onun için dünyanın en önemli olayı mı? Hırslı biri olmalı ki bu çok da kötü sayılmaz! &quot;Yorum yok&quot; tipi biri değil. Ancak doğum gününde sizi nereye götüreceği gibi detaylara pek takılan biri gibi de durmuyor.<br />
<br />
Son karar: Hangi film yıldızısınız?&quot; &quot;Kaç çocuğunuz olacak?&quot; &quot;Evleneceğiniz kişinin adının baş harfi nedir?&quot; gibi saçma testlere vakit harcamıyorsa, testkolik olmasını sorun etmeyin.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<b><i><div align="right"><font color="Magenta">Kaynak: Elele</font></div></i></b></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.turkforum.net/forumdisplay.php?f=149">Aşk, Sevgi, Evlilik ve Kadın-Erkek İlişkileri</category>
			<dc:creator>mernes</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.turkforum.net/1108704533-onu-facebookundan-tani.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Facebook profilinden sevgili adayı nasıl tespit edilir?</title>
			<link>http://www.turkforum.net/1108704532-facebook-profilinden-sevgili-adayi-nasil-tespit-edilir.html</link>
			<pubDate>Thu, 02 Sep 2010 18:16:35 GMT</pubDate>
			<description>*Facebook profilinden sevgili adayı nasıl tespit edilir? 
* 
 
 
Aşağıdaki yöntemlerle tehlikeli...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><i><div align="center"><font size="4"><font color="DeepSkyBlue">Facebook profilinden sevgili adayı nasıl tespit edilir?</font></font></div></i></b><br />
<br />
<br />
Aşağıdaki yöntemlerle tehlikeli erkekleri kolaylıkla eleyebilirsiniz.<br />
<br />
1. Görsellik tabii ki çok önemli. Ama karın veya kol kaslarını sergilemekten hoşlanan veya ilgilendiği şeyler arasında bir kadının fiziksel özelliklerini listeleyen erkeklerden uzak durun. Bu tip erkekler sadece eğlence peşindedir.<br />
<br />
<br />
2. &quot;Birlikte eğlenebileceğim birini arıyorum&quot; cümlesi aslında &quot;Bağlanmak istemiyorum&quot; anlamına gelir.<br />
<br />
<br />
3. Profilinde yüzlerce kızla çekilmiş fotoğraflarını ne kadar çok kişiyle birlikte olduğunu ispatlamak için yayınlayan tiplerden de uzak durmanızı öneriyoruz. Tabii eğer onun hareminin bir parçası olmak istemiyorsanız!<br />
<br />
<br />
4. Özellikle sıkça duvarına yazı yazdığı ya da fotoğraflarını beğendiği bir kız olup olmadığına dikkat edin. Böylece birinin peşinde olup olmadığını anlayabilirsiniz.</div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.turkforum.net/forumdisplay.php?f=149">Aşk, Sevgi, Evlilik ve Kadın-Erkek İlişkileri</category>
			<dc:creator>mernes</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.turkforum.net/1108704532-facebook-profilinden-sevgili-adayi-nasil-tespit-edilir.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Allık sürme sanatı</title>
			<link>http://www.turkforum.net/1108704530-allik-surme-sanati.html</link>
			<pubDate>Thu, 02 Sep 2010 17:34:01 GMT</pubDate>
			<description>*Allık sürme sanatı 
* 
 
Sürüp sürüştürüp palyaçoya benzemek istemiyorsan; işte sana makyajın en...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><i><div align="center"><font size="5"><font color="Red">Allık sürme sanatı</font></font></div></i></b><br />
<br />
Sürüp sürüştürüp palyaçoya benzemek istemiyorsan; işte sana makyajın en önemli &quot;detayı&quot; olan allık sürmenin püf noktaları...<br />
<br />
<br />
İyi bir Mahmure okuru olduğundan makyaj sınavlarının birçoğunu başarıyla atlattın. Peki, neden hala allığını sürdüğünde Kelly Osbourne'a benziyorsun? İşte sana makyajın en önemli &quot;detayı&quot; olan allık sürmenin püf noktaları...<br />
<br />
<b><i>Renk tonları</i></b><br />
1- Şeftali: Açık tenli ve sarışınsan bu renk tam sana göre.<br />
<br />
2- Pembe: Buğday tenli ve kumrallar bu tonları tercih etmeli.<br />
<br />
3- Toprak: Esmerler yüz hatlarını belirginleştirecek kahve tonlarını kullanmalılar.<br />
<br />
<b><i>Yüzün uzunsa</i></b><br />
Yüzünün daha oval görünmesini sağlamak için allığını saç diplerine elmacık kemiklerine ve çenene uygulayıp, iyice dağıt.<br />
<br />
Dilersen üzerine bir kat transparan pudra sürerek daha yumuşak bir görüntü elde edebilirsin.<br />
<br />
<b><i><div align="center">Hangi allık nasıl sürülür?</div></i></b><br />
<b><i>Toz allık</i></b><br />
<br />
Toz allıklar cilde mat bir görünüm verir. Fazla pratik değildir ama gün boyu kalıcılığını sürdürür. Nasıl uygulayacağına gelince...<br />
<br />
Büyük allık fırçanı toz allığının üzerine sürüp, fazlalığını hafifçe silkeledikten sonra, elmacık kemiklerine uygula.<br />
<br />
Gölge yapmak için allığının bir ton koyusunu şakaklarının alt kısmına ince bir çizgi şeklinde sürüp iyice dağıt. Fazlalığını kağıt peçeteyle alıp, üzerine bir kat transparan pudra sür.<br />
<br />
<b><i>Gölge oyunları</i></b><br />
Allık, sadece yüzünü renklendirmekle kalmaz, aynı zamanda çeşitli gölgelendirmelerle yüz hatlarının daha belirgin olmasını sağlar. İşte bunun için yapman gerekenler...<br />
<br />
<b><i>Yüzün ovalse</i></b><br />
<br />
Kalem veya stick allığınla elmacık kemikleri ve çenene küçük çarpı işaretleri yap. Sonra da bunları parmağınla hafifçe dağıt.<br />
<br />
<b><i>Likit allık</i></b><br />
Cilde bebeksi bir pembelik vermek için daha iyi bir yol olamaz! Çok yaygın olmasa da büyük cosmo-shop'larda rahatlıkla bulabileceğin likit allıklar, tıpkı oje gibi şişe ve fırçadan oluşur.<br />
<br />
Fırçayı şişeye daldırıp, fazlalığını silkeledikten sonra yanaklarına çizgiler halinde sürüp, pamuk yardımıyla iyice dağıt.<br />
<br />
<b><i>Stick allık</i></b><br />
Fırça gerektirmeyen ve cilde ekstra parlaklık kazandıran stick allığı uygulamak çok kolay. Tek yapman gereken bulamaç gibi bir görüntüye meydan vermemek için, stick allığını önce elinin üzerine sürmen ve parmaklarınla alıp, stratejik bölgelere uygulaman. Elmacık kemikleri ve burnunun üzeri bu iş için çok uygun!<br />
<br />
<b><i>Yüzün yuvarlaksa</i></b><br />
Yüzünü daha ince göstermek için, fotoğraftaki gibi her iki kaşının üst kısmına, şakaklarına ve alt kısmına küçük çarpılar yapıp, yine parmaklarınla dağıt.</div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.turkforum.net/forumdisplay.php?f=909">Güzellik, Makyaj, Saç Modelleri, Cilt Bakımı, Parfümler</category>
			<dc:creator>mernes</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.turkforum.net/1108704530-allik-surme-sanati.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Bu süt şişelerinde sanat var</title>
			<link>http://www.turkforum.net/1108704529-sut-siselerinde-sanat-var.html</link>
			<pubDate>Thu, 02 Sep 2010 17:33:20 GMT</pubDate>
			<description>Image: http://img.internethaber.com/gallery/6993/1.jpg  
 
Image:...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><div align="center"><img src="http://img.internethaber.com/gallery/6993/1.jpg" border="0" alt="" /><br />
<br />
<img src="http://img.internethaber.com/gallery/6993/2.jpg" border="0" alt="" /><br />
<br />
<img src="http://img.internethaber.com/gallery/6993/3.jpg" border="0" alt="" /><br />
<br />
<img src="http://img.internethaber.com/gallery/6993/4.jpg" border="0" alt="" /><br />
<br />
<img src="http://img.internethaber.com/gallery/6993/5.jpg" border="0" alt="" /><br />
<br />
<img src="http://img.internethaber.com/gallery/6993/7.jpg" border="0" alt="" /><br />
<br />
<img src="http://img.internethaber.com/gallery/6993/8.jpg" border="0" alt="" /><br />
<br />
<img src="http://img.internethaber.com/gallery/6993/9.jpg" border="0" alt="" /><br />
<br />
<img src="http://img.internethaber.com/gallery/6993/10.jpg" border="0" alt="" /><br />
<br />
<img src="http://img.internethaber.com/gallery/6993/11.jpg" border="0" alt="" /><br />
<br />
<img src="http://img.internethaber.com/gallery/6993/12.jpg" border="0" alt="" /><br />
<br />
<img src="http://img.internethaber.com/gallery/6993/13.jpg" border="0" alt="" /><br />
<br />
<img src="http://img.internethaber.com/gallery/6993/14.jpg" border="0" alt="" /><br />
<br />
<img src="http://img.internethaber.com/gallery/6993/15.jpg" border="0" alt="" /><br />
<br />
<img src="http://img.internethaber.com/gallery/6993/16.jpg" border="0" alt="" /><br />
<br />
<img src="http://img.internethaber.com/gallery/6993/17.jpg" border="0" alt="" /><br />
<br />
<img src="http://img.internethaber.com/gallery/6993/18.jpg" border="0" alt="" /><br />
<br />
<img src="http://img.internethaber.com/gallery/6993/19.jpg" border="0" alt="" /><br />
<br />
<img src="http://img.internethaber.com/gallery/6993/20.jpg" border="0" alt="" /><br />
<br />
<img src="http://img.internethaber.com/gallery/6993/21.jpg" border="0" alt="" /><br />
<br />
<img src="http://img.internethaber.com/gallery/6993/22.jpg" border="0" alt="" /><br />
<br />
<img src="http://img.internethaber.com/gallery/6993/23.jpg" border="0" alt="" /><br />
<br />
<img src="http://img.internethaber.com/gallery/6993/24.jpg" border="0" alt="" /><br />
<br />
<img src="http://img.internethaber.com/gallery/6993/27.jpg" border="0" alt="" /><br />
<br />
<img src="http://img.internethaber.com/gallery/6993/29.jpg" border="0" alt="" /></div></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.turkforum.net/forumdisplay.php?f=768">Resim ve Fotoğrafçılık</category>
			<dc:creator>zeyna_</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.turkforum.net/1108704529-sut-siselerinde-sanat-var.html</guid>
		</item>
	</channel>
</rss>
